Bu öneriye kulak vermekte yarar var: Yeni otellerle yatak kapasitesi dolan Bursa’daermali hamamdan kurtarma projesi

Yıllar önce… Türkiye’de kaplıca tedavisi denildiğinde akla Bursa gelir, Çekirge’deki hamamlar anılırdı.
Öyle ki…
O dönem otel sayısı yeterli olmadığı için, ülkenin her yerinden gelenler, Çekirge’deki evlerde kiraladıkları odalarda kalırlardı.
Belki de Türkiye’nin ilk pansiyonculuk uygulaması bu nedenle Çekirge’de başladı.
Fakat…
Bursa bu farkının değerini bilemedi, hamam bile olsa kaplıca turizmini geliştiremedi. Geliştiremediği için de, yeni ve modern tesislerle donatılan İzmir’in Balçova’sına, Afyon’a yenildi, geriye düştü.
Şimdi…
Vali Şahabettin Harput’un önderlik ettiği termal turizm hamlesiyle açığı kapatmaya çabalıyor. Atılan adımların tümü iyi niyetli. Bursa’nın zaten sahip olduğu doğal sıcak su kaynaklarının hem daha iyi kullanımı, hem de şifa olması için yeni projeler geliştiriliyor.
Projenin içinde otel var, sağlık merkezleri var, tedavi özelliği nedeniyle sağlık kuruluşları var. Buradan yararlanacakların gereksinimlerini karşılayacak spor ve sosyal tesisler de var.
İşte…
Tam da bu noktada, projelendirme sürecine ışık tutacak bir öneri geldi. Üstelik, bu öneri turizm dünyasının içinden geldi.
Kısa adıyla Gümtob olarak bilinen Güney Marmara Turistik Otelciler ve İşletmeler Birliği Başkanı Haluk Beceren çok önemli bir noktaya dikkat çekiyor.
Dediği şu:
“Yeni yapılan otellerle birlikte Bursa’da bugün 10 bini aşan yatak kapasitesiyle yatak arzı belli bir noktaya geldi. Şimdi bu duruma, yani yatak arzına olan ve olması gereken talebi planlayıp pastayı büyütmeliyiz.”
Ardından…
Otellerin devreye girmesinden ve termal turizmi projesinin başlamasından önce yapılması gerekeni söylüyor:
“Büyüteceğimiz turizm pastanın hangi dilimlerden oluşacağını ve önceliğin nerede olacağını da şimdiden belirlemek gerekiyor.”
Sonrasında…
Vali Harput’un çabasıyla yürüyen termal su atağına dikkat çekip şunu söylüyor:
“Bursa’nın yeni termal su kaynaklarını hamam mantığından çıkarıp sağlık turizmi mantığıyla kullanmalıyız.”
Önerisi şu:
“Gelin, yerel yönetimler ve otelcilerin ortak olacağı termal kür merkezi oluşturalım.  Yatak arzı gerektirmeyen bu tedavi amaçlı kür merkezi sayesinde, Bursa’yı tarihinde olduğu gibi sağlık turizmi merkezi yapalım.”
Kısacası…
Turizmcilerin oluşturduğu en önemli sivil toplum örgütünün başkanı olarak, “Yatak arzı tamam, artık otel yapmayalım, ama otellerin hepsinin ortak yararlanabileceği ve yatak gerektirmeyen kür merkezi kuralım” demek istiyor.