Gözlerimiz… Televizyonun alt köşesinde basketbol maçı skoru gibi sürekli yükselen döviz kurlarının cinnet halini izlerken, aslında en önemli gündem olması gereken enerji bağımsızlığını konuştuk.
Konuğumuz…
Daha önce Enerji Verimliliği Derneği Başkanı olarak tanıdığımız Enerji İşverenleri Sendikası Genel Başkanvekili Dr. Mustafa Uysal şuradan başladı:
“2009’da ‘Türkiye enerjide kendine yetebilen ülke olabilir’ dediğimizde dışa bağımlılık petrolde yüzde 99, doğalgazda yüzde 95’ti. Yenilenebilir enerjide Avrupa’ya göre çok hızlı geliştik, ama henüz hedefe ulaşamadık.”
Arada…
Başkan Danışmanı olduğu Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin tüm birimlerin elektrik ihtiyaçlarının karşılanabileceği yatırımlar yaptığını vurgulayıp ekledi:
“Yatırımlar artarak devam etseydi 81 il kendi imkanlarıyla elektrik üretebilecek ve dışa bağımlılık en aza inecekti.”
Sonra da…
“Enerjide kendine yeten belediye” için, “Su, rüzgar, güneş, çöpten elektrik üretmek gerektiğini” söyledi.
Bu noktada…
Bursa’da bu konuların ilk Erdem Saker döneminde Demirtaş Çöplüğü’nde elektrik üretilerek konuşulmaya başlandığını, Recep Altepe döneminde su depolarında elektrik üretilip güneş santralları kurulduğunu, Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar’ın da Kurban Pazarı çatısını güneş tarlasına çevirdiğini anımsatıp, “Büyükşehir Belediyesi’nin Bursaray istasyonları çatılarına güneş paneli koyması önemli adım” dedi.
2013’te düzenledikleri Uluslararası Bioatık Konferansı’ndan çıkan çarpıcı sonucu da anımsattı:
“Belediyelerin çöplerini enerjiye dönüştürmesi halinde700 megavatlık elektrik santralı kurma kapasitesine kavuşulacağı açıklandı. Bu da, Keles’te engellenen 350 megavatlık linyit kömürü santralının iki katı.”
Ardından…
Türkiye’nin jeotermal enerjide Avrupa’da birinci, rüzgarda ikinci, HES’lerde üçüncü olduğu bilgisini veren Dr. Uysal’ın çağrısı şu:
“Türkiye’nin önünde güzel bir gelecek var. En önemli argümanlardan biri enerji. Enerjiye sahip olan bağımsızlığını korur.”
