– 1980’li yılların sonuydu… Rahmetli Tekin Köksal’la bir gün Burgaz sahilinde oturmuş sohbet ediyorduk.
ANAP Merkez İlçe kurucu yönetiminde adım attığı siyasete İl Yönetim Kurulu Üyesi olarak devam ediyordu.
Burgaz’ın…
Henüz köy olduğu, Güzelyalı denmediği ve bu kadar yapılaşmadığı yıllarda Bursa eşrafının yazlıkları gibi sezonluk oda kiraladıkları, kent dışından konuk ağırladıkları Köksal Motel’i kardeşi Sezgin Köksal’la birlikte işletiyordu.
Bursa’nın gelişimi için farklı düşünüyordu, projeleriyle dikkat çekiyordu.
O sohbette…
Parmağını denize uzatıp, “Şu poyrazın getirdiği dalgaları görüyor musun?” diye söze başladı.
Söyledikleri hâlâ kulaklarımızda:
“Buralarda Antalya, Marmaris, Bodrum gibi deniz ve kumsal yok. Güneş için de mevsim kısa, ama şu poyraz turizm anlayışını değiştirir.”
Düşüncesi şuydu:
“Denizin üstünde, bir çeşit kayak gibi olan sörf giderek yayılıyor. Alaçatı diye bir yer çıktı. Rüzgarı var diye insanlar sörf yapmak için Alaçatı’ya gidiyorlar. Bu poyraz işte o sörfün en büyük malzemesi.”
Şunu sorguladı:
“İstanbul’dan kalkıp sörf için ta Alaçatı’ya giden insanlar, burunlarının dibindeki Mudanya sahillerine neden gelmesin? Eğer onları getirebilirsek Mudanya turizmi patlama yapar, yıldız olur.”
Çarpıcı düşüncesini rahmetli Tekin Köksal siyasi toplantılarda da dile getirdi.
Gelin görün ki…
Karacabey Boğazı’ndan başlayıp Eşkel, Tirilye, Kumyaka, Mudanya, Burgaz, Altıntaş’tan Kurşunlu’ya kadar uzanan poyrazlı sahilleri sörf merkezine çevirmeyi başaramadık.
Bütün bunlar…
Enerji Bakanlığı’nın hazırladığı deniz üstü rüzgar enerjisi projesi için Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada, Edremit açıklarında 4 deniz üstü rüzgar santralı kuracağına ilişkin haberi okurken aklımıza geldi.
Poyrazdan…
Turizmde yararlanamadık, ama ucuz ve çevreci enerji kaynağımız olabilirdi.
Yoksa yine fırsat kaçtı mı?
Bursa sahilleri poyrazıyla deniz üstü enerji santrallerinin merkezi olabilirdi
Bursa sahilleri poyrazıyla deniz üstü enerji santrallerinin merkezi olabilirdi – Ahmet Emin Yilmaz
