Haberi… Daha doğrusu, önemli gelişmeyi geçen hafta bu sayfalardan duyurduk. Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ile görüşen İDO’nun patronları Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın ile dünyanın en büyük otobüs filosuna sahip İngiliz ortağı Brian Souter, bilet fiyatlarının kurtarmadığını söyleyip deniz otobüsüne BUDO ile birlikte zam önerdiler.
Başkan Altepe ise kamu hizmeti yaptıklarını belirterek zam önerisini kabul etmedi. Bunun üzerine Akın ve Souter da “O zaman biz de yılbaşından itibaren deniz otobüsü taşımacılığından çekiliyoruz” kararını açıkladılar.
Bir anlamda…
BUDO rekabette dünya devi deniz şirketleri arasına giren İDO’yu pes ettirdi.
Sonrasında…
İDO çekilme kararını, yazımızın çıktığı gün, yani çarşamba günü internet sitesinden duyurdu. Duyurulan kararda şöyle deniliyordu:
“…Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından devlet eliyle desteklenen bir rakip olarak piyasaya sürülen BUDO seferleri bize başka bir seçenek bırakmamıştır. Bu rotada devlet eliyle finansal olarak desteklenen bir hizmet istikrarsız bir rekabet ortamına zemin hazırlamış ve söz konusu rota üzerinde yapılan seferlerden İDO’nun zarar etmesi operasyonların sonlandırılmasına neden olmuştur.”
Yani…
Açıklamasıyla İDO’nun pes ettiğini duyurması bile, Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’nin BUDO kararında haklılığını gösteriyor.
İşte…
Tüm bu gelişmelerden sonra İstanbul’a deniz yoluyla gidip gelen yolculardan yoğun şekilde mesajlar aldık.
Dile getirilen ortak nokta şu:
“Mudanya’da BUDO’nun kullandığı terminal yetersiz. Bundan sonra İDO seferleri de buraya kayacağına göre yoğunluk artacak, ciddi sıkıntılar ortaya çıkacak.”
Aynı noktaya…
1989-1994 döneminde Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan Teoman Özalp’ın danışmanı Avukat Erol Kılıkçıer de dikkat çekiyor.
Görev yaptığı dönemde ulaşımla ilgili konularda radikal çözümlerin içinde olan Kılıkçıer dün gönderdiği elektronik postada şunu anımsatıyor:
“Burgaz’da bulunan Bursa İskelesi, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından 20 milyon TL gibi maliyetle yaptırılarak, o tarihte bir belediye iktisadi teşekkülü, yani BİT olan İDO A.Ş.’ne tahsis edilmişti.”
Düşüncesi şu:
“Protokol ve tahsis kararını görmemekle birlikte, artık özel şirket olan İDO’nun günde sabah-akşam sadece iki kez gidiş ve iki kez geliş için kullanılacak. Binlerce metrekareden oluşan terminal-liman tesisini tümüyle işgal etmesini anlamsız buluyorum.”
Şunu da vurguluyor:
“BUDO’nun özellikle sefer sayısı arttıktan sonra Mudanya’da hizmete açtığı, bir deniz otobüsü yolcusunu dahi barındıramayacak kadar küçük yerde yaz-kış hizmet vermesinin mümkün olmadığını düşünüyorum.”
Bu görüşte olanların sayısı hiç de az değil.
