Saker uyardı:

Saker uyardı: Demirtaş Barajı gövdesi taşocağının tehditi altında Demirtaş Barajı tepesine taşocağı izni verilmesine isyan eden Saker baraj gövdesinin tehdit altında olduğunu açıkladı, sivil toplum örgütlerine çağrı yaptı. 11 köy ise Gümçed’e vekalet verdi…


Cumartesi sabahı saat 09.30… Telefonda Erdem Saker var…

Hepimiz biliyoruz ki, Bursa’ya hizmet için ömrünü adadı. DSİ Bölge Müdürü olarak, aralarında Doğancı ve Demirtaş barajlarının bulunduğu, hatta İstanbul’daki barajları da kapsayan unutulmaz hizmetlere imza attı. 1994-1999 arası da Büyükşehir Belediye Başkanı olarak çok sevdiği Bursa’ya hizmet etti.

Ama…

Cumartesi sabahı resmen isyanlarda. “Gazeteyi elime aldım ve beynim yerinden fırladı. Böyle bir şey nasıl olabilir?” derken resmen ağlamaklı.

İsyanı…

Bu sütunlarda cumartesi günü aktardığımız bir gelişmeye.

Hani, Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ve ekibi, Bursa’yı kayak merkezi yapmak için kolları sıvamışlar, yıllardır ihmal edilen Demirtaş Barajı’ndaki çim kayağı pistinde inceleme yapmışlardı.

Biz de bu sütunlarda, Altepe’nin incelemesini yansıtan fotoğrafa dikkat çekmiş, çim kayağı pistinin tam başındaki yamaca Ankara’da Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlığı bürokratlarının maden arama ruhsatı verdiklerini, buna dayanarak da taşocağı açılacağını yazmıştık.

Hatta…

Gümçed Genel Başkanı Adnan Önürmen bilgiyi verirken, “Altı çim kayağı pisti, üstü taşocağı” demişti.

İşte…

Saker o sabah, Ankara’daki bürokratlara isyan ederken şunu söyledi:

“Orada asıl tehdit altında olan Demirtaş Barajı’dır. Tepeye açılacak bir taşocağı barajı mahveder. Üstelik duyduğum kadarıyla aynı bölgeye başka taşocağı izinleri de verilmiş.”

Nedenini şöyle açıkladı:

“Barajların gövdesi yalnızca toprak üstünde yükselmez. Yeraltında da o gövdenin perdesi vardır ve toprak altına beton enjekte ederek yapılır.”

Kaygısı şu:

“Taşocağı için patlatılacak dinamitler yeraltındaki perdeyi sarsar ve delinmesine yol açar. O barajda bir daha da su tutamazsınız.”

Çok önemli bir çağrı yaptı:

“Bu konuyu gündeme taşıyan Gümçed çok önemli bir görev yaptı. Ama ben bütün sivil toplum örgütlerine çağrı yapıyorum. Gelin, hep birlikte savaşalım.”

Şunu da ekledi:

“Hatta, gerekirse hep birlikte yürüyelim, Bursa’yı koruyalım.”

Sahi…

Devlet büyük yatırımlarla baraj yapıyor. Fakat o barajda en büyük tehlikeye yol açacak taşocağına da izin veriyor.

Böyle tuhaflık olur mu?

••••••••••

Bu arada…

Demirtaş Barajı’nın da yer aldığı bölgede taş ve mermer ocaklarına karşı başlayan çevre mücadelesi de önemli bir aşamaya ulaştı.

Özellikle…

800 yıllık geçmişi olan Avdancık’ta tarihi mağara ve Bizans surları üzerine kurulması için izin verilen mermer ocağına karşı İdare Mahkemesi’ne dava açan, Doğa ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’na başvuran Gümçed, başlattığı hareketi genişletiyor.

Bu kapsamda…

Avdancık, Karahıdır, Kazıklı, İsmetiye, Ağaköy, Serme, Tuzaklı, Narlıdere, Kumlukalan, Samanlı ve Dışkaya köyleriyle Gürsu Ziraat Odası ve bölgedeki tarım koopieratifleri de doğa tahribatını önlemek amacıyla Gümçed’e vekalet vererek hukuksal işbirliği içine girdiler.

Bursa’da son dönemde çevre muhafızı ya da çevre fedaisi gibi çalışan Gümçed Genel Başkanı Adnan Önürmen konuyla ilgili önemli bir bilgi daha verdi:

“Maden Yasası’nın 7. maddesi iptal oldu. Böylece taş, mermer ve kum ocakları da ÇED kapsamına girdi. Bölgedeki yerleşik köylülerin izni olmadan bu tür ocaklar artık açılamayacak.”

AK Parti’de kongre bitti, tartışmaları bitmedi… Zeyit Aslan neden günah çıkarma gereği duydu?

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin İl kongresi 17 Mayıs Pazar günü yapıldı. Ertesi gün, kongre izlenimlerimizi bu sütunlara şöyle aktardık:

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Bursa’da ahenk içinde, tek bir sorun yaşamadan çalışan başarılı bir teşkilat yapılanması vardı.

