Erol Nural ustamızın kaleminden çok özel bir dost portresi: Musli Kayalar

Yıllar önce… Daha gencecik bir gazeteciyken, başımız her sıkıştığında Atatürk Caddesi üzerinde bulunan ve şimdilerde tümü Vakıflar Bankası olarak kullanılan Vakıflar İşhanı’nın ikinci katındaki Hürriyet Bursa Bürosu’na koşardık.
Çünkü…
O büronun şefi Erol Nural’dı ve bizim gibi tüm genç gazetecilerin Marko Paşası olarak hepimize ağabeylik yapardı.
Hem de…
En sıkışık zamanlarında bile bir kerecik olsun of demeden biz gençlere sıkıntıya düştüğümüz konularda yol gösterir, akıl verirdi.
O nedenle…
Erol Nural Usta bizim için çok önemliydi. Sadece o yıllar değil, Erol Abi bizler için bugün de çok önemli. Çünkü ondan hâlâ öğreneceğimiz çok şey olduğunu görüyoruz.
Örneğin…
Haber gazetesinin bugünkü köşesinde, yine o yılların unutulmaz bir başka dost büyüğümüzün Musli Abi’nin muhteşem bir portresini yazmış. Satırlarında hepimizin hislerine tercüman olmuş.
Erol Nural Ustamızın kelimelerinin, cümlelerinin, satırlarının üstüne ekleyecek ifadeler bulamadığımız için, “Çok Özel Kalem” başlıklı yazısını aynen sayfamıza almak istiyoruz.
Duygularına ve dileklerine de aynen katılıyoruz:
••••••••••
Çok “Özel Kalem”
••••••••••
Gerçi…
Ustamızın duygu dolu ifadelerinin üstüne laf eklemek haddimize değil ama, o dönemi bilenler açısından önemli olacağını düşündüğümüz bir küçük bilgi notu eklemek istiyoruz.
O yıllarda…
Yani Musli Abi’nin Emniyet Müdürlüğü’nde Özel Kalem Müdürü olduğu dönemde, Bursa Emniyeti’nin gülen yüzü ve toplumla sıcak buluşma noktası olarak adlandırılan Ahmet Bülbül de Planlama Sorumlusu olarak görev yapıyordu.
İkisi çok da yakın arkadaştı.
Yıllarca…
Emniyet’in sivil toplumla tüm ilişkilerin o sağladı, tüm organizasyonların Ahmet Abi yaptı. 80’lerin başında da emekli oldu ve özel sektörde çalışmaya başladı.
Dahası…
Türkiye’nin ilk sandalye ve koltuk fabrikası olarak Ovaakça’da kurulan Alman Teknik’te genel müdürlük yaptı.
Zaman zaman biz çocukları aramayı ve “Bir derdiniz var mı?” demeyi sürdürdü.
Ama…
Geçtiğimiz günlerde sessiz sedasız yaşama veda edip aramızdan ayrıldı.
Musli Abi’ye şifa dileyip aramıza dönmesini beklerken, en yakın arkadaşına Allah’tan rahmet diliyoruz.


Başlığın hemen altını dolduralım.
Evet!..
Bugün “çok özel” birinden.
Daha doğrusu “çok özel bir müdür”den söz edeceğiz.
Eminiz.
Musli Kayalar adını bizim yaşımızdakiler hariç, pek duyanınız olmamıştır.
O zaman biraz tanıtalım.
Bundan 35 yıl önce.
Bursa Emniyeti’nin başında son derece sert bir müdür var.
Çağırdığı baş komiserin bile yanına girerken titrediği bir müdür:
İsmail Hakkı Demirel.
Musli Kayalar ise o sırada arkadaşlarıyla birlikte kurduğu Toplum Polisi’nde görevli.
Bir gün.
O sert Emniyet Müdürü’nün dikkatini çekiyor.
..Ve Musli’yi yanına Özel Kalem Müdürü olarak alıyor.
***
Bu “çok özel kalem” o kadar çalışkan ki.
Kısa sürede valilerin de aradığı isim haline geliyor.
Bu nedenle Emniyet Müdürlüğü’ndeki görevi 3- 4 yıl sonra bitiyor.
Önce.
Vali Mehmet Karasarlıoğlu.
Ardından kısa bir dönem için de olsa.
Vali Ziya Çoker.
..Ve Bursa’nın Efsane Valisi Zekai Gümüşdiş.
Musli Kayalar artık valilerin Özel Kalem Müdürü’dür.
Hele.
Bursa’da 12 yıl Valilik yapan Zekai Gümüşdiş ile baba oğul ilişkisi içindedir.
Ama.
Başarılı insanları kapmak için sırada bekleyenler var.
Örneğin.
İlk Büyükşehir Belediye Başkanı Teoman Özalp!..
Ne yapıp edip, Gümüşdiş’i ikna ediyor ve Musli’yi yanına çekiyor.
4 yıl birlikte çalışıyorlar.
..Ve sonra emeklilik…
***
Tüm bunları şunun için anımsattık.
Musli Kayalar kimse pek farkında değil ama.
Bursa’da herkesin kolay ulaşamayacağı bir rekorun sahibi…
Emniyet Müdürlüğü’nden başlayıp.
Valilikte devam eden.
..Ve Belediye Başkanlığı’nda sona eren.
Bir özel kalem müdürlüğü serüveni.
Evet!..
Bu gerçekten bir rekor…
Bursa’da hatta Türkiye’de bir rekor…
Bir kentin siyasi, idari ve güvenliğini yöneten üç üst kurumunda birden görev yapmak.
Herhalde Musli’den başkasına da kolay kolay nasip olmaz.
..Ve işte o rekorun sahibi .
O “Özel Kalem”
Şimdi yoğun bakımda…
Hem de tam 41 gündür.
Yüksek tansiyona bağlı kalp krizi yüzünden girdiği komadan bir türlü çıkamıyor.
Senin tüm başarılarının canlı şahidiyiz.
Bu komadan da çıkıp aramıza katılacağından adımız gibi eminiz.
Bizi daha fazla bekletme lütfen!.