Kongre için mahkeme günü CHP`ye manifesto geldi

Kongre için mahkeme günü CHP`ye manifesto geldi CHP Osmangazi`de olağanüstü kongre için imza toplayan muhaliflerin açtığı dava reddedildi. Taraflar kararı farklı yorumladı. Eski PM üyeleri ve milletvekillerinden de çarpıcı tespitler içeren manifesto geldi…


Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan süreci artık Bursa kamuoyu yakından biliyor.

Osmangazi İlçe’nin olağanüstü kongre yapması için yeterli imza toplanmasına rağmen parti yönetimi kabul etmeyince, imzacılar da bu isteği mahkemeye götürdüler.

Gerçi…

O süreçte imza kampanyasına önderlik edenler disipline verildi ama dün 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde kongre isteğiyle ilgili davanın duruşması vardı.

CHP Genel Merkezi’nin de avukat gönderdiği dünkü duruşmada hakim, “davanın husumaet yönünden reddine” kararı verdi.

Bu kararı…

Yönetim cephesi, “Olağanüstü kongre isteyenlerin kaybetmesi” olarak yorumladı.

Karşı cephe ise…

Davanın esastan reddedilmediğini, Genel Merkez’in muhatap alınması gerekirken İl Başkanlığı’na dava açılması nedeniyle red kararı çıktığını ileri sürdüler.

Dahası…

CHP Genel Merkezi’ne dava açmak için yeniden harekete geçtiler.

••••••••••

Sabah saatlerinde bunlar yaşanırken Cumhuriyet Halk Partisi’ne hizmet vermiş ve sorumluluk üstlenmiş bir grup eski partiliden bildiri geldi.

Altında da…

Parti Meclisi eski üyesi Güler Buğday’ın, 20. Dönem Milletvekili ve Parti Meclisi eski üyesi Yahya Şimşek’in, 22. Dönem Milletvekili ve Parti Meclisi eski üyesi Prof. Dr. Mustafa Özyurt’un, eski il başkanları Kadir Burhan ve Şahin Gençal’ın, Görükle eski belediye başkanı Mustafa Biltekin’in imzaları vardı.

Aslında…

Şekil olarak güne yönelik bir bildiri ama, içerik olarak tam bir manifesto özelliği taşıyor.

Doğrusu istenirse…

Her satırı çarpıcı mesajlar veren 7 sayfalık manifestoyu bu sütunlara sığdırmak kolay değil. Ama, çok önemli tespitler yaptığını vurgulamak gerekiyor.

Örneğin…

Gündemdeki “açılım” tartışmaları nedeniyle toplumda ayrışmalar yaşandığı vurgulanıp, “geniş kitlelelerin Kürt kimliuqğini inkar politikasına karşın ilk kez Sosyaldemokrat Halkçı Parti’nin Kürt raporu hazırladığı” anımsatılıyor.

Çok sayıda aydın, yazar, bilim adamının Ergenekon adıyla hapse girdiği kaydediliyor.

Sonra da…

Hukuk ve demokrasi kavramlarının siyasi partilerdeki algılanış ve işleyişi üzerine değerlendirmeler yapılıyor.

Özellikle de, “Hiçbir siyasi partide parti içi demokrasi yoktur ve hiçbir koşulda uygulanmamaktadır” denilip lider sultasına dikkat çekiliyor.

Sonrasında…

CHP Genel Merkezi yapısının “illerde de teşkilatların kendi küçük krallıklarını kurmalarına” yol açtığı irdeleniyor ve “Bursa bu konuda geçmişten gelen sabıkasını temizleyemediği gibi, bu yöntemi ilkeselleştirmiştir” deniliyor.

Son bölümde ise…

CHP’de il kongresiyle başlayan süreç ele alınıp, yönetimi desteklemeyenler için disiplin mekanizmasının çalıştırılması eleştiriliyor.

Yaşananlar özetlendikten sonra da “CHP Osmangazi İlçe kongresi ne yazık ki CHP İl yönetiminin hak-hukuk tanımazlığı yüzünden engelleniyor” değerlendirmesi yapılıyor.

Bu konuda İl yönetiminin “sınıfta kaldığı” belirtilen manifestoda, etik olmayan yöntemlerle olağanüstü kongre için imza verenlere baskı, tehdit ve şantaj yapıldığı öne sürülürken şu ifadeler yer alıyor:

“Bu keyfiyet ve ceberrutluk kabul edilemez, hoş görülümez, görmezden gelinemez. Bu ilkesizlikler karşısında sessiz de kalınamaz.”

Anavatan’ın vefalısı il başkanı adayı

Anavatan Partisi’nin güçlü olduğu, hükümetlerde yer aldığı dönemlerde kadın kolları ve ana kademe yönetiminde görevler aldı.

Partisi ona nerede ihtiyaç duyduysa, orada hiç sesini çıkarmadan sorumluluk üstlendi.

Anavatan görkemini kaybettiğinde pek çok kişi giderken Meliha Bağcıoğulları partisinden kopmayı hiç düşünmedi, sorumluluklar üstlenmeye devam etti.

