Maden ocaklarını, göçük altında kalınca anımsıyoruz

Maden ocaklarını, göçük altında kalınca anımsıyoruz  300 metre derindeki kömür ocağında dinamit patlatılır mı? Grizuya neden önlem alınmadı? Otomatik gaz kesici neden yoktu? En önemli soru da şu: Maden ocaklarını neden göçük altında kalınca anımsıyoruz?


Mustafakemalpaşa, maden yönünden zengin sahip bir yer. İlçenin Orhaneli-Büyükorhan sınırında kalan bölgesinde değişik maden yatakları var.

Örneğin…

Burada Etibank ve özel sektör kuruluşlarının işlettiği bor madeni ocakları var. Yine aynı bölgede krom çzıkarılıyor.

Dahası…

Mustafakemalpaşa’nın bir başka bölgesindeki ormanlarda altın bile arandı.

19 madencinin yaşamını yitirdiği kömür ocağı da bor madeni çıkarılan ocaklarla Orhaneli-Büyükorhan sınırına şyakın bir yerde.

Daha doğrusu, dağın bir yarısı Orhaneli-Büyükorhan, diğer yarısı Mustafakemalpaşa’da.

Yani…

Keles ile birlikte ele alındığında, yeraltı kaynaklarının fazla olduğu bir bölgeden söz ediyoruz.

Ancak…

Keles ve Orhaneli’de TKİ’nin işlettiği “açık ocaklardan” kömür çıkarılıyor. Madenin üstündeki toprağın kaldırılıp altındaki kömür alınıyor.

Bölgede bu yönteme alışkın olunduğu için, Devecikonağı’ndaki madenin “galeri” yöntemiyle çalıştığı gözlerden kaçtı.

Hadi…

Kamuoyunun gözünden kaçtı diyelim, peki bu ocakların çalışmasını denetleyenlerin gözünden nasıl kaçtı acaba?

Yerin 300 metre altında dinamit patlatılmasının riskleri neden düşünülmedi?

Ya da…

Bu kadar derinde her zaman grizu adı verilen gaz sızması olasılığına karşı neden önlem alınmadı? Uyarı cihazı neden yok?

Bir şey daha…

Neden yeraltında çalışan bu insanları yalnızca grizu patlayıp göçük altında kaldıtklarında anımsıyoruz?

Görüntülerdeki…

Madenin girişinde bir çocuğun babasına seslenişi olan “Babacağım, kurallara uy, tehlikeyi farket. Önlemini alarak kazalardan kendin korun. Güvenli çalış, eve sağlıklı dön, bizi üzme” tabelası ise yüreğimizi burktu.

Ocaktaki facia ve siyasetçi ilgisi

Yerin 300 metre altındaki kömür ocağında grizu patlamasıya oluşan göçükte 19 kişinin yaşamını yitirmesi elbette çok önemli haber.

Nitekim…

Önceki akşam haberin duyulmasından itibaren tüm televizyon kanalları yayınlarını Mustafakemalpaşa’ya yoğunlaştırdı. Yayınlar dün de devam etti.

Aynı şekilde…

Gazeteler de haberleri okuyucularına aktarmak için seferber oldu.

Kısacası…

Türkiye’nin ilgisi Mustafakemalpaşa’daki maden kazasına yönelmiş durumda.

Dolayısıyla…

Bu durum siyasiler için de çekim merkezi oluşturuyor.

Ekranlardan izlediğimize göre, madene ilk İl Başkanı Gürhan Akdoğan, Parti Meclisi Üyesi Ali Nihat Irkörücü, milletvekili Abdullah Özer ve eski milletvekili Mehmet Küçükaşık’tan oluşan CHP ekibi gitti.

Özellikle…

Olay yerindeki tek milletvekili CHP Bursa Milletvekili Abdullah Özer verdiği bilgilerle televizyonların ilgi odağı oldu.

Sabaha karşı madene gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer’in de dün gün boyu bölgeden ayrılmaması önemliydi.

Sabah ise…

Her partiden tüm siyasiler19 canın kaybedildiği ocaktaydı. Milletvekilleri, il ve ilçe başkanları, yöneticiler hep oradaydılar. Meslek odaları ve sivil toplum temsilcileri de facianın yaşandığı yere gelmişlerdi.

Gerçi…

Bu gibi durumlarda “kim geldi-kim gelmedi” listesi tutulur. Gelemeyiş gerekçelerinin bilemediğimizden, acılı ortamlarda bu tür listeleri sağlıklı bulmuyoruz.

Cumhuriyet Caddesi tramvayı hem çarşıya, hem de Bursa’ya çok özellik katar

Gerçi… Bazen gelişmeleri anımsatmak, bazen de olayın geçmişiyle ilgili bilgi tazelemek adına “eski yazılarımızdan” tarih belirterek alıntılar yapıyoruz.

Fakat…

Bugüne kadar bu sütunlarda “ben yazmıştım” dediğimiz bir yazımız olmadı.

