Bursa tekstiline teşvikle gelen yeni hedef: Klasik değil özel tekstil

Bursa tekstiline teşvikle gelen yeni hedef: Klasik değil özel tekstil Vagon üretiminin yer aldığı teşvik listesinde tekstil neden yok? İhmal mi var, yoksa hükümetin makro ekonomik kararları algılanamıyor mu? Bursa tekstili için nasıl bir açılım bekleniyor?


Görülen o ki, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı yeni teşvik paketiyle ilgili beklentiler de, tartışmalar da, spekülasyonlar da, listeyle ilgili yorumlar da devam edecek.

Çünkü…

Teşvik listesinde, özellikle Bursa için daha farklı beklenti taşıyanlar, açıklanan listeden tatmin olmadılar.

Bir yanda ise…

Bursa’da teşvik kapsamına alınan yeni sanayi alanlarıyla ilgili sürprizler var.

Örneğin…

Hafta içinde bu sütunlardan Bursa’da vagon üretiminin teşvik paketine giriş öyküsünü aktardık.

Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’nin çok istediği ve ısrarla üzerinde durduğu Bursa’da vagon üretimi, teşvik listesinin hazırlanışı sırasında illerden Ticaret ve Sanayi Odaları kanalıyla alınan listelerde önerilmedi.

Buna karşın…

Nisan sonunda Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı olarak Bursa’da sanayici ve işadamlarıyla bir araya gelen Nazım Ekren’in Bursalı danışmanı Taha Gergerlioğlu kanalıyla vagon üretimi teşvik kapsamına alındı.

Taha Gergerlioğlu’nun aile geçmişi Bursa tarihine uzanıyor. O bakımdan Bursa’da tanıyanı ve seveni çok.

Nitekim…

Vagon üretiminin Gergerlioğlu’nun o süreçteki katkısıyla listeye girdiğini aktarmamızdan sonra kendisini yakından tanıyan tekstilci dostlar aradılar.

Dedikleri şu:

“Taha Bey yıllarca tekstilcilik yaptı. Sektörü ve sorunlarını iyi bilir. Keşke ondan daha geniş anlamda yararlanılsaydı da tekstil teşvik listesinde yer alabilseydi.”

••••••••••

Gerçi…

Nazım Ekren’in hükümetten ayrılmasıyla danışmanlık görevi sona erdi ama, teşvik listesinin sürecini yaşadığı için iyi bilen Taha Gergerlioğlu’nu arayıp, bu beklentiyi aktardık.

Dahası…

“Bursa tekstili teşvik kapsamına neden alınmadı?” diye sorduk.

“Arkadaşlar beni de arıyorlar” diyerek başladığı cevabı bir başka gerçeği ortaya koydu:

“Hükümetin makro ekonomik kararları ve yaklaşımları var. Fakat bunlar ne yazık ki üretim kademesinde iyi algılanamıyor.”

Şunu anlattı:

“Sayın Nazım Ekren Başbakan Yardımcısı olarak Bursa’ya geldiğinde, Büyükyıldız Oteli’nde 15 elit sanayici ile yemek yedi. Orada ben de bulundum.”

Şu sözleri çarpıcı:

“Orada, yalnızca iki sanayicimizin makro ekonomik kararları algıladığını gördüm. Diğerlerinin bu bakıştan bilgileri olmadığı için günlük mikro şikayetler dile getirdiler.”

Bu ilginç örneğin ardından şunu söyledi:

“Makro ekonomik hedeflerde kalite mi kantite mi ölçüsü öne çıkıyor. Hükümetin hedefinde klasik tekstil yerine özel ve teknolojiye dayalı tekstil var. Öncelikle bu algılanmalı.”

Bir başka örnek verdi:

İtalya’da bazı köyler var. Günde yalnızca bir metre kumaş üretiyorlar. Ama o kumaş milyonlarca metre üretime eşdeğerde dünyaya satılıyor.”

Şöyle devam etti:

“Burada soru şu: Çok üretip az kazanmak mı, az ama kalite üretip çok kazanmak mı? Eğer çok üretmeyi hedef almayı sürdürürsek Çin’le baş edemeyiz.”

Şunu ekledi:

“Teknolojik özel tekstille ilgili bir talep gelmiş olsaydı, kesinlikle teşvik listesinde yer alacaktı.”

Yorumu şu:

“Ne yazık ki, alınan makro ekonomik kararları sivil toplum kuruluşları takip etmiyorlar ve anlamıyorlar. Sonra da duvara çarpınca ‘Neden böyle oldu?’ deniyor.”

Altunöz’den önemli çıkış: Eski belediye başkanı olarak anılsak da yaşadıkça Bursa için eskimeyeceğiz

Düşüncemizi her yerde ve her fırsatta tekrarlıyoruz: 1999-2004 döneminde Yıldırım Belediye Başkanı olarak görev yapan Ramazan Altunöz, hizmetleri ve eserleriyle unutulmayacaklar arasına girdi.

