Seçmen sayısından çıkan kayıp Bursa

Seçmen sayısından çıkan kayıp Bursa  Osmangazi, Yıldırım ve Nilüfer’de 215 bin yeni seçmen çıkması elbette önemli. Siyasiler de kaygılarını paylaşıyorlar. Ama, listeleri hazırlayanları zan altında bırakmamak için bu noktaya gelinen süreci unutmamak gerek…


Olay’da meslektaşımız Özlem Buğday Yağmur iki gündür köşesinde, Nilüfer ağırlıklı olarak seçmen listelerinde yaşanan garip artışları yazıyor ve kaygılarını paylaşıyor.

Meslektaşımız Selahattin Adıgüzeller ise cuma günü köşesinde, seçmen sayısının Osmangazi’de 98 bin, Yıldırım’da 80 bin, Nilüfer’de 37 bin olmak üzere merkezde toplam 215 bin arttığını anımsatıp, Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı Arif Demirören’in yaptığı yorumu aktardı:

“Kayıp Bursa.”

Rakamlara bakıldığında “kayıp Bursa” yorumu tam yerine oturuyor.

Gerçekten de…

Bursa’da seçimi etkileyecek kadar çok seçmen sayısı artışı olmuş. Bu artışın 22 Temmuz 2007’den buyana gerçekleşmiş olması, tarihler itibariyle de 1.5 yıllık bir süreci kapsaması da doğal olarak dikkat çekiyor ve kuşkulara yol açıyor.

Ancak…

Ülke genelinde süren ve bazı illerde büyük tepkilere yol açan seçmen sayısındaki artış polemiklerine bakarken, seçmen kütüklerini hazırlayan ilçe seçim kurullarını zan altında bırakmamak gerektiğini düşünüyoruz.

Burada…

Tepki gösteren siyasiler açıkça olmasa bile hükümet yaklaşımı ile ilgili bazı kaygılar ortaya koyuyorlar.

Ama…

Şu da bir gerçek ki, diktatörlükle yönetilen ülkeler hariç, yarım ya da tam hiçbir demokraside kimse kalkıp da durduk yerde hayali seçmen yazmaya cesaret edemez. O bakımdan, Türkiye’de de böyle bir şey olduğunu kabul etmek mümkün değil.

Açıkça söylemek gerekirse…

Hükümetler ya da kurumların seçmen listelerine hayali seçmen ekleyecek kadar işi ileri boyuta götürebileceklerini hiç sanmıyoruz.

Hem sonra…

Bu listeleri hazırlayan bürokrat kadrolarının tamamının aynı siyasi görüşten olabilmelerini de mümkün görmüyoruz.

O nedenle…

Konuyla ilgili olarak geriye dönük iki anımsatma yapma gereği duyuyoruz.

••••••••••

Birincisi…

Son genel seçimlerin yapıldığı 22 Temmuz 2007 seçimlerinin sabahında Bursa’nın pek çok yerinden medya merkezlerine tepkiler geldi.

O tepkilerde…

Adları seçmen listesinde yer almadığı için binlerce kişinin oy kullanamadığı ortaya konuyordu.

Hatta…

Gazeteciler sabah erken saatlerden itiblarden değişik mahallelerde, sandık başına kadar geldikleri halde oy kullanamayanların görüntülerini aldılar.

İnsanlar…

“Yıllardır bu okulda ve bu sandıkta oy kullanıyoruz. Ama şimdi adımız yok. Bizim adımızı listeden silmişler” diyorlardı.

Oysa…

Adları listeden silinmemişti. İlçe Seçim Kurulları ilk kez bilgisayar sistemine geçmişti ve 22 Temmuz seçimleri bilgisayar kayıtlarıyla hazırlanan ilk seçim kütükleriyle yapılmıştı.

Listeler yüklenirken bilgisayar mükerrer seçmenleri buluyor öve iki kayıttan birini geçerli kabul ediyordu.

Bu şekilde hazırlanan listeler muhtarlıklarda askıya çıkarıldığı sürelerde gidip adını kontrol ettirmeyenler, yılların alışkanlığıyla gittikleri yerlerde bu kez adlarını bulamamışlar ve oy kullanamamışlardı.

Yani…

Ortada hiç de yabancısı olmadığımız toplumsal ihmal durumu vardı.

Üstelik…

Seçim sabahı listelerde adları olmadığı için binlerce kişinin oy kullanamamasına tepki gösteren partilerin başında, iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi geliyordu. Bugün sahte seçmen imalarıyla karşılaşan iktidar da seçmenlerinin oy veremediğini düşünüyordu.

••••••••••

İkincisi…

22 Temmuz seçimlerinden neredeyse bir yıl önce, İlçe Seçim Kurulları bilgisayar sistemine geçerken bazı sorunlar ortaya çıkmıştı.

Örneğin…

Listelerin hazırlanması sırasında Seçim Kurulları nüfus kimlik numaralarını da yazıyorlardı. Bunu da Nüfus Genel Müdürlüğü’nün sisteminden alarak yapıyordu. Numarası olmayanlar ya da mükerrer kayıt bulunanlar listelere alınmadılar ve onların gelip kendilerini yazdırmaları istendi.

Çok iyi anımsıyoruz…

Bu sütunlarda, sadece Osmangazi’de 60 binin civarında seçmenin listelerde yer almadığını duyurduk.

Önemli bir rakamdı. 60 bin civarında insanın listede olmaması, bugünkü tartışmalar gibi seçimi etkileyecek önemli bir ayrıntı olarak ortaya çıkıyordu.

Gelin görün ki…

Yaptığımız yayınlara kulak veren çıkmadı. Özellikle siyasi partiler, seçim dönemi olmadığı için hiç ilgilenmedi.

