Aslında… 2002’den bu yana süregelen yeni siyasi düzen içinde ortaya çıkan yeni bir seçmen algısı var. Daha açık söylemek gerekirse, siyasetin yeni döneminde ortaya çıkan seçmen baskısı gözleniyor.
Bu baskı…
İlk olarak 2002 milletvekili genel seçiminde görüldü. Sonra da 2004 yerel, 2007 genel, 2009 yerel ve 2011 genel seçiminde tekrarlandı.
O seçimlerde…
Saadet Partisi sözcüleri mahallelerdeki seçim çalışmaları sırasında “Bari siz yapmayın, Tayyip’i bölmeyin” şeklindeki seçmen sitemi ile karşılaştılar.
Bir anlamda…
Siyasette aynı tabanın seçmeni birbirine yakın gördüğü iki partiden yol vermek istediğine karşı diğerini uyarma yolunu seçti.
Son seçimde…
Yani 30 Mart 2014 yerel seçiminde aynı seçmen baskısını bu kez Demokratik Sol Parti yaşadı. Bunu da, DSP Büyükşehir Adayı olarak 30 Mart’ta sandık yarışına giren DSP Parti Meclisi Üyesi Murat Özbilge’den dinledik.
Dedi ki:
“Gittiğimiz bazı yerlerde ‘CHP’yi bölmeyin’ baskısıyla karşılaştık. Bizim kimseyi bölmek ya da desteklemek gibi bir çabamız hiç olmadı. Bizim tek derdimiz var, doğruları anlatmak.”
Düşüncesi şu:
“İnsanlar inanmadıkları, güvenmedikleri halde tercih kullanmak zorunda bırakılmış. Bunu gördüm.”
Şuna dikkat çekti:
“Toplum mühendisliği bir kez daha işletiliyor, insanlar siyaset projelerinin tartışılmadığı bir alana çekiliyor.”
Şu yorumu yaptı:
“Toplum alternatifsiz bırakıldığını düşünürse, ortaya elbette böyle bir tablo çıkar. Oysa biz DSP olarak bu mücadeleyi hem AKP’den, hem CHP’den kurtulmak için verdik. Türkiye’nin kaderi mi bu?”
Sonra da…
Ortaya çıkan yeni durumun değerlendirmesinden şu sonucu çıkardı:
“Ne yazık ki yeni bir ikili algı oluşturuluyor. Seçmene ikili siyasi yapı dayatılıyor. İnsanlar neye oy verdiklerini sorgulamadan, algı transferiyle ikili tercihe zorlanıyor.”
Şunu da ekledi:
“Ortaya çıkan bu tablo parlamentodaki partilerin işine yarıyor. DSP’nin amacı zaten düzeni değiştirmek. Küreselleşen dünyada ulusal yapımızı koruyarak yer almak.”
Şu çağrıyı yaptı:
“Seçim sahasında gördüm ki, bazıları alternatifsizlikten medet umuyor. Eğer rahat bırakılırsa siyaset de su gibi akar ve mecrasını bulur.”
Bu sohbetten…
Daha doğrusu, DSP Parti Meclisi Üyesi Murat Özbilge’nin gözlemlerinden, önümüzdeki süreçte küçük partiler için bu baskının daha da artacağı izlenimi edindik.