Yıldırım’ın kaderini değiştiren önemli attı.

Canla başla çalıştı. Hiç komplekse kapılmadan, kendisinden önce başlayıp yarım kalan yatırımları tamamladı, yanına yenilerini ekledi.

Gerçi…

2004’te kaybettiği seçimde, Yıldırım’ın yapısı ve beklentilerin farklılığı nedeniyle halka anlatmakta güçlük çekti ama, sosyal sorumluluk ve engellileri toplumla bütünleştirme projeleriyle Türkiye’ye örnek oldu.

Halkla daima iç içeydi, saygın kaldı, iz bıraktı.

En önemlisi…

Görevden ayrıldıktan sonra bile gerek Yıldırım, gerek Bursa ile ilgili konulara ilgisini kesmedi. Yerel medyayı yakından izlemenin yanında, bazı konularda eksikleri tamamlayıcı bilgiler verdi, bazı konularda da deneyimlerinden kaynaklanan görüşlerini aktarıp bilgilendirdi.

Ramazan Altunöz’ün ilgilendiği konular arasında çevre sorunları da ilk sıralarda yer alıyor.

Örneğin…

Demirtaş Barajı’nı tehlikeye düşürecek taşocağı için eski Büyükşehir başkanlarından Erdem Saker’in yaptığı “Gerekirse yürüyelim” çağrısına ilk o katkı verdi ve “Yürüyelim” dedi.

Yine…

Avdancık’ta tarihi surlar ve mağara üzerine mermer ocağı ruhsatı verilmesine tepki gösterdi, tarihi Avdancık’ın eksiklerinin tamamlanması için Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’den aracı oldu.

Bu noktada…

Altunöz’ün belediye başkanlığı deneyimi yaşamış sorumlu bir Bursalı olarak şu çağrısını çok önemsedik:

“Bursa’mızın tarım alanlarını, su havzasını, yeşil dokusunu tahrip eden bütün olumsuzluklara, Bursa’ya sahip çıkmaları için halktan yetki alanlar karşı durmalı. Bunu yaptıklarında arkalarında olacağız.”

Şu sözleri, taşıdığı sorumluluk bilincini net şekilde ortaya koyuyor:

“Bizler her ne kadar eski belediye başkanı olarak anılsak da, yaşadığımız sürece Bursa için eskimeyeceğiz. Bunu da dünya âlem bilmeli.”

Eski başkanlar arka sıraya mı?

Konu eski başkanlar eskir mi noktasından açılmışken, dün cep telefonumuza bir mesaj geldi.

Mesajı yollayan Diş Hekimi Gürkan Kaya’ydı. Bir dönem Yurt Partisi İl Başkanı olarak siyaset yapan, 22 Temmuz seçiminde Bursa’dan bağımsız milletvekili adayı olan Gürkan Kaya mesajına “Cuma akşamı 48. Bursa Festivali’nin Bursa Senfoni Orkestrası ile açılış konserindeydik. Bir Bursalı olarak çok mutlu oldum” diye başlıyor ve rahatsız olduğu bir gözlemi aktarıyor:

“Mutlu oldum, lakin iki dönem önce Büyükşehir Belediye Başkanı olan Sayın Erdoğan Bilenser dördüncü sırada, Sayın Recep Altepe birinci sırada oturuyordu.”

Sonra da şunu soruyor:

“Bursa’ya hizmet edenler bu davranışları hak ediyor mu? İki dönem sonra Sayın Altepe de dördüncü sırada mı oturacak? Orada oturmayı kabul eder mi?”

Yazı Yolcusu Tekgöz’den latin hat sanatı örneği

Geçtiğimiz hafta Saadet Partisi Yıldırım İlçe Başkanı Ali Mollasalih’in davetiyle yeni yönetiminin konuğu olmuştuk.

Tarihi Hamamlıkızık Köyü’nün, Uludağ’ın yeşilliğiyle buluştuğu yamacında harika bir nefes alma mekanı olan Dağ Yeli’nin şark köşesinde Yıldırım üzerine sohbet ederken, yanımızda oturan SP Yıldırım İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Hayri Tekgöz çantasından malzemelerini çıkarıp, bir tabağın içine hat sanatından yazıya başladı.

Meğer, anı olarak tabağa adımızı yazıyormuş.

Kendini Yazı Yolcusu olarak tanıtan Tekgöz, yaptığı işi de latin hat sanatı şeklinde yorumluyor.

O akşam gördük ki, siyasete farklılıklar getiren Mollasalih, bir de sanatçı kazandırmış.Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Olay Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. 15-06-2009


İlk yorum yapan olun

Yorum Yazın