Biz de…

Gördüğümüz bu ilgisizliği yine bu sütunlarda “Kayıp 60 bin kişi siyasetin ilgisini çekmedi” başlığıyla duyurduk.

••••••••••

Bu iki ayrıntının yanısıra bugün bir başka durum daha söz konusu.

İki yıl önce bilgisayara geçilerek güncellenen seçmen listeleri, bu kez, geçen yıl ev ev dolaşılarak tespit yoluyla yapılan ve nüfus sayımı olarak kabul edilen uygulamanın sonuçlarına göre düzenlendi.

Yani…

Türkiye İstatistik Kurumu’nun sahip olduğu hane nüfus bilgileri bu seçimde seçmen listelerini oluşturdu.

Bugün yaşanan sorunların büyük bölümünün, evlerdeki nüfus kayıt uygulaması sırasında ortaya çıkan sorunlardan kaynaklandığını düşünüyoruz.

Buna…

Seçmen listelerinin birleştirilmesi sırasında, daha önceki ihmaller de eklenince ortaya gerçekten de bir “kayıp Bursa” tablosu çıkıyor.

Tepkilere hak veriyoruz. Muhalefetin başlangıçta önemsememesine karşın bugün rakamların büyüklüğünü kamuoyunun önüne koymasını da demokrasinin işleyişi adına önemsiyoruz.

Ancak…

Bu durumun 29 Mart 2009’da yapılacak seçimleri şimdiden şaibeli hale getirmesini de içimize sindiremiyoruz.

Onun için de…

Herkesin seçmen olarak oy kullanabileceği, herkesin tatmin olabileceği, kimsenin aklına kötü kokular gelmeyeceği gerçek bir seçim diliyoruz.

Şu mübarek bayram gününde başka ne dileyelim ki?

Tepederbent lambasını kimse anlayamadı

Hızlı feribotun devreye girmesiyle trafik yoğunluğu artan, yaz dönemlerinde Bursa’nın en yoğun yolu haline gelen Mudanya Yodlu’nun tam ortasına, Tepederbent’e kurulan sinyalizasyonu cumartesi günü bu sütunlarda dile getirdik.

Belli ki…

Ana yolda artan araç trafiği nedeniyle; Bursa yönünden gelip Tepederbent’te sağdaki yeni yerleşim yerlerine gitmek isteyen araçlarla, Mudanya yönünden gelip Göynüklü yönüne dönmek isteyen, ya da Göynüklü’den gelip Bursa yönüne dönmek isteyen araçların karşılaştıkları trafik tehlikesi nedeniyle bu sinyalizasyon kurulmuş.

Bizim, kırmızı ışık yandığında tepenin her iki tarafında araç kuyruğuna yol açan ve yaz dönemlerinde daha da aşağılara ineceği belli olduğu için “garip” bulduğumuz sinyalizasyon konusunda iki gündür çok ilginç tepkiler alıyoruz.

Mudanya Yolu’nu kullananların hepsi buradaki lambanın yanlışlığını söylüyorlar.

İşin kötüsü…

Lambanın mantığını anlayamayan herkesin kafasında “Acaba hatırla mı bu yapıldı?” sorusu var. Çünkü, sitelerin oluşturduğu yeni yerleşim yerlerindeki az sayıda aracı rahatlatmak için çok yoğun olan ana yol sıkıntıya sokuldu.

Biz bu sütunlarda; 150 metre aşağıdaki Aydınpınar Kavşağı’na, Botanik Park önündeki gibi cepli dönüş yapılarak sorunun sinyalizasyonsuz çözülebileceğini söylemiştik.

Kimi okurlarımız ise tepkilerinin yanında, Gemlik Yolu’nda Kurşunlu ya da Serbest Bölge dönüşü gibi ana yolun altından geçiş öneriyorlar.

Biz de paylaşıyoruz…

Hızlı feribotta karaborsa bilet!

Bursa’nın çok yakından tanıdığı bir büyüğümüz yaşadığını anlatırken şaşkındı.

Hızlı feribotla Güzelyalı’dan Yenikapı’ya gitmek istemiş. Buradan gidiş için bilet sorunu olmamış. Tedbirli davranıp, cuma günü için de Yenikapı’dan Güzelyalı’ya dönüş biletini almak istemiş.

Fakat…

Dönüş için biletlerin tükendiği, seferin kapalı olduğu söylenmiş. Görevliler bununla birlikte, “İstanbul’a gittiğinizde takip etmenizde yarar var… Gün içinde rezervasyon iptali ya da gelmeyen yolcu olabilir” demişler. O da kendini yedek yolcu olarak yazdırmış.

Söylendiği gibi İstanbul’da takip etmiş ve bir iptal olunca da yedekten gelip biletini almış.

Gelin görün ki…

Hızlı feribota binmek için Yenikapı’ya geldiğinde, arabaların arasında “Bilet, bilet” diye seslenerek gezen ve karaborsa bilet satan kişiler görmüş.

Söylediği şu:

“Hızlı feribot biletinin karaborsaya düşeceği hiç aklıma gelmezdi. Kendimi bir an stadyum kapısında sandım.”

Üzüntüsü ise şu:

“İnsanımızın rağbet olan her şeyi karaborsaya dökmesi ve bu yoldan haksız kazanç elde etmeye çalışması, toplumsal anlamda ne noktada olduğumuzu gösteriyor ki bu durum beni rahatsız etti.”

Bir de sorusu var:

“İDO’nun böyle bir şeye nasıl göz yumduğunu da anlayamadım. Bilet satışının bilgisayarla yapıldığı bir sistemde karaborsayı önlemek çok zor iş olmasa gerek.”

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Olay Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. 08-12-2008


İlk yorum yapan olun

Yorum Yazın