Fahrettin Beşli’yi… Dağder yönetiminde olduğu yıllardan beri ilgiyle izliyoruz. Dünyası çok çalışmak ve yararlı olmak üzerine kurulu.
Bazıları…
Çalışma anlayışını “kavgacı” olarak görüyor, ama mücadeleci bir yapısı var.
Burfaş’ta görev yaptı. Bursa Terminali Müdürü olarak çalıştı. Ekrem İmamoğlu’nun davetiyle yöneticiliğini üstlendiği Büyük İstanbul Otogarı’nı kütüphanesi, mescidi, çocuk oyun alanıyla sosyal yaşam merkezine çevirdi.
2024’te…
Mustafa Bozbey’in davetiyle Bursa’ya döndü ve Burulaş Genel Müdürü oldu. O görevi de, kendisinden önce bu makamda olan Kürşat Çapar’a olgun bir törenle geçen hafta devretti.
Geçerken…
Kahve içimi uğradığında “Zor bir işletmeci kuruluş olan Burulaş’ta 2 yıl nasıl geçti?” diye sorduk.
Söze…
“Çok geniş ilgi ve yetki alanı vardı” diye başlayıp bir çırpıda anlattı:
“Demiryolu, karayolu, denizyolu, terminal, otoparklar ve bunları tamamlayan elektronik ücretlendirme sistemi… Bütün bunları hızlıca öğrenmek, kavramak ve doğru müdahale edecek kadar hakim olmak çok uzun zamanımı almadı.”
Şunu vurguladı:
“En doğru olanı, insana yatırım yaptım. Çünkü görev yapanların hepsi işinin erbabı. Onlar rahat ve verimli ortamda çalıştığında Burulaş zaten başarılı oluyor. Ben de mutlu, verimli, disiplinli çalışmalarını sağladım.”
2 yıl boyunca…
“Allahım beni utandırma” diye dua ettiğini söyleyip devam etti:
“Tam direksiyon hakimiyetini sağlamış, taş üstüne taş koymaya başlamışken direksiyondan inmek zorunda kaldım.”
Bu noktada…
“Sayın Mustafa Bozbey Başkanımın da, bizim de talihsizliğimiz; yokluğu yönetmek zorunda kalmamızdı. O nedenle; zam, bazı hatların kısaltılması, Heykel’e çıkan hatların kesilmesi gibi alkış almayacak sevimsiz kararlar alıp uygulamak zorunda kaldık” dedi ve ekledi:
“Arkamda; 2 yıllık icraatla 5 yıllık projeler ve 10 yıllık hayaller bırakıp otobüsten indim.”
