Rakamlara baktığımızda karşımıza çıkan tablo şu: Büyükşehir seçiminde oyların büyük bölümü bu seçime kadar Büyükşehir sınırlarını oluşturan merkezdeki üç büyük ilçe seçmeninden gelecek.
Fakat…
Bu seçimle birlikte alışılmış siyaset yerine farklı bir süreç başlıyor. Daha doğrusu, hem siyasi söylem olarak, hem vaat ve proje olarak yeni bir sürecin ilk adımı 30 Mart’ta atılacak.
Çünkü, Bursa’nın 17 ilçesi artık Büyükşehir kapsamında.
Mezitler’de başlayan il sınırında İnegöl’ün en doğusundaki köy de, batıya doğru Susurluk sınırındaki Mustafakemalpaşa’nın en uç köyü de, Harmancık’ın Kütahya ile iç içe geçen dağ köyü de, Yalova’ya yaklaşan Orhangazi’nin son köyü de artık mahalle statüsünde. Buralarda yaşayan seçmenler de Büyükşehir için oy kullanacak.
O bakımdan…
Büyükşehir adaylarının işi geçmiş seçimlere göre biraz daha zorlaştı.
Çünkü…
Yalnızca merkez için değil, 17 ilçenin kendine özel koşullarını ve yaşamını göz önüne alarak proje hazırlayacaklar. Kent merkezindeki teknik konular için projeye alışmış kadrolar bu kez kırsal projelerini de önemseyecekler.
Bu noktada…
Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yaptığı için AK Parti Adayı Recep Altepe rakiplerine göre daha şanslı durumda. Hem de iki açıdan daha şanslı.
Birincisi…
Görev başındaki belediye başkanı olduğu için tanınırlığı yüksek. Bununla birlikte görevi süresince Büyükşehir sınırlarında olmasa bile ilçelerin tümüne gitti, Büyükşehir olarak yardım eli uzattı. İlçelerdeki seçmenin gönlünü kazanan başkan oldu.
İkincisi…
Büyükşehir’den Bütünşehir’e geçiş sırasında görev başında bulunduğu için tüm süreci planlama şansı elde etti.
Yani…
Rakipleri tüm il sınırlarını kapsayan seçim sahasını önce tanıyıp, sonra gözlemleyip, ardından sorunları belirlemek ve bu buna göre çözüm önerileri geliştirip proje üretmek için zamana ihtiyaç duyarken, Altepe zaten işbaşında olmanın avantajıyla sahaya bir adım önde çıkıyor.
Bu da Recep Altepe’nin şansı olsa gerek.
