Şunu baştan kabul edelim… Ulaşım konusunda Bursa’nın yüzü hiç gülmedi. Yıllarca kente gelen her devlet büyüğüne vermek için hazırladığımız dosyalarda şehirlerarası yollarımızın yapılması, havayolu bağlantısı, liman, tren isteklerini dile getirdik.
Düşünün…
Bursa’nın en önemli ulaşım bağlantısının olduğu İstanbul’a ulaşabilmek için duble yol 1991 sonrası döneminde Cavit Çağlar’ın Devlet Bakanlığı döneminde yapılabildi. Çevre Yolu’na daha yeni sahip olduk.
Şimdi otoyolla hem İstanbul’a, hem de İzmir’e daha kısa sürede ulaşacağız.
Fakat…
Bu yolun Bursa’nın ihtiyacı için değil, İstanbul’u boşaltma planı çerçevesinde yapıldığını herkes biliyor
Hatta…
İstanbul’dan çıkarılmak istenen sanayinin gözünü otoyol güzergâhındaki Karacabey bölgesi arazilerine çevirdiği kaygısı giderek yayılıyor.
Havayolu bağlantımız kimseyi memnun etmeyen bir düzende çalışıyor ve istenen randımana bir türlü ulaşılamıyor.
Yıllarca hayalini kurduğumuz tren için yeni yeni adımlar atılıyor. Henüz treni ve yatırımını görmedik ama en azından projesini tartışıyoruz.
Denizde yıllarca liman beklentimiz oldu. O beklenti özel liman ile karşılandı, son dönemde de İstanbul ulaşımı düzenli hale geldi.
Ne var ki…
İstanbul ulaşımını havale ettiğimiz İDO en önemli tartışma konularımız arasında.
Gerçi…
İDO’nun Bursa’yı yok sayan yaklaşımını yalnızca bugünkü yönetime ve şirkete bağlamak haksızlık olur. Özelleştirme öncesi İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin şirketi olduğu süreçte de İDO’nun uygulamaları Bursa’da tepki görüyordu.
Bir ara…
Bu sütunlarda İDO konusunu çok sık ele aldık, Bursalı’nın tepkisini aktarmaya çalıştık. O süreçte İDO CEO’su Önder Sezgi ziyaretimize geldiğinde düşüncelerini anlattı, söylediklerini de yaptı.
Şimdilerde İDO’nun fiyat politikası tepki görüyor.
Tepkiler haklı olduğu için de Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe denizden İstanbul’a yolcu taşıyacak sistemin kurulmasını istedi.
Galiba…
Bursa’nın ulaşım sorunları açısından en kritik nokta da bu oldu.
Büyükşehir Belediyesi’nin denizde yolcu taşımacılığı için deniz otobüsü ya da feribot alıp İstanbul’a yolcu taşıma düşüncesi önemli.
Çünkü…
Özelleştirme sonrası ortaya çıkan tablo, ulaşım konusunda Bursa’nın elinin kolunun bağlı olduğu, ya da başka bir ifadeyle söylemek gerekirse ulaşımda Bursa’nın yollarının kesik olduğu izlenimi veriyor.
Nedeni şu:
Özelleştirmeden İDO’yu satın alan konsorsiyumun önemli ortakları arasında TAV bulunuyor. TAV aynı zamanda İstanbul’daki Sabiha Gökçen Havaalanı’nın işletmecisi.
Yenişehir Havaalanı’nda sivil toplum örgütlerinin bilet güvencesine karşın THY’nin çekilme nedenleri arasında, Sabiha Gökçen’i canlandırma projesi vardı.
Nitekim…
Sabiha Gökçen’den Bursa Terminali’ne her yarım saatte bir servis otobüsü konarak Bursa’nın uçak yolcusu için kolay ulaşılabilen ve çok daha ekonomik bir ortam hazırlandı.
Şimdi…
Hava yolu taşımacılığında Yenişehir Havaalanı’nı ve de dolayısıyla Bursa’yı devre dışı bırakmayı hedefleyen projenin ana unsurlarından biri olan şirketin başka bir ortaklığı deniz taşımacılığında tekel olarak tartışılıyor.
O bakımdan…
“Bursa’nın hava ve deniz taşımacılığında kaderi TAV’ın elinde” yaklaşımı ne kadar doğru olur bilemiyoruz ama sıkıştığımız bir gerçek.
