137 yıllık… Bursa Ticaret ve Sanayi Odası kentin sanayi kuruluşlarıyla ticaret kesimini bir araya getiren en büyük çatı kuruluşu.
Sanayideki en büyük holdingle, çarşıdaki işyeri sahibini yan yana getiriyor, aynı potada yarışmalarını sağlıyor.
BTSO da gücünü, çok geniş ve farklı özelliklere sahip temsil yetkisinden alıyor.
50 yıldır…
Gazeteci olarak Bursa Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerini izliyoruz. Elbette her seçimin kendine özgü heyecanları var. Geçmişte yüksek rekabet taşıyan çok çekişmeli BTSO seçimlerine tanık olduk.
Fakat…
Bu kadar çekişmeli, rekabeti bu kadar yüksek ve kafa kafaya seçim görmedik.
Yine…
Tarafların bu kadar çok sokağa çıkıp ziyaretler yaptığı, farklı kesimlerle buluştukları bir BTSO seçimi de olmadı.
En önemlisi…
BTSO’nun bu seçimindeki kadar kent gündemine gelen proje yerel seçimlerde bile konuşulmadı, belediye başkan adayları bu kadar çok proje açıklamadı.
Bütün bunlar…
BTSO’nun olması gereken gücü, etkisi, kenti temsili adına önemli unsurlar.
Gerçi…
Adayların birbirlerine saygılı davrandıkları, olumsuz tek söz söylemedikleri bu seçim sürecinde; dijital platformlardaki sanal taraftarlar gereksiz şekilde siyasi değerleri taraf göstererek camiayı ayrıştırmaya ve baskı altına almaya çalıştılar, ama BTSO ailesi olgun davranıp sanal kışkırtmalara kulak asmadı.
İşin bir boyutu da şu:
Seçim yaklaşırken BTSO’ya yapılan fazla sayıdaki siyasi kimlik ziyareti ayrıştırma isteklilerinin iştahını kabarttı, ama sonuca yönelik ters etki yaptı.
İşte…
Böyle bir atmosferde bizim gördüğümüz en belirgin yapılanma şu:
Büyük işletmeler İbrahim Burkay’ın yanında yer alırken, küçük ve orta ölçekli işletmeler Özer Matlı çevresinde toplandılar.
Değişimi de bu kenetlenme getirdi.
Seçim sonunda, “Oda hepimizin” diyen, BTSO Başkanı Özer Matlı’nın yaklaşımını önemsedik.
Değişim Bursa’ya hayırlı olsun.
