
Şunu biliyoruz… DSP Genel Başkanı Masum Türker gelişmelere farklı pencerelerden bakıp çarpıcı yorumlar yapabilen bir siyasetçi. Bahçeşehir Üniversitesi Siyaset Okulu’nda dinlediğimiz iki konuşmada da duyduklarımız çok şaşırtıcıydı.
Dün…
Seçim çalışmaları kapsamında Bursa’ya geldiğinde kısa da olsa sohbet ettik. Gördük ki yine farklı düşünüyor ve farklı söylüyor.
Örneğin…
1 Kasım için “Bu seçim ısmarlama parlamento haline geldi” dedi. Böyle düşünmesinin gerekçelerinden biri şu:
“Seçim barajına itiraz ettik. Anayasa Mahkemesi’nin Tetkik Hakimi olumlu rapor verdi. Fakat mahkemeden karar çıkamadı.”
Gördüğü tablo şu:
“Parlamentoda 5. 5. parti olmadığı sürece hep aynı şeyler sürer gider. Eğer 5. parti Meclis’e girerse AKP kilit olmaktan çıkar.”
Bu noktada…
“Bursa mitingini dün izledim. Başbakan bu derece ayrıştırıcı olmamalıydı” dedi ve öngörüsünü dile getirdi:
“AKP-CHP koalisyonu isteniyor, HDP de anamuhalefet partisi olur. Bugün olanlar onu yumuşatmak için. O nedenle MHP’nin politikası aslında doğruydu. Çünkü endişeleri var.”
Düşüncesi şu:
“Aslında iki lider anlaşmış gibiler. Biri saldırgan üslup kullanıyor, diğeri uzlaştırmacı görünüyor. Oysa 4 parti de bir merkezden yönetiliyor gibiler.”
Bugün için…
Cenaze üzerinden siyaset yapıldığını söyleyip tepki gösterdi. İstediği şu:
“Oyumuz yükselirse seçmen umut görür. Onun için umudun filizlenmesini engellemek istiyorlar. Oysa sistem bir gün gelir onları da azaltır.”
Şuna da dikkat çekti:
“İlk defa zenginler kulübü yalnızca 4 lideri davet etti. Siyaseti halkın iradesinden çok egemenler yönetiyor. Halk da korkuya itiliyor.”
