Bursa umursamadı ama otoyolda İzmir söz aldı

Bursa umursamadı ama otoyolda İzmir söz aldı İstanbul-Bursa-İzmir otoyoluna müteahhit Körfez Köprüsü-Bursa etabıyla başlamayı planladı. Bursa umursamadı ama, “Bursa bizi geçer” korkusuyla lobi yapan İzmir, sonunda Ulaştırma Bakanı`nda yeşil ışığı yakaladı…


İlk olarak 25 Ağustos günü bu sütunlarda, Sabah gazetesinde yayınlanan haberi Bursa kamuoyuna aktardık.

O haberde…

Türkiye’nin son dönemdeki en büyük otoyol projesi olan İstanbul-Bursa-İzmir Otoyolu’na yüklenici firmanın teknik ve ekonomik gerekçelerle İzmit Körfez Köprüsü-Bursa etabından başlamayı uygun gördüğü, buna karşın İzmir’de “Otoyol Bursa’dan başlarsa Bursa İzmir’i sollayıp geçer” korkusunun başgösterdiği, hatta Ege Bölgesi Sanayi Odası heyetinin Ankara’ya gidip Başbakanlık nezdinde görüşmeler yaptığı yer alıyordu.

Ayrıca…

Tüm bu girişimlere karşın, yüklenici firmanın “İnşaat İzmir’den başlarsa 40 yılda bitmez” dediği ve Körfez Geçişi-Bursa etabında ısrar ettiği vurgulanıyordu.

Yazının sonunda şunu da paylaştık:

Bursa, lobiciliği beceremediği için bazı önemli projeleri başka kentlere kaybetti. Bu kez lobicilikten kaybetmiyoruz. Ama bu da kendi başarımızdan değil, İzmir’in hamlesinin sonuç vermemesinden.

••••••••••

Meğer…

Böyle düşünerek kendi kendimizi kandırmışız.

İzmir lobisinin pes etmediğini, hatta sonuca ulaşan yolda altın değerinde hamle yaptığını okurumuz Aykut Turan’ın elektronik postayla gönderdiği İzmir’de yayınlanan Yeni Asır gazetesinin dünkü haberinden öğrendik.

“Bakan Binali Yıldırım: İzmir’i mağdur etmem” başlığıyla verilen haberde, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’la yapılan görüşme aktarılıyor.

Haberde…

Yıldırım’ın, otoyol inşaatının Bursa ile aynı zamanda İzmir’den de başlaması isteği üzerine, “Yüklenici firmanın önceliği teknik sebepler ve finansman açısından İzmit Körfez Geçişi’ne vermeyi düşündüğünü, ancak henüz somut bir karar alınmadığını, Yüksek Planlama Kurulu onayı çıkmadığı için sürecin tamamlanmadığını, yer teslimi aşamasına gelindiğinde oturup hep beraber duruma bakılacağını” söylediği aktarıldıktan sonra şu cümlesine yer veriliyor:

“Bugüne kadar İzmir ne istedi de yapmadık? Kesinlikle İzmir’i mağdur etmeyeceğiz.”

Gelinen nokta işte bu…

Ağlamayan çocuğa gerçekten meme vermiyorlar. Ağlamayı bilen de da istediğini alıyor.

Biz bu otoyol işini pek umursamadık ama, İzmir lobisi bastırdı ve Ulaştırma Bakanı’na “İzmir’e yeşil ışık yakma” yolunu açtırdı.

Okurumuz Aykut Turan da iletisine şunu eklemiş:

“Şimdi hem İzmir’den hem Bursa’dan başlayacak dense de biz böyle uyumaya devam edersek sadece İzmir’den başlanacağı haberlerini yakında görürüz.”

••••••••••

Okurumuzun kaygılarına aynen katılıyoruz. Biz kendi kısır çekişmelerimizle, iç bünyedeki küçük kavgaları tercih ediyor ve daha önemsiyoruz.

Bununla birlikte…

“Yahu otoyol inşaatı Bursa’dan başlasa ne olur, İzmir’den başlasa ne olur, iki kentten aynı anda başlasa ne olur?” diyenler de çıkabilir.

Bursa’daki umursamazlığa bakarak, “Bir şey olmaz” demek mümkün. Ama İzmir’in ne kadar önemsediği göz önüne alındığında, bu işin değeri daha iyi anlaşılıyor.

Dahası…

Otoyol projesinin müteahhiti, “İzmir’den başlarsa proje 40 yılda bitmez” demişti.

Görünüşe göre…

Bu büyük proje de “bir kentin korkusu” uğruna bitmeyecek projeler arasındaki yerini alacak.

Çelik’ten adliye yeri ısrarı ve Yıldırım’a 2 müjde

Yıllardır alışılan bir durum var: Ramazanda siyaset mekan değiştiriyor. Bu değişiklik de iki noktada kendini gösteriyor.