Son dönemde…

İl Başkanı Ahmet Kömbe’ye yardımcı olmak için yönetim kuruluna girmeyi de kabul etti.

Gelinen süreçte…

Anavatan Partisi iki ay sonra Demokrat Parti ile birleşmek üzere kongrelerini yapıyor. İlçe kongreleri tamamlandı. 12 Eylül Cumartesi günü ise son il kongresi yapılacak ve Bursa teşkilatları veda yönetimlerini seçecek.

Meliha Bağcıoğulları, partinin vefalısı olarak son kongrede il başkanı adayı olma kararı aldı.

Marzinc’in Mustafakemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi gerekçesine Öztetikler’den cevap geldi

Marmara Bölgesi’nin demir çelik üreticileri Çolakoğlu, İçdaş, Diler, Kaptan ve Kroman adlı 5 grubun baca tozu geri kazanımı için bir araya gelerek kurdukları Marzinc tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Dün bu sütunlarda, Marzinc’in yönetim kurulu üyeleri Necdet Utkanlar ve Erdem Üyüllü ile kurulacak tesisin Proje Müdürü Doç. Dr. Hüseylin Soykan’ın ziyaretimize geldiklerinde anlattıklarına yer verdik.

Bu bilgilendirme…

Hakkında bugüne kadar çok konuşulan Marzinc’in iddialara ilk kez cevap vermesi açısından önemliydi.

Bununla birlikte…

“Neden Mustafakemalpaşa?” sorumuza şu cevabı vermişlerdi:

“1999’da çıkan Bursa Çevre Planı var. 2020’ye kadar geçerli olan bu planda Mustafakemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi, Bursa’daki sanayi tesislerinin geri kazanımı için öngörülmüş.”

İşte…

Bu ifadeye dün, Mustafakemalpaşa eski belediye başkanı ve OSB’nin eski başkan yardımcısı Hayri Öztetikler’den itiraz geldi.

••••••••••

Kendisini…

Başvuruda imzası olduğu için “Mustafakemalpaşa’nın başına Marzinc’i bela eden” olarak gören ve “özür dilediğini” açıklayan Öztetikler, bu bilginin doğru olmadığını söyledi.

Bunu da…

Mustafakemalpaşa OSB’nin kuruluş amacı ve yapısıyla ilgili bilgiler vererek yaptı:

“21.07.1998 tarihli OSB yer seçimi raporunda bakanlık görüşü olarak kirletici vasfı yüksek tesislerin yer almaması kaydı var. O nedenle bu tesis, daha baştan kuruluş raporuyla çelişiyor.”

Ardından…

Çeşitli tarihlerdeki raporlarda öngörülen hükümlere değindikten sonra şunu söyledi:

“Firma, 2020 planının 6.1.2.2.1 nolu maddesinde bu tür tesislerin esas olduğunu belirtiyor ve yer seçimini bu maddeye dayandırıyor.”

Yaşadığı çelişkiyi anlattı:

“Dosyayı incelediğimde bu çelişkiyi farkedince 2020 Çevre Planını bir kez daha inceledim. Çünkü, Mustafakemalpaşa’nın tarım ve hayvancılık bölgesi olması gerektiğini hatırlıyordum. Fakat planın ilgi çekilen maddesindeki kirletici sanayi türlerinin yer alması ifadesi planın hem genel ruhuyla hem diğer maddeleriyle çelişiyordu.”

Bunun üzerine…

Hazırladığı yazıyı 12 Mart 2009 tarihinde OSB yönetimine verdiğini, onların da 14 Mart 2009’da Bursa Valiliği’ne yazıyla sorduğunu anlattı.

Sonra söyledikleri ise çok çarpıcı:

“Valilik’ten 22 Nisan 2009 tarihinde cevap gelmiş. Cevapta, ‘kirletici sanayi türlerinin yer almaması’ ifadesinin sehven ‘yer alması’ şeklinde geçtiği belirtiliyor. Bu da benim kaygımı ve haklılığımı teyid ediyor.”

Sonuç olarak da şunu söyledi:

“Marzinc firmasının kirletici vasfı yüksek tesis kurma isteğinin dayandığı temel tam tersi bir sonuç doğurdu. Çünkü, plandaki yazının sehven yazıldığı ortaya çıktı. Bu da, Mustafakemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi’nde kirletici vasfı yüksek tesis kurulmasının hiçbir hukuki temeli olmadığını gösteriyor.”

••••••••••

Ortada gerçekten ilginç bir durum var.

Demir çelik üreten 5 büyük grubun bir araya gelerek kurduğu geri kazanım tesisinin yeri olarak Mustafakemalpaşa OSB seçiminin dayandığı gerekçenin Valilik tarafından gönderilen yazıyla “çürüdüğü” anlaşılıyor.

Bu da…

İlk kez kamuoyu önüne çıkıp iddialara cevap veren ve bilgilendirme yolunu seçen Marzinc için tartışmalarda yeniden başlangıç anlamına geliyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Olay Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. 28-08-2009


İlk yorum yapan olun

Yorum Yazın