Şunu bir kez daha görüp anladık… Milli Eğitim Bakanlığı özellikle bu dönem el yordamı ile iş yapıyor. Daha doğrusu, bir şey yapıldığında sonucunun ne olabileceğini görüp hesaplamadan adımlar atılıyor.
Özellikle de…
Kamuoyunun hala aklının yatmadığı ve tartıştığı 4+4+4 sisteminin şimdilerde bir başka boyutu ortaya çıktı.
Üstelik…
Ortaya çıkan bu durum tam bir kara mizah örneği olarak karşımıza geliyor.
Örneğin…
İlköğretim eğitimi sistem değişikliğiyle 5 yıldan 4 yıla inince sınıf öğretmeni fazlalığı oluştu.
Çünkü…
Daha önce bir öğretmen çocuğu birinci sınıftan alıyor, beşinci sınıfa kadar okutuyordu. Şimdi ise, öğretmenin sınıfıyla ilişkisi dördüncü sınıfta bitiyor.
Böyle olunca…
Öğretmenler işleyen sisteme göre daha erken sürede birinci sınıfa döndükleri için, bu kez de sınıf öğretmeni fazlalığı ortaya çıktı.
Hem de…
Bize ulaşan bilgilere göre, her okulda en az 10 öğretmen şu anda ihtiyaç fazlası durumunda. Okul müdürleri de bu sorunu nasıl aşacaklarını kara kara düşünüyorlar.
Gerçi…
Yeni açılan okullara, okulunda fazla durumuna düşen öğretmenler dağıtılıyor ama hesapta olmayan bu planlama sorunu nasıl aşılacak, şu anda kimse kestiremiyor.
Buna karşın…
Orta öğretim 3 yıldan yıla çıkınca, aynı okullarda bu kez de orta öğretim öğretmeni açığı doğdu.
Yani…
Bir yandan sınıf öğretmeni fazlası ile ne yapacağı şaşıran okul yönetimleri, bir yandan da orta öğretim öğretmeni açığını nasıl kapatacaklarını bulmaya çalışıyorlar.
Kısacası…
Yeni bir eğitim-öğretim yılı hazırlığının başladığı şu süreçte, zaten çoğunun kulvarı değiştirilen okullarda ne yapılacağı, derslerin nasıl başlayacağı tam bir muamma.
