Bu sayfaların okurları anımsayacaktır… 16 Mayıs Cuma günü “Faciayla çıkan gerçek: Madenler yasası ve işletmesiyle ele alınmalı” başlığı altında şunları yazdık:
Soma’daki her haykırış yürek yakıyor.
Çünkü…
Hiçbir şey insan yaşamından daha değerli değil.
Ama…
Bu olayla madenlerde insan yaşamının çok da değerli olmadığı görüldü.
O nedenle…
Türkiye’nin Maden Yasası’nı tümüyle ele alıp sil baştan düzenlemesi gerekiyor. Üretiminden işletmesine, çalışma koşullarından denetimine kadar madenler her şeyiyle sil baştan ele alınmalı.
Yoksa…
Dünyanın en kötü işletilen maden ocaklarında en zor çalışma koşullarında ve en kötüsü insan canının en ucuz olduğu ülke durumunda kalacağız.
Bu bize yakışmıyor.
Bunu söylerken, şunu da göz ardı etmemek gerekiyor:
Tamam… Yaşadığımız coğrafyada petrol çıkmıyor, doğalgaz yok ama Türkiye’de maden bakımından çok özel bir çeşitlilik var.
Ne var ki…
Bu madenlerin çıkarılmasında ve işletilmesinde ciddi sorun var.
Maden üretimi devlet eliyle yapıldığında maden sahalarının modernizasyonu sorun oluyor. Özel sektöre devredildiğinde, bu kez karşımıza vahşi kapitalizm uygulaması olarak en düşük maliyetle en yüksek üretim hedefiçıkıyor.
Nitekim…
Bu düşüncenin son örneğini Soma’da gördük. Düne kadar devletin 140 Dolar’a mal ettiği kömürü 24 Dolar’a çıkarmakla övünen işletmecilik anlayışının yol açtığı 301 kayıplı büyük bir maden faciası yaşadık.
Bu da…
Herkesin şapkasını önüne koyup düşünmesi gerektiğini gösteriyor. Görünen o ki, devlet de bunun farkında ve artık daha kararlı adım atmaya çalışıyor.
Nitekim…
AK Parti Bursa Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Sözcüsü İsmet Su, yasal düzenleme hazırlıklarıyla ilgili dün şunu söyledi:
“Meclisin gündemi şu anda Soma. Hepimiz acılıyız ve acımızı dile getiriyoruz. Bir daha böyle facialar yaşanmaması için neler yapılabileceğini, nasıl tedbirler alınabileceğini konuşuyoruz.”
Şunu ekledi:
“Sayın Başbakanımız açıkladı. Madencilik Yasası tümüyle elden geçecek ve günün ihtiyaçlarına göre hazırlanacak. Şimdi bunun hazırlıkları yapılıyor.”
