Akdoğan`dan kongre davasına stratejik hamle

Akdoğan`dan kongre davasına stratejik hamle CHP`deki olağanüstü kurultay isteğinin mahkemece de reddedilmesi yeni bir süreç başlattı. Hemen yeni bir dava hazırlığına başlayan imzacılara karşın, İl Başkanı Akdoğan`dan sürpriz şekilde stratejik hamle geldi…


Süreci artık herkes biliyor… Cumhuriyet Halk Partisi’nde Osmangazi İlçe’nin olağanüstü kongreye gtimesi için imza toplandı.

Osmangazi İlçe yönetimi imzaları “kongre toplamaya yeterli görmedi” ve isteği geri çevirdi.

Bunun üzerine imza toplayanlar yargıya başvurdular.

İlk duruşmada…

3. Sulh Hukuk Mahkemesi, dün de aktardığımız gibi, “husumet yönünden” reddetti.

Gerekçe ise…

Davanın CHP İl ve Osmangazi İlçe’ye açılmasıydı. Oysa, Genel Merkez’e açılması gerekiyordu.

Dünkü haberlerde de var. Davayı açanlar, hemen yeni bir başvuru dilekçesiyle bu kez Genel Merkez aleyhine yeni dava açacaklarını söylüyorlar.

Ancak…

Mahkeme kararında temyiz yolunu açık bıraktı.

Bu da…

Temyiz başvurusu yapılıp sonuçlanmasına kadar geçecek sürede yeni bir dava açılmasını imkansız kılıyor.

Çünkü…

ukuki süreç tamamlanmadığı için işlemeye devam ediyor.

Hesap ortada…

Olağanüstü kongre isteyenler, süreci hızlandırıp bir an önce yeni dava açabilmek için temyiz başvurusu yapmayacaklar.

Ne var ki…

Yeni durum, hamle üstünlüğünü CHP İl ve Osmangazi İlçe’ye veriyor.

Yani…

Koz şu anda İl Başkanı Gürhan Akdoğan’ın elinde.

Üstelik…

Anladığımız kadarıyla Akdoğan temyize başvurmaya hazırlanıyor. Başvuruda da “davanın esastan reddidilmesi gerekirken husumetten reddedilmesini” gerekçe gösterip itiraz edecek.

Görünen şu:

Bu stratejik hamle yönetime 3 ile 5 aylık süre kazandırır. O sürede de olağan kongreler başlar ve bugünkü olağanüstü kongre isteğinin anlamı kalmaz.

Hesap bu.

Altepe döneminde Büyükşehir’in en önemli hedefi: İnsan odaklı yönetim ve insanla birlikte çözüm

Belediyelerin, özellikle de Büyükşehir belediyelerinin çok önemli sorumlulukları var. Bir kere, belediyeler doğal görevleri olarak düzenli kentler oluşmasını sağlamak zorundalar.

Çünkü…

Belediyeler kent halkı adına kenti yönetir, mutlu bir toplum için kentin gereksinim duyduğu eksikleri tamamlar, yapılması gereken işleri yapar.

Ulaşımı kolaylaştırır, çöpü toplar, suyu getirir, hava alınacak ortamları oluşturur, günlük yaşamı rahatlatır.

Kısacası…

Genel olarak belediyeler her ne kadar fiziki yatırım yapan yerel yönetimler olarak algılansa ve işlese ya da işletilse de, birinci derecede sorumluluğu insandır.

İnsanın olmadığı yerde belediye de olmaz.

Gerçek bu.

Gelin görün ki, insan için çalışmak, üretmek ve yatırım yapmak zorunluluğu olan belediyeler, biraz da seçimle gelinen yerler olmanın getirdiği etkenlerle zaman zaman insana rağmen işler yapabiliyorlar.

Bunu…

Herhangi bir dönemi kast ederek söylemiyoruz. Geçmişe dönüp baktığımızda, çok iyi niyetli başlangıçlara karşın insana rağmen dayatmalarla tamamlanan dönemlerin fazla olduğunu görüyoruz.

••••••••••

Bütün bunları düşünmemizin nedeni şu:

Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe önceki akşam Bursa medyasına iftar verdi.

Mudanya’da halka açık sosyal tesise dönüştürülen eski istasyonun tarihi mekanındaki iftar yemeğinde Altepe’yi dinlerken belediye-insan ilişkisi gözümüzün önünde canlandı.

Dahası…

Biz o akşam Altepe’nin şu sözlerini, Büyükşehir’de yeni dönemin manifestosu kabul ettik:

“Büyükşehir Belediyesi’nde bugüne kadar ötelenmiş, insanlara sıkıntı veren, sosyal yara haline gelen sorunları yine insan faktörünü ön planda tutarak çözeceğiz.”

Şu cümlenin altını çizdik:

“Çünkü biz bu şehrin patronu değil, yöneticisiyiz.”

