Stadyumun yeri için taraftara destek Bursaspor taraftarı gerçekten çok özel.

Stadyumun yeri için taraftara destek  Bursaspor taraftarı gerçekten çok özel. Gündemdeki konular için tribünden görüş ortaya koyuyorlar. Tokatspor maçında da stadyum yeriyle ilgili görüşlerini tezahürat olarak seslendirdiler. Biz de onları destekliyoruz…


Bursaspor taraftarı gerçekten eşi bulunmayan bir taraftar. Yaptıkları şovlarla maça seyir zevki katmanın yanında, zaman zaman genel konularda da tezahüratla düşünce ortaya koyabiliyorlar.

Örneğin…

Antalya’daki turnuva maçlarında Filistin’e destek, İsrail’e tepki tezahüratları televizyondan tüm yurda yayıldı.

Önceki akşam da…

Bursaspor-Tokatspor Kupa Maçı sırasında bu kez stadyumun yeriyle ilgili görüşlerini şarkılı-türkülü tezahüratla duyurmuşlar:

“Stadın yerine Tayyip Erdoğan karar veremez”, “Olacak olacak olacak o kadar… Bu stat yerinde olacak o kadar”, “Stadı yıkanı sandığa gömeriz”, “Bu stat bizimdir, hükümete ne oluyor?”

Traftarın stadyumun yerinde yapılması isteğine aynen katılıyoruz.

Bir kere…

Yer aranırken, kullananların düşüncesinin önemli olduğuna inanıyoruz.

Taraftar da bunun içinde olduğundan, stadyumun yeri için görüş belirtmesini önemsiyoruz.

Dahası…

Stadın yıkılıp yerine alışveriş merkezi yapılması karşılığında Bursa’ya yeni bir stat düşünüldüğünü duyurduğunda yanlış anlaşılan bir gazeteci olarak, bunca aşamadan sonra en doğru tercihin stadyumu yerinde yapmak olduğu düşüncesini destekliyoruz.

Üstelik…

Tüm bu tartışmalar yapılmışken, Başbakan Erdoğan’ın önce Şehreküstü’deki mitingde, sonra Ankara’daki aday açıklamasında “stadın şehir dışına çıkarılması” isteğini anlayabilmiş değiliz.

Anlaşılan o ki…

Bir “yanlış anımsama” söz konusu. Daha önce stadın yerinde yapılmasını isteyen Erdoğan her halde bunu farkeder.

Sanayici Unakıtan’dan krize direnebilmek için çok küçük jestler bekliyor

Ülke olarak kendimize özgü ekonomik sıkıntı süreçlerini sık sık yaşıyoruz ve içinde bulunduğumuz dönemde de böyle bir sıkıntı kaçınılmaz olabilirdi.

Buna bir de Amerika’daki finans piyasalarından yola çıkan ve dalga dalga dünyaya yayılan global kriz eklendi.

Daha doğrusu…

Uzaktan izlediğimiz kriz adım adım Türkiye’yi de içine aldı. Özellikle Avrupa ülkelerine ihracatın durması ve talep daralmasıyla başlayan sıkıntı fabrikaların kapanmasına, direnmeye çalışanların da işçi çıkarmasına yol açtı.

Peki…

Böyle bir süreci herkes gördüğü halde hükümet görememiş olabilir mi?

Sanmıyoruz…

Eminiz ki Başbakan da görmüştür ama, zaten pamuk ipliğine bağlı ekonomik piyasaların etkilenmemesi için lafı dolaştırmış olabilir diye düşünüyoruz.

Krizin teğet geçeceğinin söylenmesinin, ya da yaşananların psikolojik olduğu ifadesinin başka bir anlamı olabileceğine ihtimal vermek istemiyoruz.

Bununla birlikte…

Sıkıntılara karşın ülkelerin hükümetleri çok ciddi önlemler geliştirirken, bizim hükümetimizin moralin ötesinde bir şeyler yapması gerekiyor ve bunun için de zaman hızla geçiyor.

Ne yapılabileceği konusunda, sektörlerden gelen sese kulak verip birkaç küçük adım yeterli olabilecek gibi gözüküyor.

••••••••••

Örneğin…

Bir sanayici dostumuzla dün konuşurken, maliye-mükellef ilişkilerinde önemli bir noktaya değindi:

“Biz ürettiğimiz malı sattığımızda, piyasanın durumuna göre 3-5 ay sonra tahsilat yapabiliyoruz. Yani o ürünün bedeli sattıktan 3-5 ay sonra kasamıza giriyor. Oysa, fatura kestiğimiz için KDV’sini Maliye bizden hemen o ay tahsil ediyor.”

