Siyasetin toplumla buluşma noktası ve parti teşkilatları

Siyasetin toplumla buluşma noktası ve parti teşkilatları  Siyasi piramide göre, halkın sorunları ve beklentilerini üst yönetime parti teşkilatlarının taşıması gerekiyor. Hükümet stratejileri için bu çok daha önemli. Fakat sistem yalnızca bir partide işliyor…


Siyasi piramit belli: En altta partinin tabanı var. Onun üstünde belde, ilçe ve il teşkilatları yer alıyor. Üst noktayı ise Genel Merkez yönetimi oluşturuyor.

Bu piramitte…

Tabandaki, yani en alttaki beklentiye göre, en üstteki Genel Merkez yönetiminin politika geliştirmesi gerekiyor.

İktidar partisinde, en üstteki Genel Merkez basamağının yanında bir de hükümet olgusu yer alıyor.

Eğer…

İlk basamaktaki teşkilatlar ve Genel Merkez aşağıdan gelecek bilgiyi iyi değerlendirirse, uygulama noktasında hükümet strateji belirleyip plan yapabilir.

Peki…

Türkiye’nin siyaset anlayışında bu piramit işliyor mu?

İşte bu soruya cevap verebilmek pek kolay değil.

Çünkü…

İktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi dışında, tabanın ya da halkın eğilimini belirlemeye önem veren siyasi yapı bugüne kadar görmedik.

Örneği ortada…

AK Parti düzenli olarak İlçe Danışma meclisi toplantıları yapıyor. Buradaki tespitler, yine düzenli yapılan İl Danışma Meclisi toplantılarında rapora dönüşüyor ve il başkanları toplantısında Genel Merkez ve hükümete iletiliyor. Böylece sistem işliyor.

Yanı sıra…

AK Parti İl Başkanı İl Başkanı Nagip Vardar’ın boş geçen günü yok. Her gün sivil toplum örgütleriyle, heyetlerle, sorunu olanlarla bire bir görüşüyor.

Üstelik…

Elde ettiği bilgileri yukarı iletmenin yanında, kamuoyunu da bilgilendiriyor.

Âdeta…

Bir siyasi parti il başkanı gibi değil de, hükümetle toplum arasındaki koordinatör gibi çalışıyor.

Bu, çok önemli bir işleyiş anlayışı elbette. Diğer partilerde de tekrarlandığı zaman siyasetin toplumla buluşma noktasındaki en önemli düğüm çözülecek.

Ankara’daki TSK Rehabilitasyon Merkezi’nde tedavi gören Hadi Türkmen, gazilerin arasından duyguları seslendirdi

Türkiye kamuoyu onu Fenerbahçe Yönetim Kurulu Üyeliği ve Futbol Federasyonu Asbaşkanlığı’ndan tanıyor ama Hadi Türkmen hiç kuşku yok ki Bursa iş dünyası için önemli isimlerden biri.

Bu kentin sanayisine yıllarca hizmet verdi. Bursa’dan uzakta olduğu günlerde bile hep Bursa bayraktarlığı yaptı.

Uzun zamandır yüksek şekere bağlı rahatsızlıkları nedeniyle tedavi görüyor. Bu kapsamda, İstanbul Çapa Hastanesi’ndeki tedavisi sırasında bir bacağını feda etti.

İkinci bacağının da tehlikede olduğu süreçte doktorları onu Ankara Bilkent’teki Türk Silahlı Kuvvetleri Rehabilitasyon Merkezi’ne sevkettiler.

Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail ile birlikte dünyadaki üç rehabilitasyon merkezinden biri Bilkent’te, TSK adına faaliyet gösteriyor ve çok da başarılı sonuçlar alıyor.

Türkmen de yaklaşık bir aydır burada Güneydoğu’da kol ve bacaklarını kaybetmiş gazilerle birlikte tedavi görüyor.

Biz de telefonla zaman zaman sesini duyuyoruz.

Tanıyanlar için hem aktaralım:

Hadi Abi’nin sağlığı şu aralar çok iyi. Başına işler açan şekeri düştü, hayli de kilo verdi. En önemlisi, morali yerinde.

Öyle ki…

Gazilerin oluşturduğu ampute futbol takımı ile ilgileniyor. TSK Ampute Takımı için sponsorlar buluyor, maça hazırlanmalharına katkı sağlıyor.

Hatta…

Onları sosyal yaşama hazırlayan aktivitelere imza atıp moral veriyor. Haftada iki gün de gazilerle birlikte alışveriş merkezine ve tiyatroya gidiyor.

Yani…

Herkesin bildiği sıcak kanlı, heyecanlı, kıpır kıpır ve sevgi dolu Hadi Türkmen bu çok özel ortamda eski günlerini aratmayan işler yapıyor.

Son görüşmemizde…

Gündeme gelen açılım ile ilgili olarak çevresindeki gazilerin duygularını merak ettik.

