Bursaspor yalnızca sahada futboluyla değil, kurumsal olarak da büyüyor… Örnek: Bursaspor TV

Artık herkes görüyor, Bursaspor’un “Sağlam” ayak seslerini duyuyor… Çünkü, yeşil-beyazlılar oynadıkları futbolla kendilerini taraflı tarafsız herkese kabul ettirdiler.
Sahadaki başarının mimarları elbette belli.
Önce uygun ortamı sağlayan yönetim, sonra ne yaptığını bilen ve işine aşık teknik kadro, ardından çimlerin üzerine yüreklerini koyarak oynayan futbolcular ve yağmur-kar-fırtına demeksizin her yerde takımını yalnız bırakmayan taraftar.
Bir de…
Her zaman Bursaspor’un yanında yer alan siyasi otorite ile hiçbir şeyden kaçınmayan belediyelerimizi de unutmamalıyız.
İşte…
Bütün bu unsurlar başarıyı getiriyor.
Ama…
O başarının bir de kurumsal tarafı var. Daha doğrusu, geçmişten bugüne Bursaspor’u kurumsal hale getirmek için atılan adımlar var.
Bu adımları sıralamaya tesisleşme ile başlayabiliriz.
Yıllar önce…
Anadolu kulüpleri daha antrenman yapacak saha bile bulamazken Vakıfköy’de antrenman sahaları ve kamp tesislerini yapan yönetici uzak görüşünü kesinlikle gözden uzak tutamayız.
Vakıfköy ile başlayan, Özlüce ile doruğa çıkan tesisleşme hiç kuşku yok ki Bursaspor’u kurumsallaşmaya taşıyan başlangıç noktası oldu.
Sonrasında…
Piontek’li dönemde seyahat kıyafetinden antrenman giysisine kadar Bursaspor’u çok farklı bir görüntüye kavuşturan ve sponsor desteği için pazarlanabilir bir ürün haline getiren anlayış var.
Ardından…
UEFA kriterlerini yerine getiren kulüp yönetimlerinin planlamalarını ve çabalarını da unutmamak gerekiyor.
Bugün ise…
Bursaspor’un farkını ortaya koyan bir başka proje karşımıza çıkıyor:
Bursaspor TV.
Şurası gerçek ki…
Fenerbahçe ve Galatasaray’ın ardından Bursaspor TV bugün için Türkiye’nin üçüncü kulüp televizyonu olarak yayın yapıyor. Beşiktaş TV’nin kapandığını, Trabzon’un hazırlık bile yapamadığını göz önünde bulundurursak, Bursaspor TV’nin misyonunu daha iyi anlarız.
Kaldı ki…
Fenerbahçe zaferi sonrası takımın Bursa’ya dönüş yolculuğunu Bursaspor TV’den izlerken kulüp televizyonu yayıncılığının harika örneklerini gördük.
Kadıköy zaferinin kahramanları olan futbolcularla yapılan otobüs röportajları çok güzeldi. Büyük maçı futbolculardan dinlemek gerçek bir ayrıcalık oldu.
Hele…
Karşılama görüntüleri kulüp televizyonculuğu adına çok önemli örneklerdi.
Aslında…
Bursaspor TV’nin yayıncılık başarısını yalnızca Fenerbahçe maçı sonrası görüntüleriyle sınırlamak da büyük bir haksızlık olur.
Çünkü…
Bugün için yalnızca internetten yayın yapıyor olsa bile, Bursaspor TV düzenli ve düzeyli programlarıyla bir kulüp televizyonu yayıncılığının ötesine geçiyor, resmen spor kanalı gibi görüntü veriyor.
Bu bile…
Yani, kendi logosuyla yayın yapan bir televizyonunun olması bile Bursaspor’un kurumsallığına değer katan çok önemli bir ayrıcalık.
Bu arada…
Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’nin her deplasmanda olduğu gibi Kadıköy’de de Bursaspor’un yanında yer alması, hatta zafer sonrası takım otobüsüyle Bursa’ya dönmesi kent-kulüp bütünleşmesi adına çok önemli bir görüntü oluşturdu.
Hele…
Karşılama sırasında taraftarla üçlü çektirmesi bir kent yöneticisinin taraftarla da bütünleşmesi açısından önemliydi.
Kısacası…
Bursaspor, yeşil sahalardaki muhteşem başarısının yanında, kurumsallaşma adımlarıyla da Anadolu’nun bir kez daha futboldaki önderliğini üstlendi.
Nitekim…
Altepe’nin yolculuk sırasındaki otobüs röportajında “Bu galibiyet Türkiye’nin büyük çoğunluğunu sevindirdi, mutlu etti. Telefonlar durmuyor, Türkiye’nin her yerinden arayanlar tebrik ediyorlar” şeklindeki sözleri de bunu gösteriyor.