Mahkeme “tedbir” verdi ama CHP`ye yetişemedi!

Mahkeme “tedbir” verdi ama CHP`ye yetişemedi!  CHP`de muhaliflerin açtığı davada mahkeme Osmangazi`de delege seçimlerini durdurma kararı verdi. Fakat karar partiye ulaştığında, listelerin kesinleşip askıdan indiği ortaya çıktı. Kongre ilanı bile verildi…


Cumhuriyet Halk Partisi’nde sürprizler bitmiyor. Dün de, özellikle akşam saatlerinde peş peşe sürpriz gelişmeler yaşandı.

İlk önemli sürpriz saat 15.00 civarı geldi.

Anımsanacağı gibi…

CHP’deki muhalifler Osmangazi’de olağanüstü kongre istemiyle yargıya başvurdular. Dava devam ederken CHP kongre takvimini açıkladı ve delege seçimlerine başlama kararı aldı.

Bunun üzerine…

Muhalifler bu kez yargılamanın sürdüğü Bursa Birinci Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak “delege seçimlerinin durdurulması için tedbir” kararı istedi.

Dosyayı bilirkişiye inceleten mahkeme dün kararını verdi:

“…dava dosyası sonunlanıncaya kadar CHP Osmangazi İlçe Başkanlığı tarafından delege seçimine ilişkin olarak yapılan işlemlerin tedbiren durdurulmasına.”

Takvime göre…

CHP’de delege seçimleri 14 Kasım’da başladı ve 22 Kasım’da sona erecek. Seçimler bittikten sonra listelerin partide 3 gün askıya çıkarılması ve itirazların değerlendirilmesi gerekiyor.

O bakımdan…

Dünkü tedbir kararı muhalifleri rahatlattı.

Ne var ki…

Akşam saatlerinde adeta siyasi satranç oynandı.

Çünkü…

CHP Osmangazi İlçe’de delege seçiminin/yazımının bir günde bittiği, mahkeme kararının partiye ulaştığı saat 17.00’de ise, “hiçbir itiraz olmadığı için kesinleşerek askıdan indiği” ortaya çıktı.

Hatta…

Bu süreçte yeni kongrenin 6 Aralık 2009 Pazar günü Eski Hal köşesindeki Prens Atalay Düğün Salonu’nda yapılması için gazetelere ilan bile verildi.

CHP yönetimi bir yandan da tedbir kararına bugün itiraz etme kararı aldı.

Fakat…

Davayı açanlar, delege listelerinin İlçe Seçim Kurulu’na teslim edilmedikçe kesinleşmeyeceğini savunuyorlar.

Kaçak yapılaşmayla mücadelede devlet ve yerel yönetim hiç bu kadar kararlı duruş sergilemedi

Ortada Vali Şahabettin Harput, yanında Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe oturuyor.

Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Gürsu Belediye Başkanı Orhan Özcü, Mudanya Belediye Başkanı Hasan Aktürk, Gemlik Belediye Başkanı Fatih Mehmet Güler ve Yıldırım Belediye Başkanvekili Fahrettin Yıldırım da masadalar. Yalnızca, Bursa dışında olan Kestel Belediye Başkanı Yener Acar eksik.

İlk kez…

Devlet ve yerel yönetimler bir araya gelip, Bursa’nın önemli sorunu kaçak yapılaşma için çok kararlı duruş sergilediler.

Kararlılık, konuşmalara da yansıdı.

Örneğin…

Başkan Altepe, kaçak yapılaşmanın “Bursa’nın ayıbı” olduğunu ve “bir kültür haline geldiğini” ifade etti.

Büyükşehir’de kaçakla mücadele için Şube Müdürlüğü oluşturulduğunu, ilçe belediyelerinin de denetleceğini söyledi.

En önemlisi…

Uydudan takip sisteminin harekete geçirildiğini açıkladı.

Bir de…

Altepe’nin beton firmalarına “Sıkıntıya girebilir, kamuoyu önünde rencide olabilirsiniz” şeklindeki sert mesajı dikkat çekiciydi.

Vali Harput ise, toplantıyı “kaçakla mücadelede kararlı anlayışın ilanı” olarak yorumladı.

Dahası…

Bundan böyle sembolik değil, kökünden yıkım yapılacağını duyururken, ruhsat alımındaki bürokratik ve mali külfetlerin azaltılmasını istedi.

Kaçak inşaat yapanlara 5 yıla kadar hapis cezası verilebildiğini anımsatırken de, kaçak inşaatta çalışan ve malzeme satanlara da aynı cezanın verilmesini istedi.

••••••••••

Aslında…

Bursa’da, 80’li yılların ortalarına kadar kaçak yapılaşmanın şiddeti pek hissedilmemişti.

Fakat…

Sanyi şehri olması nedeniyle istihdam artarken, yaşam standardı da Bursa’ya olan cazibeyi arttaran önemli unsurlardan biri oldu.

İşte her şey o süreçte yaşandı.

