Yaşamı boyunca hep mücadelenin içinde oldu. Hep bir şeyler üretmek, Bursa ve Türkiye için yararlı olabilme uğraşı verdi.
İpekiş’e genel müdür olduğunda, Atatürk’ün kurduğu fabrikanın önce teknolojisini günümüz koşullarına uygun hale getirmeye, sonrada üretim anlayışını yenileyip dünya pazarında yer bulmaya çabaladı.
Bursa’dan sonra İstanbul’da yine özgün çalışmaları ve tarzıyla Türkiye’nin tanıdığı isimlerden biri oldu.
Fenerbahçe’de yönetim kurulu üyeliği yaptı. Futbol Federasyonu’nda Asbaşkan olarak Türk futboluna damgasını vurdu.
Bir dönem…
Atalarının göç ettikleri Afrika ülkesi Uganda’nın fahri konsolosluğunu üstlendi. O dönem Bursa ile Uganda arasında sanayi ve ticaret köprüsü kurabilmek için özel bir çaba harcadı.
İçinde bulunduğu koşullar ne olursa olsun, Hadi Türkmen daima yüzünde kocaman bir gülümseme ile konuşur. Karşısındakine sıkıntı yansıtmaz, aksine hep pozitif enerji verir.
En önemlisi…
Çevresine bakarken boş gözlerle değil, değerlendiren anlayışla bakar. Her zaman proje üretir, her an yeni bir düşünce geliştirir.
Üstelik…
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin yayın organı Ekonomik Durum başta olmak üzere çeşitli ekonomi gazetelerinde görüşlerini dile getiren yazıları yayınlanır.
Bir dönem siyasetle de ilgilendi. DYP’den iki kez milletvekili adayı oldu.
Fakat…
Dönemin DYP Genel Başkanı Tansu Çiller 1995 seçimleri için Hadi Türkmen’i kendi çevresi Bursa’dan değil, Denizli’den aday gösterdi. Önündeki 3 kişinin seçilmesini sağladı ama gece milletvekili olduğunu düşünürken sabah CHP’nin barajı aşmasıyla seçilemeyenler arasına katıldı.
1999 seçimlerinde Çiller onu bu kez Adana’dan aday gösterdi.
Rivayet o ki…
DYP Adana teşkilatı Çiller’le görüşürken “Burada çok Arap kökenli var, bir Arap aday iş yapar” demişler. Çiller de havaalanında İncirlik Üssü’ne gelen Amerikalı zencileri görünce “Tam onlar gibi” diye düşünmüş olmalı ki Hadi Türkmen’i kontenjan adayı olarak Adana’ya göndermiş.
Neyse…
Anlatacağımız bunlar değil. Yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle iki bacağını da kaybeden Hadi Türkmen bir süredir Mudanya’da yaşıyor, tedavisine buradan devam ediyor.
Her şeye karşın yine yaşama güler yüzle bakıyor, yine kendisine çok yakışan iri gövdesiyle sempati dağıtıyor.
Dün…
Kayınpederi olan, Bursaspor’un efsane başkanlarından Salih Kiracıbaşı’nın yaptırdığı Arnavutköy’deki evinde sohbet ederken, önümüzdeki yat limanını gösterip düşüncesini anlattı:
“Fransa’nın dünyaca ünlü Cannes ve Nice sahillerinin inan buradan hiç farkı yok. Doğru bir planlamayla Mudanya sahilleri çok yakın gelecekte Cannes ve Nice sahilleri gibi olur.”
Bu noktada…
“İstanbul’da Ortaköy’ün değişimini anımsıyorum. Hiçbir özelliği yoktu. Şimdi Türkiye’nin bildiği ve gitmek istediği bir cazibe merkezi haline geldi” deyip ekledi:
“Mudanya’nın müthiş bir tarih özelliği var. Buradaki evler hiçbir yerde yok. Özgün sokaklar var. Doğru bir planlamayla Mudanya sokak sokak canlandırılabilir.”
Nasıl yapılacağını da söyledi:
“Belirlenen sokakları Bursa’nın önde gelen sanayici ve işadamları yatırım amaçlı alırlar. O sokaktaki evler tek tek elden geçirilip turizme kazandırılabilir.”
Şunu da ekledi:
“Mudanya çok özel bir yer. Havasıyla, sahiliyle, tarihiyle, mimari dokusuyla Mudanya’yı dünyanın bildiği bir yer haline getirebiliriz.”
