Başbakan Amerika`da bölge arabulucusu profili çizdi

Başbakan Amerika`da bölge arabulucusu profili çizdi  Erdoğan`ın gezisiyle ilgili Amerika`da beklentler neydi? Başbakan dünkü iki konuşmasında hangi konulara değindi, nasıl bir profil çizdi, bıraktığı izlenim ne? Toplantıyı izleyen Burak Küntay yorumladı…


Hem Türkiye’nin iç  politikasını ilgilendiren kritik konular, hem de Türkiye’yi de ilgilendiren bölgesel konular nedeniyle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Amerika gezisi daha dikkatli izleniyor.

Obama ile yaptığı görüşmeden sonra dün de iki ayrı toplantıya katıldı.

İlkinde…

Doktoralarını tamamlamak isteyen Türklerin de tercih ettiği John Hopkins Üniversitesi’nin Saiis adlı politika okulunda konuştu.

İkincisinde ise merkezi Türkiye’de bulunan Seta Vakfı’nın toplantısında konuşma yaptı.

Seta Vakfı’ndaki dar kapsamlı toplantıya katılanlar arasında, Bahçeşehir Üniversitesi Amerikan Araştırmaları Merkezi Başkanı Burak Küntay da vardı.

Toplantı sonrası Küntay’a izlenimlerini sorduğumuzda şu cevabı verdi:

“Toplantı öncesinde beklentiler vardı. Örneğin, Başbakan’ın Afganistan’a asker gönderilmesi, Kıbrıs, Ermenistan’la ilişkiler, Azerbaycan’la yaşanan gerilim ve içerideki açılım gibi konulara değinmesi bekleniyordu.”

Gördüğü şu:

“Ancak, Ermenistan’la ilgili sorulan bir soruya cevabı dışında Başbakan bu konulara hiç girmedi.”

Şunu ekledi:

“Türkiye’yi doğrudan ilgilendiren bu konular yerine, İran’ın nükleer silahlanmasından yola çıkıp, İsrail’in Gazze’de kullandığı fosfor bombalarını gündeme getirdi.”

İzlenimini aktardı:

“Gördüğüm şu: Bir arabuluculuk fantezisi oluşmuş. Ama bizden bunu isteyen yok.”

Bu noktada…

Erdoğan’ın performansını da yorumladı:

“Konuşmaları ve verdiği mesajlar bana çok kuvvetli gelmedi. Sanki Türkiye’de yerel bir topluluk önünde konuşuyormuş gibiydi. Avrupa Birliği ilişkilerinde, maç başladıktan sonra sürekli kural değiştirildiğini söylerken haklıydı.”

İmam hatip ve meslek liseleri konusunde en samimi görüş ve öneri Celal Beysel’den geldi

Celal Beysel adını Bursa’da hemen herkes bilir. Köklü bir aileden gelmesinin yanında, her şeyden önce sanayicidir.

Uzun yıllar…

Bursa Sanayici ve İşadamları Derneği’nde yönetim kurulu üyeliği ve başkanlık yaptı. Siyasette de Bursa’ya ve ülkeye hizmet etmeye çalıştı.

Öyle ki…

Anavatan Partisi’nin en güçlü olduğu dönemde Bursa İl Başkanı olarak siyasete değer kattı.

Hatta…

Avrupa Birliği’nin henüz geniş kesimlerde bilinmediği dönemlerde Bursa’da AB Derneği’ni kurdu ve başkanlığını yaptı.

Şimdi de…

Türkiye’deki küçük-büyük tüm siadların bağlı oldukları federasyonları çatısı altında buluşturan Türkonfed’in başkanlığını yapıyor.

Yani…

Sonu siad ile biten tüm derneklerin oluşturduğu yapının en tephesindeki kişi konumunda.

Celal Beysel’in her alanda ne kadar çalışkan ve üretken olduğunu çok iyi bilenlerdeniz.

••••••••••

Dün…

Hürriyet gazetesinin ekonomi sayfalarında Beysel’le yapılmış bir röportajı okuduk.

Görüş açıkladığı konu, meslek liselerinden mezun olan gençlerin üniversiteye girişlerinde uygulanan katsayıyla ilgili olduğu için güncel ve ülkenin önemli bir sorunu:

Çünkü…

Meslek liselerini bitirenlerle genel liseleri bitirenlere üniversiteye girişte ayrı katsayılar uygulanıyor. Meslek liselerinden gelenler her fakülteye giremiyorlar.

Bu ayrımı YÖK kaldırmış ve eşit katsayı getirmişti. Fakat Danıştay uygulamayı iptal etti.

İşte…

Celal Beysel bu soruna içten ve bugüne kadarki süreçte belki de en net çözümü öneriyor.

Önce…

Açık yüreklilikle sorunun adını koyuyor:

“Açık konuşalım… İmam hatiplilerin siyasal ve hukuk okumasını engellemek için meslek liselerine katsayı uygulanıyor.”

Sonra…

Konuya sanayici gözüyle bakıyor:

“Bu okullar zaten fiilen meslek lisesi deği. Sanayide ve serbest piyasa ekonomisinde böyle bir meslek yok.”

