CHP İl Başkanı Metin Çelik’in seçim sonrası sürece ilişkin yaptığı değerlendirmeyi “İl Başkanı Çelik yumruğu masaya vuracak: CHP’ye disiplin gerekli” başlığıyla geçen hafta bu sayfalarda aktardık.
Görünen o ki…
Çelik’in bu çıkışı, parti içindeki değişik kesimlerde farklı yankılar buldu ve eleştiri ağırlıklı yeni tartışmaların başlamasına yol açtı.
Üstelik..
Çelik’in bu alışık olunmayan çıkışını eleştirenler arasında yabana atılmaması gereken isimler olduğunu görüyoruz.
Nitekim…
Metin Çelik’in yönetiminde İl Başkan Yardımcısı olarak görev yapan ve Nilüfer Aday Adayı olmak için görevinden ayrılan Prof. Dr. Hasan Ertürk de bu çıkışı eleştirenler arasında yer alıyor.
Dahası…
Hasan Hoca eleştirinin ötesinde, tepki de veriyor.
Söylediği şu:
“CHP’nin bir üyesi olarak, İl Başkanın aba altından sopa gösteren tavrını ve bunun kamuoyu önünde tehditkâr ve parti örgütümüzü küçük düşürecek bir biçimde yapılmış olmasını içime sindiremedim.”
Bu doğrultuda…
Bir parti örgütünün ilkeler, kurallar, hedefler, amaçlar doğrultusunda nasıl yönetilmesi gerektiğinin tanımını yapan Prof. Dr. Hasan Ertürk, disiplinin de “uzun dönemli sevgi ve saygıya dayalı düzen kurmakla sağlanabileceğini” ifade edip ekliyor:
“Disiplin, kızdığınızda ortaya atacağınız bir yönetim aracı değildir.”
Ardından…
Parti Tüzüğü’nün örgüt iklimi oluşturma amacıyla Danışma Toplantıları yapılmasına ilişkin düzenleme getirdiğini, bunun da en geç üç ayda bir yapılması gerektiğini aktarıyor.
“Sayın il Başkanı’nı görevde olduğu yaklaşık iki sene içinde bildiğim kadarıyla sadece bir kez Danışma Kurulu Toplantısı yapılmıştır” diyor.
Yine…
Tüzük gereği İl Danışma Toplantısı’nın seçimden sonra en geç iki ay içinde yapılması gerektiğini anımsatıp şu çağrıyı yapıyor:
“Sayın İl Başkanı; örgütümüze aba altında sopa gösteren, tehditkâr ve örgütümüzü küçük düşürücü basın açıklamaları yerine, tüzüğümüzün 57. maddesine uygun olarak İl Danışma kurulu toplantısını yapmış olsaydı, belki de kendisini de rahatsız eden tartışmalar kamuoyu önünde değil, parti içinde yapılabilir ve kol kırılır yen içinde kalabilirdi.”
Şunu da ekliyor:
“Böylece, Sayın İl Başkanı’nın ‘çok fazla’ bulduğu parti içi demokrasi, ‘tam kıvamında’ gerçekleşebilirdi. Gerçi demokrasinin azı çoğu olmaz, işimize geldiğinde hatırlayacağımız bir kavram da değildir.”
Son notu ise…
CHP İl Başkanı Çelik’in, aday-parti örgütü farklılığı yaşanan 3 ilçeyle ilgili:
“Sayın İl Başkanının olanların dışındaymış gibi tavrını acı bir gülümsemeyle okuduğumu belirtmek isterim.”
