Hafta başında… Olay’a el koyan TMSF yönetimi tarafından arkadaş kontenjanından gönderildiği için yolu Olay’dan geçen atanmış yönetici Nezir Asaroğlu hakkında yayınlanmış bazı iddiaları bu sütunlara taşıdık.
Bir kez daha söyleyelim…
Olay’ın yayıncılık anlayışında kavga yoktur, habercilik vardır. Hele tehdit şantaj, korkutma gibi anlayış hiç yoktur. Bu nedenle Olay çalışanları kavgadan uzak dururlar, kimseyi tehdit etmezler, şantaj yapmazlar.
İşte bunu ve suskunluğumuzu yanlış anlayanlar olduğunu gördük.
Gelin görün ki…
Kurucumuz ve patronumuz Cavit Çağlar’ın bazı öğütleri arasında yer alan “Geçmişe takılıp kalmayın, daima ileriye bakın” sözü gereği içimize atıp üzerine sünger çektiğimiz kötü dönemde yaşadıklarımızı Enbursa internet sitesinin yayınlarıyla yeniden anımsadık.
Onun için de…
Her şeyi anlattığımız yazımızın başlığında “Vay vay vay… Kimler kimlerle beraber neler yapmışlar neler?” dedik.
Sonrasında…
Olay köşe yazarı meslektaşlarımız kendi pencerelerinden gözlemleriyle düşüncelerini hafta boyunca okurlarla paylaştılar.
İlginç olan şu:
Hasbelkader yolu Olay’dan geçen Nezir Asaroğlu, sanki Olay’ı Türkiye’nin en büyük şehir gazetesi kendi yapmış gibi caka satmaya devam ediyor. Böyle bir becerisi olsa, başına geçtiği başka yayınları da uçururdu.
Demek ki keramet Olay’daymış, Olay ailesinin gazetecilik anlayışındaymış.
Gelinen noktada…
Yaşatılan kötü dönemin ve yapılan kötülüklerin elbette faturası var ve onlar şimdi tek tek gündeme geliyor. Kimsenin kuşkusu olmasın, daha da gelecek ve Olay’da yapılanlar, yaşatılan kötü dönem kimsenin yanında kâr kalmayacak.
Bursa’da herkes her şeyi öğrendi. Gazetecilik kisvesi altında korku yayıncılığı yapanlar ve şantaj yolunu seçenler ortaya çıktı. Artık onlar varlıklarını sürdüremeyecekler.
Hafta boyu arayanlardan…
Kendini dokunulmaz sanan Nezir Asaroğlu ve çevresindeki bazı isimlerin panik havası yaşadıklarını duyuyoruz. Sabahlara kadar uyku tutmayan gözlerle WhatsApp’ta mesajların birinin gidip birinin geldiği anlatılıyor.
Anlatanlar…
Bu mesajlarda, “şikayetçi olup ifade vermesi muhtemel kişilere neler söylemeleri gerektiği” yolunda uyarılar yer alıyormuş. Hatta müştekilerin dilekçeleri örnek olarak dağıtılıyormuş.
Biz…
Gelişmeleri gündeme taşırken “FETÖ’nün medya ayağı ve medya imamı” iddialarını biliyorduk, ama ister istemez “Acaba bu işin bir de avukat ayağı mı var?” diye düşünmeden edemedik.
Sonuç olarak…
Buradan net bir şekilde şunu söylemek istiyoruz:
Bursa’da korku yayıncılığı dönemi sona eriyor, Bursa temizleniyor. Buna da Olay’ın küçücük bir katkısı olursa, ne mutlu bize.
