Geçen yıl… Pek çok kişiye uçuk hedef gibi geldi ama AK Parti İl Başkanı Sedat Yalçın siyasete hareket getiren, daha doğrusu yerel siyasetin hararetini arttırıp partilerin tümünü harekete geçiren kampanya için ilk adımı attı.
Aslında…
İlk adımı atılan, her dönem her partinin yaptığı üye kayıt kampanyası olarak ortaya çıktı. Burada AK Pati’nin getirdiği yenilik üye hedefi ile ilgiliydi.
O da iki aşamalı olarak belirlendi.
İlk aşamada, her ilçe seçmen sayısının yüzde onu kadar üye yapacaktı. Bu hedefe kolay ulaşıldı, hatta biraz da aşıldı.
AK Parti’nin Bursa İl genelinde üye sayısı 220 bini geçti.
Üstelik…
İktidar partisinin seçmen sayısının yüzde 10’u kadar üyeye sahip olması ve bunun sonuçlarından biri olarak oylarını sürekli arttırması diğer partileri de harekete geçirdi.
Örneğin…
CHP de bir süredir kapıları açan anlayışla yeni üye yapıyor. Bu anlayış, Metin Çelik dönemiyle birlikte hızlanacağa benziyor.
Yanı sıra…
MHP İl Başkanı Hasan Toktaş da görevi üstlendikten sonra üye kampanyası hedefi koydu, iki aşamalı çalışmayla Bursa’da 100 bin üye hedefliyor.
Bu noktadan bakıldığında ortaya şöyle bir fotoğraf çıkıyor:
CHP ve MHP belli bir siyasi düşünceyi temsil eden partiler. Özellikle MHP için ideoloji partisi tanımı da geçerli. Düşünce partilerinin üye kampanyaları kolay olmaz. Çünkü, parti ideolojisini benimseyen kendiliğinden üye olur.
Buna karşın…
Başlangıcı muhafazakâr siyaset olsa da, AK Parti bugün geniş kesimlere ulaşarak merkez partisi haline geldi ve kitle partisi oldu.
Yani…
AK Parti’nin herkese kapılarını açması diğer partilere göre daha kolay.
Nitekim…
Şu sıralar üye kampanyalarında ikinci aşamaya geçme noktasına geldiler. İkinci aşamada her ilçede seçmen sayısının yüzde 15’i kadar üye hedefi var.
Bu da…
Son seçimde 1 milyon 875 bin seçmeni olan Bursa için, İl genelinde 280 binin üstünde üye yapmak demek.
Gördüğümüz kadarıyla…
AK Parti İl Başkanı Sedat Yalçın ikinci aşamada rakamı daha nete getirmek amacıyla Bursa’da toplam 300 bin üyeye ulaşma hesabı yapıyor.
Doğrusu…
Böylesine yüksek bir hedef, diğer partilerin üye kampanyalarını başlatmasıyla birlikte yazın sıcağında zaten terlemeye başlayan siyasetin hararetini daha da arttırır.
–Herkese siyasi aidiyet duygusu–
Bursa siyasetinin yakın geçmişini bilenler, özellikle merkez sağ partilerin kongre süreçlerinde yoğun üye kayıtları yaptıklarını, ancak üye sayısı kadar oy alamadıklarını anımsıyorlar.
Ne var ki…
Geçmişte delege seçiminde oy vermesi için üye yapılanlarla bugünkü farklı. O dönem üye yapılanlar görevlerinin kendilerini yazanı delege seçmek olduğunu bildikleri için seçimde kendi partilerine yöneliyorlardı.
Oysa…
Bugün AK Parti’nin önderlik ettiği siyasi aidiyet duygusu kazandırma anlayışı öne çıkıyor. Bu da seçmeni siyasallaştırıyor.