Sonra da…

Sanayici olarak, Maliye Bakanı Kemal Unakatın’dan bekledikleri küçücük bir jesti şu sözlerle dile getirdi:

“Bir çok Avrupa ülkesi vergi alacaklarını erteliyor ya da sanayicinin kendini toparlamasına fırsat verecek yeni düzenlemelere gidiyor. Bizde de hiç olmazsa KDV tahsilatları faturanın ödenmesinden sonra yapılabilir. Maliye açısından bunu yapmak çok zor olmasa gerek.”

Beklentisini de aktardı:

“Sanayici daha tahsilat yapamadan vergisini cebinden ödüyor. Böyle bir ortamda tahsilat-vergi ilişkisi yeniden kurulursa, en azından sanayici sermayesini daha doğru kullanma fırsatı yakalar ve küçük de olsa bir moral elde eder.”

Vergi politikaları ve uygulamalarıyla ilgili teknik bilgiye sahip değiliz.

Fakat…

Dün sanayici dostumuzun aktardığı ve Unakatın’dan küçücük bir jest beklediği uygulamanın devletin vergi gelirlerinde çok büyük kayba yol açmayacağını düşünüyoruz.

Tahsin Bulut’un sürpriz istifası

Tahsin Bulut bu kentte siyaset başta olmak üzere ülke ve kent sorunları için kafa patlatan, proje geliştiren, öneri üreten az sayıdaki kişilerden biridir.

1994-1999 döneminde İl Genel Meclisi Üyesi olarak tanıdığımız Tahsin Bulut’un sohbetlerinden de birlikte yaptığımız televizyon programlarından da büyük keyif aldık.

2004’te Adalet ve Kalkınma Partisi Nilüfer Belediye Başkan Adayı olarak izledik.

Sonrasında…

Büyükşehir Belediyesi Yerel Gündem 21 Genel Sekreteri olarak, topluma hizmet fırsatı buldu.

Çok da başarılı oldu.

Önemli projelere imza attı, yerel yönetimlerin görünmez kahramanları arasında yer aldı.

Dün akşam saatlerinde elektronik postamıza bu görevinden istifasını duyuran ileti geldiğinde şunu düşündük:

Bursa’nın Tahsin Bulut gibi okuyan, düşünen, araştıran ve çözüm üreten değerlere daha çok ihtiyacı var.

İstifası bizim için sürpriz oldu.

Anladığımız kadarıyla, Büyükşehir Belediye Başkanı Hikmet Şahin’in Demokrat Parti’ye geçmesiyle siyasi tavrını ortaya koyma gereği duymuş.

Bunu da şu ifadelerle dile getiriyor:

“Her hangi bir adaylığım olmamakla birlikte AK Parti’nin yerel seçim çalışmalarında aktif rol almak ve katkı koymak amacındayım.”

Siyaset anlayışına mesaj gibi bir cümleyle değinmiş:

“Siyasetin bireyselliğine değil, kurumsallığına itibar eden bir anlayışa sahibim.”

M.Kemalpaşa’da çok özel transfer

Adalet ve Kalkınma Partisi’nde aday gösterilmeyen bazı belediye başkanlarının Demokrat Parti’ye geçtikleri töreni cuma günü izledik.

Merkezdeki bu tablonun aksine bir siyasi transfer haberi de Mustafakemalpaşa’dan geldi.

Transferle…

Mustafakemalpaşa siyasetinde; Demokrat Parti geleneğinden başlamak üzere Adalet Partisi, Doğru Yol Partisi ve son olarak Demokrat Parti misyonunda önemli bir yere sahip olan Şenkoyuncu ailesi yeni bir siyasi tercih yaptı.

Çünkü…

Mesut Şenkoyuncu, partisinden ayrılıp AK Parti’ye katıldı.

Transferiyle Mustafakemalpaşa ve Bursa’da yankı uyandıran Mesut Şenkoyuncu’ya rozeti, AK Parti Bursa Milletvekili Ali Koyuncu, İl Genel Mleclisi Başkanı Nurettin Avcı, İl Genel Meclisi AK Parti Grubu Başkanı Nazım Çakmak ve ilçe teşkilatı tarafından takıldı.

Siyasetin yeni yıldızı: Sena Kaleli

Tanıyanlar şunda birleşiyor: Sena Kaleli, bu seçimde Cumhuriyet Halk Partisi’nin en ideal Büyükşehir adayı.

Kadın açılımı bir yana, yönetebilme beceresine sahip Kaleli, halka kendini tanıtma çalışmalarına büyük önem veriyor.

Yaptıklarına bakınca, amacına ulaştığı ve parti tabanında kabul edilmesinin yanında genel tanınırlığını arttırdığı görülüyor.

Dün de Bursaray yolculuğunda Bursalılar’la bir araya gelirken, samimi tavırlarıyla ilgi odağı oldu.

Görünen şu: Sena Kaleli siyasetin yeni yıldızı.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Olay Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. 20-01-2009


İlk yorum yapan olun

Yorum Yazın