Gözlemlerini şöyle aktardı:

“Türkiye henüz içeriğini bilmediği bir gerçeği konuşuyor ve tartışıyor. Barış ve Demokrasi açılımı, ülkedeki bütün yurttaşları pozitif yönde etkilerken bu açılımın yol haritasını kürt açılımına çevirmesi bazı yurttaşlarımızı tedirgin etti.”

Şuna dikkat çekti:

“Açılım planlamasını yapanların ve yürütenlerin uygulama için karşılıklı anlaşarak toplumun ufak ufak ikna edilmesi amacıyla uygulamaya koydukları 34 kişilik ilk örnekleme bu ülke için kanını akıtmış şehit ailelerini ve gazileri büyük bir travmaya sürükledi.”

İzlenimi şu:

“Denenen metod ne yazık ki öncelikle mağdur yurttaşlarla onların ailelerini derinden yaraladı ve daha çok gözyaşı akıtmalarına sebep oldu.”

Şunu özellikle vurguladı:

“İçleri acılarından kan ağlarken dimdik ayakta durup ‘Vatan sağolsun’ diyen analar, babalar ve eşler ihanete uğramış kişilere döndüler. Vatan kahramanları, övünç ve gurur madalyalarını, protez yapılmış kollarını ve bacaklarını yetkililerin önüne atarken asıl şimdi yaralandıklarını anladılar.”

Bu noktada…

İzlenim aktardığı gazilerin kırgınlıklarının devlete olmadığını özellikle vurgulayan Hadi Türkmen bu süreçte gazi maaşlarına yapılan 6-8 liralık zammın da onur kırıcı buluduğunu aktardı.

Gazilerdin sesi olarak aktardığı mesaj şu:

“Barışa ve demokrasiye her zaman evet. Açılım adı altında yeni bölünmelere ise her zaman hayır.”

Vedat Bursaspor’a nasıl transfer oldu

Hadi Türkmen deneyimlerini gazetelerdeki yazılarıyla da paylaşıyor.

Vedat Oktay’ın ölümünden sonra, onun Bursaspor’a transfer öyküsünü şöyle anlatmıştı:

Vedat’ın, eski Bursaspor Genel Kaptanı olan babası merhum Rahmi Abi, bir gün, Bursaspor Başkanı rahmetli kayınpederim Salih Kiracıbaşına’na gelir ve “Baba, iyi bir futbolcu buldum, muhakkak almalıyız. Fakat ailesi çok para istiyor” der ve transfer için ısrar eder.

Transfer gerçekleşir. İlk hazırmlık maçında başkan sorar:

“Yahu bu Rahmi’nin aldığı çocuk hangisi?”

Hemen Vedat’ı gösterirler. Koço da o gün harika top oynar. Kiracıbaşı maçı izlerken “Çok para verdik” deyince, Rahmi Oktay da “Ailesini çzor ikna ettik” cevabı verir.

O sırada yanlarında bulunan merhum Semih Sevilen ise “Yahu bu Rahmi’nin kendi oğlu” deyiverir.

Esnafa adanmış ömür Ali Osman Kantar

Kentlerde çok özel insanlar vardır. Ali Osman Kantar o çok özel insanlardan biriydi.

Yeşil Çay Bahçesi’nden başlayan yolculuğu onu önce Kahveciler Odası Başkanlığı’na, sonra da Esnaf Kefalet Kooperatifi Başkanlığı’na taşıdı.

Şöyle bir düşünün…

Bir insan 50 yılı aşkın süre Kahveciler Odası Başkanlığı yapacak ve karşısına bir kez bile rakip çıkmayacak.

Dahası…

Esnaf Kefalet Kooperatifi gibi zor bir görevi 40 yılı aşkın süre omuzlayıp götürecek ve tek bir kararı tartışılmayacak.

Ali Osman Kantar işte bunu başardı.

Herkes ona inanıyordu, güveniyordu. Onun kalbinin esnafa hizmet için attığını biliyordu. Zaman zaman sert davransa bile yüreğinin güvercin yüreği gibi olduğunu herkes biliyordu.

O, yalnızca esnafın değil, Bursa’nın Ali Osman Abisi olarak kabul görüyordu.

İnsanları seviyordu, topluma yararlı olmayı her şeyden fazla önemsiyordu.

Her zaman herkesin yanında olmayı görev edinmişti. 33 yılı geride bırakan gazetecilik yaşamımızda Ali Osman Kantar’ı biz de hep yanımızda hissettik ve gördük.

Onun yeri bir başkaydı. Ölümüne çok üzüldük. Allah’tan rahmet diliyoruz. Bursaesnafının başı sağolsun.

Bu arada…

İnsanların yardımına koşmaktan mutluluk duyan bir başka insan, Ahmet Korkmaz da dün hayat arkadaşı Şükran Korkmaz’ı ebedi yolculuğuna uğurladı.

Ahmet Abi’nin de acısını paylaşıyor, Hacı Hanım’a rahmet diliyoruz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Olay Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. 15-11-2009