Aslında… Konunun gelişimi uzun bir süreci kapsıyor. Çünkü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’le doktorlar arasındaki ilk temas bu yılın hemen başlarında, ocak ayında oluyor.
Muayeneyi yapan doktorları, “İleri tetkik için hastaneye yatmanız gerekir” diyorlar. Fakat, Bakan Çelik onları dinlemek yerine, seçim çalışmaları yapmak üzere Şanlıurfa’ya gidiyor. 42 gün Urfa’dan ayrılmıyor.
Döndüğünde o doktorlara gideceğine, doktorları onu buluyorlar ve “Hadi sizi bekliyoruz” diyorlar. Çelik de sürekli “Şu toplantıyı bitireyim, bu haftayı geçelim” cevabıyla uzatıyor.
En son…
AK Parti’nin Afyon Kampı’na giderken konuşuyorlar. “Kamp dönüşü pazartesi geleceğim” diyor, ama gene gidemiyor. Geçen hafta salı sabahı hastaneye nihayet yattığında, vücuduna radyasyonlu ilaç veriliyor ve kimseyle temas etmemesi için uyuması sağlanıyor.
Çelik hastanede ilaçlı müşahede altındayken Soma’daki maden faciası patlıyor. Akşam saatlerinde faciayı öğrendiğinde hastaneden çıkıp Soma’ya gitmek istiyor, ama aldığı ilaç nedeniyle odadan çıkmasına bile izin verilmiyor.
Sonrasında…
Kamuoyu gelişmeleri izledi, yaşananları biliyor. CHP ve BDP’nin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’le Enerji Bakanı Taner Yıldız hakkında verdikleri gensoru önergesi de TBMM’de önceki gün görüşüldü.
Gece geç saatlerde kürsüye çıkan Çelik sert bir konuşma yaptı.
Önerge AK Parti milletvekillerinin oylarıyla reddedildikten sonra sabah saatlerinde Bakan Çelik yeniden rahatsızlanınca hastaneye kaldırıldı. Öğle saatlerinde ise acilen ameliyata alındı. Edindiğimiz bilgiye göre bağırsağından başarılı bir operasyon geçirdi.
Dün gece kontrol amacıyla yoğun bakımda kaldı.
Biz de…
Seçim çalışması, toplantı, yasanın hazırlanması gibi siyaset ve görev uğruna sağlığını ihmal eden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’e geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