Ardından…

Çözüm önerisini açıklıyor:

“İmam hatip liseeri muhafazakâr genel lise yapılsın. Vatandaş çocuğuna daha fazla dini eğitim aldırmak istiyorsa bu okulları tercih etsin.”

Devam ediyor:

“Bu okullardan mezun olan çocukların istedikleri üniversiteye gitmesi de engellenmesin.”

Bu noktada…

Yine çok özel bir tespit yapıyor:

“Aklımızı fikrimizi imam hatiplerle bozmuş durumdayız. İmam hatiplilileri engellemek adına da bugüne kadar eğitimde bir sürü yanlış yapıldı.”

Şunu da vurguluyor:

“Çağdaş bir insan imam hatiplilerin üniversite okumasının engellenmesini savunamaz. Bunu savunmak insan haklarına aykırı.”

Konunun ikinci boyutuna da dikkat çekiyor:

“İmam hatip lisesinin önünü kesmek adına meslek liselerinin önünü kestiler.”

Sıkıntı şu:

“Hem orada okuyan gençler açısından hem de sanayicinin ihtiyacı olan meslek elemanları açısından sanayiciye büyük kötülük yapıyorlar.”

Şu tespit de çok önemli:

“Maalesef olayı analitik ve tarafsız göremiyorlar ve herkes kendi kalesini korumaya çalışıyor. Bu yüzden mesele çözülemiyor.”

Kaygısı şu:

“İmam hatipler olmasa da katsayı, meslek lisesine gidecek öğrencinin önünde psikolojik eangeldir. İyi öğrencilerin meslek lisesine gitmesini engelliyor.”

••••••••••

Söyleceğimiz şu:

İmam hatiplerden yetişenler bunları söyediklerinde “taraf” kabul ediliyorlar.

O bakımdan…

Eğitimini yurt dışında yapmış, Türkiye’deki tüm sanayici ve işadamı örgütlenmelerinin en tepesindeki isim olan Celal Beysel böyle bir konuda “tam tarafsız” kişi.

Söyledikleri de aynen doğru.

Kent sorunları, İnşaat Mühendisleri kulisinde

Bu sütunların okurları biliyorlar… Necati Şahin başkanlığındaki İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi’nin “kentle ilgili ve kenti ilgilendiren her konuda” proje geliştirip görüş açıklamasını önemsiyoruz.

Bu nedenle…

İMO’nun son dönemini “proje üretim merkezi” gibi görüyor ve bu şekilde de yazıyoruz.

Fakat…

Bizim “dışarıdan bakan göz” olarak yaptığımız bu değerlendirmenin, ocak ayındaki İnşaat Mühendisleri Odası seçimlerinde “muhalefetin en büyük kozu” olduğunu gördük.

Nitekim…

Şahin’e karşı Çalışma Grubu adayı oarak çıkan Mehmet Atamaca dün, aralarında geçen dönem adayı Ekrem Algül’ün de bulunduğu ekibiyle ziyaretimize geldi.

Öncelikle…

“Kent sorunlarına siyasi değil, mesleki destek” sloganıyla yola çıkan Atmaca, bizim önemsediğimiz gelişmeye şöyle yaklaştı:

“Bazı konularda hazırlık yapılmadarn görüşler açıklanıyor. Komiteler çalıştırılmıyor. Oysa bu konularda kişisel fikir değil, üniversitenin de işin içine gireceği bilimsel çalışmalar gerekli.”

Örnek olarak da stadyum, Nilüfer Vadisi, Bursaray C Etabı gibi konuları gösterdi ve şu eleştirisini dile getirdi:

“Bursa ulaşımının en önemli eksiği demiryolu. Programda var ama işe başlanamıyor. Bizim odamız ise bunu atlayıp hızlı treni gündeme getiriyor.”

Mesajı ise şu:

“Ben efsane başkan olmak istemiyorum. Biz efsane yönetim olmak istiyoruz.”

İnegöl CHP’de Dönmez önlemi

İnegöl’e bağlı Kurşunlu beldesinde iki dönem Cumhuriyet Halk Partisi’nden belediye başkanı seçilen Erkan Dönmez geçen hafta partisinden istifa etti ve Mustafa Sarıgül önderliğideki Türkiye Değişim Hareketi’ne katıldı.

CHP İnegöl İlçe Başkanı Erol Kazanç ise dün basın toplantısı düzenledi ve Dönmez’in gidiş şekline tepki gösterdi.

Ayrıca…

Erkan Dönmez’in yönetim kurulu kararıyla disipline verildiğini de açıkladı.

Parti tüzüğüne göre, kişiler istifa ettiklerinde haklarındaki disiplin işlemleri duruyor.

O bakımdan…

İlk bakışta CHP İnegöl İlçe’nin kararı geç alınmış gereksiz bir karar gibi gözüküyor.

Ne var ki…

İleride koşullar değişir de Erkan Dönmez geri dönmek isterse, bu kez karşısına disiplin barajı çıkacak.

Yani…

CHP İnegöl’ün Dönmez’in dönememesi için önlem aldığı görülüyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Olay Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. 09-12-2009