Çocukluğumuzda… Evde lambalı bir radyo vardı. Fişini takıp açtığımızda lambanın ısınmasını bekler, 10 dakika sonra sesini duyardık.
Büfenin üstünde duran, rahmetli annemizin beyaz dantel örttüğü o radyonun, “ya bozulursa” korkusuyla önünden geçmeye bile korkardık.
Yıllar sonra…
Çocuklarımız renkli televizyon ve video ile büyüdüler, bilgisayarı tanıdılar.
Şimdilerde…
Dijitalleşme yaşı çok düştü. Okula bile gitmeyen çocuklar anne babalarının susmaları için verdikleri cep telefonları ve tabletlerle oyun oynayıp internette dolaşıyorlar.
Dijitalleşmenin yaygınlaşması, teknoloji kullanımının küçük yaşlarda başlaması elbette çok önemli ve güzel gelişmeler.
Ne var ki…
Kontrolsüz dijitalleşme, hele denetimsiz internet çocukmlar için büyük tehlike.
Nitekim…
Türksat Bursa-Yalova eski İl Müdürü olan Dijital Dönüşüm Uzmanı Serkan Bircan’la sohbet ederken tehlikenin daha da büyük olduğunu anladık.
Özellikle…
Kendi çocuklarını dijital dünyada denetlemek için geliştirdiği projeyi anlatırken şuna dikkat çekti:
“Anne-babalarda dijital gündeme ilişkin farkındalık oluşturmak gerekiyor. Çocukları internet zararlılarından korumak için bazı yazılım tavsiyeleri var. Bu yazılımlarla çocukların internet ulaşımı ve dijital oyun süreçleri kontrollü yönetilebiliyor.”
Üzerinde durduğu şu:
“Anne-babaların çocuk meşgul olsun diye verdikleri telefon ve tabletlerle internette denetim ve kontrol çok önemli.”
Kritik nokta şu:
“Dikkat edilmesi gereken bir nokta da şu. Çocuklar kısıtlandıklarında internete ulaşmanın yollarını arıyorlar. Bu da, Hacker’ların bir alt sınıfı olan Laymer olmalarına yol açıyor.”
Uyarısı önemli:
“Eğer çocuğun dijital alanı denetlenmez ve iyi kontrol edilmezse girdikleri siteler nedeniyle anne-babalar ağır para cezalarıyla karşılaşabiliyorlar.”
Tüm bunları önleyebilmek için en büyük görev ailelere düşüyor.
