Zaman hızlı akıyor… Hele son turlara girildiğinde sanki zamanın akışı daha da hızlanıyor.
Geçen haftaya kadar…
Kamuoyunun henüz seçim havasını yaşayamadığı şeklinde gözlem paylaşıyorduk. Çünkü, siyasi parti liderlerinin gündemlerinde seçim değil de 17 Aralık’la başlayan çatışma konuları vardı. Tüm söylemler bu farklı konu üzerine kurulduğu için seçime yönelik hareket oluşmamıştı.
Gerçi…
Liderlerin gündeminde yine değişen bir şey yok. Buna paralel, siyasi partilerin teşkilatları da henüz seçimi yansıtacak etkinliği sağlayamadı. Yani yerel bazda partilerin seçim etkinlikleri henüz hissedilmiyor.
Ama…
Sahada adayların seçim çalışmaları yüksek tempoya ulaştı.
Yani…
İlk kez bir seçim sürecinde siyasi parti teşkilatları değil de adayların çalışmaları öne çıkıyor. Başka bir ifadeyle söylemek gerekirse, seçim hazırlıklarını partiler yerine adaylar kendi performanslarıyla götürüyorlar ve seçim sürecini parti teşkilatları yerine adaylar yönlendiriyorlar.
Teşkilatlar da adayların çalışmalarına refakatçi gibi görüntü veriyorlar.
O nedenle…
“Seçimi siyasi parti teşkilatları yerine adayların sırtladığı” yorumunu yapmak da mümkün.
Açıkça söylemek gerekirse…
Partilerin ve teşkilatların geri planda kaldığı, buna karşın adayların kendi programları ve etkinlikleriyle öne çıktığı bir seçim kampanyası daha önce görmedik.
Adaylar hem kendi çalışma programlarını hazırlıyorlar, hem kendi etkinliklerine katılıyorlar, hem de kendi tanıtımlarını yapıyorlar.
Kalan süreçte neler değişir bilemeyiz, ama bu bile 30 Mart yerel seçiminin farklılıklarından biri olarak yansıyor.