Bugün…

Kuralımızı “bir kereliğine” bozmak ve “kendimize kıyak yapmak” istiyoruz.

Konu şu…

Bu sütunların okurları 23 Kasım 2009 Pazartesi günü “Altepe’den sürpriz: Pirinçhan-Gökdere nostalji tramvayı” başlığı altında Büyükşehir Belediyesi gündemindeki yeni bir projeyi ilk kez öğrendiler.

Aslında…

Yine bu sütunların okurları , son 2.5 yılda Cumhuriyet Caddesi’nin trafiğe kapatılması ve çarşı geleneğiyle birlikte burasının yeni bir konsepte bürünmesini pek çok kez öneri olarak okudular.

O nedenle…

Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’nin karar aşamasına gelen tramvay projesi bizi çok heyecanlandırdı.

O yazıda…

Yani 23 Kasım 2009 Pazartesi günü yayınlanan yazımızda; Cumhuriyet Caddesi’nin trafiğe kapatılmasından sonra, Pirinçhan’dan başlayıp Dörtyol’u geçen ve Tekel’in önünden devam edip Gökdere’de sona eren tramvay hattı kurulacağını duyurduk.

Tıpkı…

İstanbul’un İstiklal Caddesi, ya da bilinen adıyla Beyoğlu’nda olduğu gibi, tramvay Pirinçhan-Gökdere arasındaki 1250 metrelik tek hatta gidip gelecek.

Yazımız üzerine…

Öncelikle Cumhuriyet Caddesi ve Kayhan dahil çarşılar esnafının büyük ilgi gösterdiğini gördük. Zaten yıllardır caddenin trafiğe kapatılmasını ve “24 saat yaşayan canlı bir mekan haline gelmesini” isteyen esnaf umutlandı.

Kaldı ki…

Aynı yazının diğer bölümlerinde, Cumhuriyet Caddesi’nin trafiğe kapatılmasıyla yoğunlaşacak Haşim İşcan Caddesi’ndeki sorunları ve trafiğin düğümleneceği Şehreküstü Meydanı’nın nasıl aşılabileceği etütlerini de aktardık.

Hatta…

Çevredeki katlı otopark planları hakkında da ilk bilgileri verdik.

Ama, çarşının ilgisi medyada oluşmadı.

••••••••••

Dün ise…

Başkan Altepe’nin, önceki gün yapılan Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısında yaptığı açıklamaların haberleri yerel gazetelerin tümünde yer buldu.

Bulması da doğal.

Çünkü…

Altepe’nin açıkladığı proje hem Cumhuriyet Caddesi’nin konseptini değişterecek, hem Kayhan dahil tüm çarşılara hareket getirecek, hem de ulaşım geleneğine farklılık katacak.

Kimi…

Bunu gazetesinin manşetine taşıdı, kimi birinci sayfada yer verdi. Kimi de iç sayfalarda bıraktı.

Celal Beysel’den mesleki eğitim çözümleri

Mesleki eğitim ve meslek liselerinden üniversiteye giriş için YÖK’ün formül aradığı saatlerde, dün Bahçeşehir Üniversitesi’nde önemli bir panel vardı.

“Mesleki ve teknik eğitimde katsayıcı değil, kapsayıcı eğitim anlayışına doğru” başlığıyla düzenlenen panelde, önerdiği çözümler hafta içinde büyük yankı uyandıran Celal Beysel de, işadamları ve sanayicileri çatısı altında toplayan Türkonfed başkanı olarak konuşmacıydı.

Bursa sanayisinin önemli isimlerinden olan Beysel’in yanı sıra Milli Eğiütim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mehmet Temel, Mesleki Yeterlilikler Kurumu Başkanvekili Oğuz Borat, Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu Eğitim ve Öğretim Sektör Yöneticisi Mustafa Balcı ile Emekli Sanayici-Teknik Öğretmen Fevzi Özgirgin mesleki eğitim için çözüm önerileri getirdiler.

Şehreküstü’de teröre tepki mitingi var

Afişlerde, “Bu Vatan Sahipsiz Değil” sloganı öne çıkıyor. Hedef olarak “terörü ve açılımı lanetleme mitingi” vurgusu yapılıyor.

Özellikle de…

“Bu mitingin herhangi bir siyasi parti, kuruluş ve örgütle ilgi ve alakası yoktur” ifadesi öne çıkarılıyor.

Afişlerdeki “düzenleyen” bölümünte ise şu yazıyor: Türk Milleti.

Evet, Abdullah Öcalan’ın İmralı’daki hücresi ve penceresiyle başlayan, Tokat’ta 7 askerimizin şehit edilmesiyle doruğa çıkan olaylara karşı değişik kentlerde başlayan tepki gösterilerine bugün Bursa da katılıyor.

Şehreküstü Meydanı’nda saat 15.00’te başlayacak olan mitinge, “Allah rızası için” denilerek tüm Bursalılar davet ediliyor.

Beysel’den mesleki eğitim çözümleri

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Olay Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. 12-12-2009