Gerçi… Uzun çalışma süreleri kişilerle kurumları birbirleriyle özdeşleştirip bütünleştiriyor ama bazen karar verme durumları ortaya çıkabiliyor.
Böyle bir aşamaya pazartesi günü geldik. Daha doğrusu, bazı koşullar nedeniyle kendimiz ve kurumumuz için OLAY’dan ayrılmamız gerektiği düşüncesine kapıldık ve bu yöndeki kararımızı hemek uygulamaya koyduk.
Sonucunda…
10 Aralık 2013 Salı günü OLAY okurlarının karşısına “Şimdi vedalaşma zamanı” başlığı taşıyan şu yazı ile çıktık:
Kim ne derse desin… Zaman çok hızlı akıp geçiyor. Bursa Marmara gazetesinde gazeteciliğe başlayışımızın üzerinden 36 yıl 6 ay 20 gün geçmiş. Hakimiyet gazetesinden ayrılıp OLAY camiasıyla buluşalı da 23 yıl 2 ay 20 gün olmuş.
Olay’ın kurucusu, sahibi Cavit Çağlar’ın çağrısıyla bu camiaya geldiğimizde Enver Ayhan, Aykan Uzoğuz, Yılmaz Akkılıç ustalarla çalışma fırsatı elde ettik. Üçünü de rahmetle ve saygıyla anıyoruz.
Yine…
Bugün yaşamını yurt dışında sürdüren Belkıs Önal Pişmişler kalemiyle can verenlerdendi.
Aradan yıllar geçti…
Biz geldiğimizde OLAY’ı bu kentin lideri yapan kadroların kimi yaşama veda etti, kimi aramızdan ayrıldı. Onlardan devraldığımız ve bir gazeteden öteye Bursa markası haline gelen OLAY bayrağını üzerimize düşen sorumlulukla taşımaya gayret ettik.
Şunu açık yüreklilikle söylemek istiyoruz:
OLAY’ın başarısındaki en büyük etken, patronu Cavit Çağlar’dır. Kendisi ne durumda olursa olsun, OLAY’a ilgisini hiç kesmedi. Bursa sevgisi ve Bursa insanına olan saygısı nedeniyle bizlerden hep “daha iyi bir gazete yapmamızı” istedi.
Hep arkamızda durdu, hep cesaret ve moral verdi. O’nun desteğiyle kendimizi hiç yalnız hissetmedik, hep güven duyduk. Bursa okuruna daha iyi bir gazete sunabilmek için motive olduk ve bu heyecanla da çalıştık.
O nedenle…
Öncelikle patronumuz Cavit Çağlar ve her zaman yakınlıklarını hissettiğimiz değerli ailesine teşekkür ediyoruz.
Gazeteciliği bir takım oyunu görüyoruz. Zaten başarıya da takım oyunuyla ulaşılıyor. OLAY’da büyük gazetecilik başarılarına imza atmış, yıllardır omuz omuza çalıştığımız çok değerli bir kadro var.
Bu büyük ailedeki tüm arkadaşlarımız adına, OLAY’ın Abisi olarak kabul ettiğimiz ve yıllardır kahrımızı çeken Genel Yayın Müdürümüz Engin Özpınar’ın şahsında tüm OLAY çalışanlarına da teşekkür ediyoruz.
Büyük Olay ailesinin bir ferdi olmaktan hep onur duyduk.
Yaşamın yaradılışında dünyaya konan kural gereği her şeyin bir sonu var. Çünkü yaşamın kendisi değişim gerektiriyor.
İşte bugün bizim için değişim günü. Çünkü, OLAY’daki birlikteliğimizin sonuna geldik. Bugün, 23 yılı aşkın süredir her gün buluştuğumuz bu sütunlarda vedalaşma günü.
Bazen gelişmeleri duyuran olduk, bazen olayların peşine takıldık. Bazen bilgilendirdik, bazen yanıldığımız için yanılttık. Kabul etmek gerekir ki, yanıltıldığımız da oldu.
Ama…
Hiç kimseye karşı önyargılı davranmadık, kimseyi hasım bellemedik, kavga etmedik. Haksızlığa uğradığımızı hissettik ama bilerek haksızlık etmekten hep kaçındık. Gazeteci olarak sınırlarımızı bildik.
Her şeye pozitif bakmaya, bardağın dolu tarafını görmeye özen gösterdik.
Gerçi…
Bilerek kimseye haksızlık etmedik ama yine de, kırıp incittiklerimiz ve üzdüklerimiz olduğunun farkındayız. İstemeden de olsa kırdığımız, incittiğimiz, üzdüğümüz herkesten özür diliyoruz.
Hakkınızı helal edin, hoşça kalın.
Derken…
Süreç hiç beklemediğimiz bir gelişme gösterdi. Son üç gün içinde tahmin bile etmeyeceğimiz gelişmeler yaşadık.
İşte…
O gelişmeleri bugün (12 Aralık 2013 Perşembe) yayınlanan yazımızda OLAY okurlarıyla paylaşırken yaşadıklarımızı şu cümlelerle dile getirdik.
Bazen… Çok hızlı karar verip, yine çok hızlı hareket etmek gerekiyor. Bazen de çevrenizde çok hızlı gelişmeler olabiliyor. Böyle bir durumu son 3 günde yaşadık.
Önce…
23 yılı aşkın süredir birlikte olduğumuz OLAY’dan ayrılma zamanımızın geldiğini düşündük. Pazartesi günü vedalaşma yazısı kaleme aldık.
Ayrılma kararımız aynı günün akşamı önce internetteki haber sitelerinde, gece de Facebook ve Twitter gibi sosyal medya kanallarında yayıldı.
Salı günü de veda yazımız OLAY gazetesinde yayınlandı.
OLAY’ın sahibi Cavit Çağlar’ın çağrısıyla salı sabahı İstanbul’a gittik ve Levent’teki ofisinde patron-çalışan gibi değil de abi-kardeş olarak sohbet ettik.
Daha doğrusu…
23 yıldır çok şeyler öğrendiğimiz; bilgi, gözlem ve deneyim paylaşımlarıyla ufkumuzu genişlettiğimiz sohbetlerden birini daha yapma fırsatı bulduk.
O sohbet sırasında Cavit Çağlar büyüğümüz bize şunu söyledi:
“Sen karar verme hakkını kullanmışsın ve ayrıldığını duyurmuşsun. Ben de ağabeylik hakkımı kullanıyorum ve bu kararını veto ediyorum. Veda yazını da yok hükmünde sayıyorum.”
Böyle bir sözden sonra yapacak bir şey kalmadı. Çünkü Cavit Abi’ye itiraz şansımız hiç olmadı.
İşte…
Bugün bu sütunlarda yeniden buluşuyor olmamızın en büyük etkeni budur.
İkincisi…
OLAY’dan ayrıldığımız haberinin yayınlanmasından itibaren inanılmaz yoğunlukta telefon trafiği yaşadık. Telefonumuz hiç boş kalmadığı için çoğu aramaya cevap veremedik.
Böylesine yoğun okuyucu ilgisi tarif edilemez bir mutluluk yaşattı. OLAY okurlarının verdikleri destekten onur duyduk. Bizim için üzülen ve kederlenen herkese bir kez daha teşekkür ediyoruz.
Kısacası…
Patronumuz Cavit Çağlar’ın iradesinden sonra, okur iradesinin de devam etmemizi istediğini gördük.
O nedenle de ayrılığımız yalnızca 1 gün sürdü ve bugünden itibaren yeniden buradayız. Bugüne kadar olduğu gibi, Bursa’ya hizmeti birlikte sürdüreceğiz.