Bursa bir anda kontrolsuz bir şekilde yayılmaya başladı. Bir yandan ova işgal edildi, diğer yandan kent merkezi doğusundaki ve batısındaki köylerle birleşti.

Olan biten anlaşılıncaya kadar da Bursa bu hale geldi.

Şimdi, o akımı önce durdurmak, sonra yok etmek için çalışılıyor. Sergilenen kararlılık işte bunun için çok önemli.

Kızılcıklı’dan hızlı tren için önemli öneri

Bursa Kent Konseyi bugün çok önemli bir toplantı yapacak ve Bursa için hızlı trenin önemini konuşacak.

Toplantıya…

Devlet Bakanı Faruk Çelik de katılacaktı. Ancak, Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekillerinin bu akşam Kızılcahamam’da başlayacak kampında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dan sonra Çelik için programa konuşma kondu.

O nedenle Çelik gelemiyor ama Demiryolları Genel Müdürü Süleyman Karaman toplantıda hazır bulunacak.

Bu arada…

TBMM Plan-Bütçe Komisyonu’nda Ulaştırma Bakanlığı bütçesi görüşülürken, komisyon üyesi olan Bursa Milletvekili Sedat Kızılcıklı çok önemli bir konuşma yaptı.

Konuşmasında…

“Hızlı trenin Bursa’ya çok acil gelmesi lazım” diyen Kızılcıklı önemli bir noktaya dikkat çekti:

“Bursa’nın tren bağlantısı İstanbul-Bursa-İzmir Otoyolu ile değerlendirilebilir. İzmit Körfezi köprüsüne hızlı tren geçişi, özel şirketlerin ekonomik zorluklarından dolayı konamadı.”

Önerisi çok önemli:

“Bu acaba kamu gücüyle yapılamaz mı? Bursa’nın bir an önce hızlı trene kavuşabilmesi için yapılan çalışmalara ilaveten yüzde 20-30 kamu kaynağı aktarılırsa Bursa hızlı trene kavuşabilir.”

Şunun altını özenle çizdi:

“Biz Bursa olarak bu konuyu çok önemsiyoruz. Eğer bu konu tekrar değerlendirilirse ve ekonomik kaynaklarımız bütçe açısından uygunsa, kamu gücüyle yapılabilmesi hepimizi çok rahatlatır.”

Belge satarak sanayiciyi kandıranlara karşı Kalite Birliği

Sultan II. Bayezıd 1502 yılında Kanunname-i İhtisabı Bursa’yı yayınlayarak dünyada ilk kez kalite için standart getirmiş. Ama bizler, biraz da Avrupa Birliği zorlamasıyla standardı yeni yeni tanıyoruz.

Fakat…

Firmalara verilen kalite belgeleri hakkında yoğun iddialar olduğu da bir gerçek.

İşte…

Kalite Birliği Derneği bunun için oluştu.

Dün sabah tanıtım toplantısı vardı. Dernek başkanı Mustafa Karaman söze “Bu yolculukta ticaret ve siyaset olmayacak, her durağında kalite konuşulup anlatılacak” diye başladı.

Sonra da…

“Belge satarak Türk sanayicisini kandıranlar, menfaatleri uğruna kaliteyi kirletenler, fotokopi üzerinden döküman çoğaltarak sistem kurduğunu iddia edenler, ülkemizi belge çöplüğıüne döndürenler bilsin ki gerçekleri konuşacak Kalite Birliği yolculuğuna başladı” uyarısıyla bitirdi.

Projelerin tanıtıldığı toplantının sonunda, yönetim kurulu üyesi Prof. Dr. Mustafa Tayyar el yıkama testi yaptı.

Ama aralarında daire müdürleri, sivil toplum örgütü başkanlarının da bulunduğu grup testi geçemedi.

Meğer, el yıkamayı bilmiyormuşuz.

Migros’ta Sütaş neden satılmıyor?

Bağımsız Süt Platformu’ndan gelen elektronik posta gözümüzü açtı.

İfade aynen şu:

“2008 yılında İngiltere-Londra merkezli BC Partners’a bağlı Moonlight Capital’e (Ayışığı Sermayesi) satılan Migros ve yine bu gruba bağlı Tansaş, Şok, Macro Center mağazalarında mayıs ayından bu yana Sütaş ürünleri satılmıyor. Basında yer alan haberlere göre anlaşmazlık, raf bedellerinden kaynaklanıyor.”

İletide, firmalarla üreticiler arasındaki raf anlaşmaları hakkında bilgiler veriliyor.

Fakat…

1250 mağazaya sahip Migros Grubu marketlerinde Sütaş ürünleri satılmaması Bursa için ayrı bir önem taşıyor.

Çünkü, Sütaş gerçek bir Bursa sermayesi ve markası.

Bursalılar’ın kendi sermayelerine ve markalarına sahip çıkacaklarından en küçük kuşkumuz bile yok.

Bunu Migros’un da bilmesini istiyoruz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Olay Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. 20-11-2009