Siyasetin içinde büyüyen insanlar var. Harun Akın onlardan biri. 1980 öncesi Adalet Partisi Gençlik Kolları’nda başlayan siyasi yaşamında DYP’de “en genç il başkanı” olma gibi bir ayrıcalığı var.
Dahası…
Süleyman Soylu döneminde DP Genel Başkan Yardımcısı olarak Ankara siyasetine girdi. 2 yıl önce de Soylu ile birlikte AK Parti’ye katıldı.
O bakımdan…
Hem yereldeki, hem de geneldeki gelişmeleri doğru okuyabiliyor.
Dün sohbet ederken, seçim sonrası sürecinde ortaya çıkan siyasetin yeniden yapılanması ile ilgili izlenimlerini öğrenmek istedik.
Bu konuya…
Deneyimli siyasetçi Harun Akın’ın farklı bir yaklaşımı var:
“CHP için psikolojik bir baraj var: Yüzde 30. Bu barajı bir türlü aşamıyor. Bu seçimde adaylar üzerinden sonuca ulaşmak istedi.”
İsim verdi:
“Ankara’da Mansur Yavaş, Bursa’da Necati Şahin, Çorum’da Kenan Nuhut, Kayseri’de Osman Çilsal, Hatay’da AK Parti’den geçen Lütfü Savaş gibi isimlerle yol çıktı.”
Tespiti şu:
“Hatay’da başarılı oldu. Ankara’da alabileceği en yüksek oyu aldı ve seçimi zorladı. Fakat adaylar bazında başarılı olmakla birlikte, Hatay dışında sonuca ulaşamadı.”
Ardından…
“CHP’nin ne yapacağına karar vermesi lazım” dedi ve gözleme dayalı yorum yaptı:
“CHP 3 parça, Yeni CHP diyenler var. Milliyetçiliğin sosa bulanmışı olan ulusalcılar var, bir de 1930’ların bakışıyla devam etmeyi arzu edenler var.”
Şunu vurguladı:
“CHP değişen dünyayı, bölgemizi ve Türkiye’yi kavrayamıyor, politika da üretemiyor.”
Örnek verdi:
“Başbakan’ın Ermeni taziyesinin peşine takıldı. Oysa yaşanan değişimi görüp bunu ilk CHP söylemeli ve iktidarın önüne geçmeliydi.”
Şuna işaret etti:
“Genele baktığımız zaman yeni Türkiye’de daha da yeni bir tabloyla karşılaşacağımızı görüyoruz. İşte bunu Başbakan çok iyi okuyor ve gündemi de bölgenin değişen şartlarına göre belirliyor.”
Şu noktanın altını çizdi:
“Kısaca söylemek gerekirse… Dünyayı, bölgeyi, Türkiye’yi çok iyi okuyan Başbakan, yeni Türkiye’yi buna göre hazırlıyor. AK Parti’yi de yeni Türkiye’ye göre hazırlıyor.”
Şunu anımsattı:
“Başbakan bunun sinyalini 2 yıl önce verdi. Süleyman Soylu gibi, Numan Kurtulmuş gibi liderleri 2012 yılında kadroya katarak ne kadar doğru yaptığını şimdi daha iyi görüyoruz.”
Yorumu net:
“Başbakan kendini aşmış bir siyasetçi. Üzerinde rakip korkusunun yol açtığı baskı yok. Bunun rahatlığıyla, ülkeyi ve partiyi düşünerek mücadele ediyor.”