Verdiği sözü de kaydettik:

“Halkla birlikte, halkın talepleri ve kentin ihtiyaçları doğrultusunda yıllardır konuşulan sorunlarına birlikte çözüm üreteceğiz. Hizmet ederken siyaset yapmayacağız.”

••••••••••

Aslında…

Belediye yönetimlerinde olması gereken bu. Ama, az önce de vurguladığımız gibi, zaman zaman insana rağmen bir şeyler yapma çabasında olan belediye yönetimlerini gördük.

Onun için…

Altepe’nin sergilediği alçakgönüllü, herkesi dinlemeye açık, her konuyu tartışmaya istekli görüntüsünü önemsedik.

“Bursa için cok şeyler yapmak ve Bursa’yı farkedilir kılmak” heyecanından da etkilendik.

Bursalılık duygusunu çok sevdik.

Kaldı ki…

Osmangazi Belediye Başkanlığı dönemini en önemli referansı. Binlerce insanı ilgilendiren büyük projelerde insanla birlikte çözüme ulaşılması yeni dönemin güvencesi..

Altepe’nin stat ve ulaşım projeleri

Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’nin medyaya verdiği iftardaki açıklamalarını meslektaşımız Seyit Gündoğan’ın haberinden okuyabilirsiniz.

Bununla birlikte…

Heyecan uyandıran işlerden biri, timsah kaplamalı yeni stadyum. Altepe, mimari projenin tamamlandığını, statik projenin yabancı uzmanlarca yapılmakta olduğunu açıkladı.

Ayrıca…

Güney Çevre Yolu olarak adlandırılan ve Uludağ yamaçlarından geçecek yeni yolun da projesi hazır. Şehir Plancıları Odası’nın da katkısıyla hazırlanan proje kimi yerlerde evlerin bittiği yerden geçiyor, kimi yerlerde kamulaştırma gerekiyor.

Aynı şekilde, Ankara Yolu altındaki yolda da kamulaştırılan binaların yıkımına başlanıyor.

Bu arada…

Bursaray ve tramvay hatlarında kullanılacak Bursa Vagonu üretimi de çok önemli bir aşamaya geldi.

Fuat Sarı uyarıyor: Siyah incirde oyun

Bursa gerçekten de her şeyiyle özgün bir kent. Yalnızca tarih ve doğasıyla değil, yetişen meyvesiyle de özgün bir kent.

Örneğin…

Bursa’nın siyah inciri dünyada rakipsiz. Başka yerde yetişmiyor. Bu da Allah’ın Bursa’ya ayrıcalığı olsa gerek.

Fakat…

Siyah incir üreticileri her hasad döneminde ciddi sorunlar yaşıyorlar. Osmangazi Ziraat Odası Başkanı Fuat Sarı da bu çok özel meyve üzerine “oynanan oyunları” kamuoyuna açıklama gereği duydu.

“Her yıl hasad başında çeşitli oyunlarla rekabeti ortadan kaldırıp üreteciyi mağdur eden ihracatçılarımız bu sene çok daha büyük oynamaya başladılar” dedikten sonra şunları söyledi:

“İhracatçılar eskiden piyasayı en yüksek fiyattan açıp kısa süre sonra aşağı çekiyorlardı. Bu yıl piyasayı gerçek değeri olan 3 liradan açtılar. Her gün 50 kuruş düşürüp, arada bazı günler de alım yapmadılar. Fiyatlar 1 liraya geldi.”

İşin ilginci…

Bu yıl piyasa açılışındaki 3 lira fiyat, 2003 yılının ortalama fiyatı. Bununla birlikte, ihracata yönelik incir toplamanın bir de ekstra işçilik maliyeti var ki, o da kiloda 1 lira olarak yansıyor.

Yani…

İncir fiyatı yalnızca toplama masrafını karşılıyor. Sarı da ihracatçıya şöyle sesleniyor:

“Üretimde ve pazarlamada rekabet her zaman olmalı. Olmazsa üretim ve sonuçta ekonomi çöker. İhracatçılara sesleniyorum: Ekmek kapınızı kapatmayın.”

Tarihi mekanda bir mola

Mudanya’nın sembol binalarından biri… 1849 yılında Fransızlar gümrük binası olarak inşa etmişler. Demiryolu açılınca da gar ve gümrük olarak kullanılmış.

Demiryolu sökülünce kaymakamlık lojmanı haline gelmiş. 1963 yılından itibaren de Pratik Kız Sanat Okulu olarak eğitime hizmet verdi.

Mudanya Belediyesi’nden Büyükşehir’e devredilen binanın restorasyonuna geçen dönem başlanmıştı. Recep Altepe ise bu tarihi binayı halka açık sosyal tesis olarak düzenledi.

Dileyen, tarihi mekanda denize karşı keyifle yemek de yiyebilir, çay ve kahve de içebilir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Olay Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. 29-08-2009


İlk yorum yapan olun

Yorum Yazın