Ta ki düne kadar…

Dünkü il kongresinde o büyülü hava bozuldu, tek vücut olan teşkilat bölündü, hevesler kırıldı.

Çünkü…

Hiç hak etmedikleri şekilde dışlandılar, horlandılar, ezildiler ve kullanılmış peçete gibi kenara atıldılar.

Üstelik…

Teşkilatların hançerlenmesini bizzat Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın teşkilatları emanet ettiği isimler yaptı.

Teşkilattan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Haluk İpek ile Yardımcısı Zeyid Aslan herkesin gözü önünde AK Parti Bursa teşkilatını resmen sabote ettiler, dilim dilim doğradılar.

Sırf Devlet Bakanı Faruk Çelik’i küçük düşürebilmek için hiç acımadan herkese yazık ettiler.

••••••••••

Aradan iki hafta geçti…

Kongre tartışmaları henüz bitmediği gibi, Başbakan’ın yanıltılması konusu, son dakika uzlaşmasıyla İl Başkanı olan Nagip Vardar’ın diploması üzerinden başka bir yere kaydı.

Açıkçası…

Kongre sürecinde, Genel Merkez’deki küçük bir yapının Başbakan’ı yanılttığını düşünenler vardı. Şimdi de, Nagip Vardar’ın söylendiği gibi bir diplomaya sahip olmaması nedeniyle Başbakan’ın yanıltıldığı söylemleri öne çıktı.

Böyle bir ortamda…

Biz dahil çok kişinin, AK Parti Teşkilat Başkanı Haluk İpek ile birlikte “Bursa’daki kargaşanın birinci derece sorumlusu” gördüğü Teşkilat Başkan Yardımcısı Zeyid Aslan’ın dün Cennet Cankılıç’ın köşesinde açıklaması yayınlandı.

Aslan’ın Bursa’yı çok iyi bildiğini kaydeden Cennet yazısında, Hayrettin Çakmak’ın seçildiği kongrede Bursa sorumlusu olduğunu, ikinci kongrede salonda bulunduğunu, son kongrenin de Divan Başkanı olduğunu belirtiyor, Bursagazetelerini internetten izlediğini de ekliyor.

Ardından…

“Kendisi de Bursa’daki kargaşa faturasının hesabının birileri tarafından genel merkeze kesilmek istendiğinin farkında” deyip Aslan’ın bize cevabına yer veriyor.

Aslan problemi, her şeyin basınla paylaşılmasına bağlayıpşunu söylüyor:

“Tabii ki Bursa’da da yüzde yüz doğru yapıldığını ve çıkan sonuçtan memnun olduğumuzu söyleyemeyiz ama en doğru olanı yaptık”

Sonra da…

Bu memnunsuzluk bize yüklenmek isteniyor. Biz partimiz adına doğru yaptığımıza inanıyoruz” deyip devam ediyor:

Eğer bize bir fatura çıkıyorsa biz bu faturayı da partimiz adına seve seve ödemeye hazırız. Çünkü biz Bursa üzerine kişisel hesap yapmıyoruz.”

••••••••••

Peki…

Bursa’da hatırlı dostları olduğu anlaşılan Aslan, iki hafta sonraki açıklamayla ne demek istiyor?

Bize göre…

Nagip Vardar’ın diploma tartışmasıyla yeni boyutlar eklenen ve kolay kapanacağa benzemeyen AK Parti Bursa İl kongresinin Ankara’da sorgulanması söz konusu.

Hatta…

Başbakan’ın bizzat hesap sorması söz konusu. O bakımdan, Zeyid Aslan’ın günah çıkarmakla işin içinden sıyrılabileceğini sanmıyoruz.

Çünkü…

Bursa üzerine kişisel hesabı olmadığıını söylese de, kişisel hesap görme adına Bursa üzerine oynadığı ortada.

Eseri de ortada…

Testiyi çatlattı, artık su tutmaz. AK Parti teşkilatları da bir daha bütünlük sağlayamaz.

Türkiye Partisi kolları sıvıyor

Abdüllatif Şener liderliğinde geçen hafta kuruluşunu tamamlayan Türkiye Partisi yavaş yavaş teşkilatlanma aşamasına geliyor.

İlk olarak…

Partinin Kurucular Kurulu hafta sonu Ankara’da toplandı. Cumartesi yapılan ilk toplantıda, Kurucular Kurulu’nun tamamının, aynı zamanda Merkez Karar Yönetim Kurulu olmaları kararlaştırıldı.

Bu doğrultuda…

Kurucular Kurulu Üyesi Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prdof. Dr. Volkan Akyol da aynı zamanda Türkiye Partisi MKYK Üyesi oldu.

Yanı sıra…

Geçen dönem AK Parti Bursa Milletvekili olarak görev yapan ve Şener’in yakın arkadaşı olan Dr. Şerif Birinç de MKYK’yaseçildi.

Volkan Hoca toplantı sonrası Genel Başkan Şener’e “Bursa’yı ne yapacağız?” diye sordu. O da, “Acele etmeden sağlıklı bir yapı oluşturacağız” cevabı verdi.Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Olay Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. 01-06-2009


İlk yorum yapan olun

Yorum Yazın