TBMM 15 Temmuz Araştırma Komisyonu gözüyle darbeleri önleme yolu: İstikrarı önceleyen anayasa ve istikrarlı yönetim modeli

AK PARTİ BURSA MİLLETVEKİLİ ZEKERİYA BİRKAN
AK PARTİ BURSA MİLLETVEKİLİ ZEKERİYA BİRKAN
AK PARTİ BURSA MİLLETVEKİLİ ZEKERİYA BİRKAN
AK PARTİ BURSA MİLLETVEKİLİ ZEKERİYA BİRKAN

Kuşkusuz… Halkın seçip Meclis’e yolladığı milletvekilleri ağır sorumluluk bilinciyle çalışıyorlar, TBMM’de görevler üstleniyorlar.
AK Parti Bursa Milletvekili Zekeriya Birkan da yükü ağır milletvekillerinden biri. Hukukçu kimliğiyle Anayasa Komisyonu’nda görev yapıyor, KİT Komisyonu’nda çalışıyor.
Bir yandan da…
AK Parti Genel Merkezi’nde Genel Sekreter Yardımcısı olarak parti çalışmalarının içinde oluyor.
Bunlara…
TBMM’de kurulan, son günlerde de bilgi verenlerin kimlikleri ve söyledikleriyle kamuoyu gündemine gelen 15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu çalışmaları eklendi.
Birkan’a komisyonda dinledikleri ve edindiği izlenimle “Türkiye’de darbelerin nasıl önleneceğini” sorduk.
Net bir tanımla başladı:
“15 Temmuz FETÖ terör örgütü girişimi sıradan darbe girişimi değil. Türkiye’yi parçalama ve işgale götürme girişimidir.”
Şöyle devam etti:
“80 milyon vatandaşa, 2 bin yıllık devlet geleneği olan milletimizin tarihine ve devletimizin bekasına yapılmış büyük bir saldırıdır.”
O gecenin faili FETÖ’cü yapının doğuşuyla ilgili düşüncesini açıkladı:
“28 Şubat FETÖ örgütü için en önemli başlangıç noktası. İmam Hatip’lerin, Kuran kurslarının kapatılması oranında FETÖ okulları ve kurumlarının büyüdüğünü görüyoruz.”
Şunu vurguladı:
“Ordunun darbeci ve cuntacı kesimiyle yol arkadaşlığı yapmışlar. 40 yıl geriye doğru giden bir örgüt var karşımızda. Üstelik dinle hiç ilgisi yok.”
Bu noktada…
15 Temmuz Darbe Girişimimi Araştırma Komisyonu’nda 20’ye yakın ismi dinlemiş olan AK Parti Bursa Milletvekili Zekeriya Birkan’a açık açık “Bu darbeler nasıl önlenir?” diye sorduk.
Şu cevabı verdi:
“Darbecilerin her dönem sızmalarının önlenemeyişinin nedenlerinden biri, hukuk sistemimizin darbelerin arkasından müdahalelerle sürekli kesintiye uğraması. Mevcut anayasa da bunda etkin.”
Ardından…
“Artık bu son darbe” ve ekledi:
“1980 darbecilerinin yaptıkları bu anayasayla artık Türkiye’nin devam etmesi mümkün değil.”
Çıkış yolunu şöyle tarif etti:
Bir…
“Mutlaka yeni, sivil, özgürlükçü, insanı merkeze alan, temel hak ve hürriyetleri koruyan, istikrarı önceleyen bir anayasa olmalı.”
İki…
“Yönetim anlamında zafiyeti olan değil, istikrarla yönetebilmeli.”
Üç…
“Sisteme sızma ya da müdahale olduğu zaman vesayete ve vesayetçilere açık bir yönetim değil, milli iradeyi temsil eden yeni bir anayasaya, yeni bir modele mutlaka geçmemiz lazım.”