Depremin yıktığı binalarda can kaybı olmaması için güçlü ve dayanıklı binalar yapmak gerekiyor. Bununla birlikte, Türkiye’deki yapı stoğunun zayıf binalardan oluştuğu bir gerçek.
İşte…
Kentsel dönüşüm dayanıklı binalar ile sağlıklı kentler ortaya çıkarmayı hedefliyor. Hele, Yıldırım’ın Mevlana Mahallesi gibi büyük oranda kaçak yapılardan oluşan bölgede kentsel dönüşüm aynı zamanda kentin görünüm değişikliğini de getiriyor.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da dünkü konuşmasında bu gerçeği sık sık vurguladı.
Hatta…
“Güçlü devlet, vatandaşına sağlıklı şehir sağlam kent teslim eder” dedi. Kentsel dönüşümle ilgili güvence verirken “Kimseyi mağdur etmeyeceğiz, ranta izin vermeyeceğiz” güvencesini ortaya koydu.
Ardından…
“Onlarca yıl Bursa’ya haksızlık edildiğini” söyledi ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’a seslendi:
“Burada yapılacak binalar kibrit kutusu gibi olmasın. Osmanlı ve Selçuklu mimarisini yansıtsın.”
Sonra da hedefi gösterdi:
“Burada yapılacak binalar zemin artı 5 kat olmalı. Gökdelenler istemiyoruz.”
Gerçi…
Kürsüdeki Başbakan bu sözleri söylediğinde Doğanbey’deki Toki gökdelenlerini kasdettiği yorumu yaptılar ama Erdoğan’ın koyduğu hedef aslında Yıldırım Belediyesi’nin planlarını değiştirmesini gerektiriyor.
Çünkü…
Yıldırım Belediyesi uyguladığı kentsel dönüşüm yönteminde müteahhitle vatandaşı buluşturarak evinin karşılığı ev anlaşması yapmalarını sağlıyor.
Bunun için de 3 tip yapı planlandı. Buna göre bazı yapılar 6 kat, bazı yapılar 8 kat, bazı yapılar da 10 kat olacaktı.
Oysa…
Başbakan’ın koyduğu 5 kat sınırlaması müteahhitin ev karşılığı ev anlaşmalarına yeni bir maliyet yükü getiriyor. Bakalım bu sorun nasıl aşılacak?