Birincisi…

Siyasetçiler iftar sonrası Kültürpark’taki çay bahçelerini dolduruyorlar.

İkincisi…

İftar sofralarında “hedefe yönelik doğrudan siyaset yapma” fırsatı buluyorlar.

Örneğin…

Belediyelerin, derneklerin iftar organizasyonlarında söz alan siyasetçiler hem gündeme yönelik bilgi veriyorlar, hem yaptıklarını anlatıyorlar, hem de yeni projeleri paylaşıyorlar.

Nitekim…

Önceki akşam Batumlular Derneği tarafından düzenlenen iftarda, Devlet Bakanı Faruk Çelik kürsüye çıktı ve Yıldırım’a yönelik açıklamalar yaptı:

Bir…

“Yeni adliye binası, Ankara Yolu’nda Karayolları Şantiyesi’nin bulunduğu alana yapılacak.”

Bu ifade…

Adliye binasının Otosansit yanındaki Karayolları Şantiye arazisine yapılmasına itiraz eden Baro’nun destek ziyaretlerine karşın, “iktidardaki siyasi otoritenin ısrarlı olduğu” anlamına geliyor.

İki…

“Tapu ve Kadastro müdürlükleri 6 aya kadar Duaçınar’da Köy Hizmetleri’nin eski binasına geliyor.”

Üç…

“İl Sağlık Müdürlüğü de mutlaka Yıldırım’a gelecek. Boşaltacağı bina ise, yanındaki Zübeydehanım Doğumevi’ne verilecek.”

Anlaşılan o ki…

Bakan Çelik, kamu hizmeti veren bazı dairelerin Yıldırım’a gelmesinde kararlı. Yıldırım’ın bu sayede gelişeceğine inanıyor.

Fakat…

İl Sağlık Müdürlüğü’nün daha önce, Tapu ve Kadastro ile birlikte Duaçınar’da Köy Hizmetleri’nin eski yerine taşınması gündemdeydi. Bakan’ın sözlerinden, “yerinin değiştiği” izlenimi çıkıyor.

Karışık bir kongre hesabı ve iddialar

Cumhuriyet Halk Partisi’nde Osmangazi İlçe’nin olağanüstü kongre yapması isteğiyle başlayan süreçte çok ilginç gelişmeler ortaya çıkıyor.

Örneğin…

Yönetim muhaliflerinin yaptığı olağanüstü kongre başvurusunu “muhatap yanlışlığı” nedeniyle reddeden 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’ndeki dava dosyasında bir liste var.

Ali İhsan Alınca, Sucabey Aras, Aziz Artuç, Nurcan Avşar, Turgay Bulut, Ramazan Can, Sevilay Coşkun, Hayri Çiçek, Selahattin Değirmenci, Atakan Durmaçalış, Filiz Egeli, Rıza İnan, Ali Kalkan, Süleyman Karal, Volkan Karal, Ali Kınık, Deniz Nayman, Ufuk Onan, Faruk Öztürk, Meral Saraç, Hasan Satılmış, Mustafa Şahin, Adem Türk, Mehmet Yavuz ve Fatih Zileyaz adlı delegeler, 5 Haziran 2009’da partiden istifa etmişler.

Dolayısıyla, üyelikleri ve delegelikleri bitmiş.

Aynı kişilerin…

10 Haziran’da başlayan kampanyada olağanüstü kongre için imza verdikleri görülüyor. Hangi imzanın daha önce atıldığı belli değil.

400 delegeli Osmangazi’de olağanüstü kongre için 201 imza yeterli. Yönetim muhalifleri 233 imza toplamış. İstifalarla bu rakam 208’e iniyor ama sonuç değişmiyor.

Eğer…

68 istifa olsaydı, kongre isteyen imzalar yetersiz olacaktı.

Bununla birlikte…

Yönetim muhalifleri, 2 kişinin Nilüfer Belediyesi’nde işe alındığını iddia ediyorlar. Onlara göre, “iş karşılığı istifa” da yöntemler arasındaymış.

Gazetecilerle iftar buluşması

Tanıyanlar biliyorlar… Yıllardır iftar davetlerine katılamıyoruz. Bunun bir çok nedeni var ama, “her iftarda hep aynı kişilerin olması” ilk sırada yer alıyor.

Buna karşın…

Bu yıl, biraz da şartların getirmesiyle geleneğimizi bozduk. Önceki akşam, üyesi olmaktan ve geçmişte çeşitli dönemler yöneticilik üstlenerek hizmet vermekten onur duyduğumuz Bursa Gazeteciler Cemiyeti’nin geleneksel iftarındaydık.

450 kişiye servis açılan iftarda meslektaşlarımız ve aileleri bir araya gelme fırsatı buldular. Hem hep birlikte iftar yaptık, hem dostlarla sohbet ettik.

Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı’nın o gece söylediği gibi, biz gerçekten büyük bir aileyiz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Olay Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. 03-9-2009



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*