Mevsim olarak… Sıcak ve kurak yaz günleri bitti, yağmurlu güz günlerini de ortaladık. Soğuk kış günleri de kapıda bekliyor.
Yağmurun…
Yaşamın her alanında önemli ve gerekli olduğu gerçek. Yalnızca çeşmeden suyun akması olarak da bakmamak lazım. Sebze-meyvenin yetişmesi, toprağın kurumayıp verimli olması için de önemli.
Diyeceğimiz şu:
5 yıl önce biri çıkıp “Bursa susuz kalabilir” dese herkes güler ve tuhaf tuhaf bakardı. Gelin görün ki, geçen yıl o susuzluğu yaşadık.
Kentin susuz kalmaması için barajlar yapılıyor, ama barajlara su taşıyan akarsular da yağmur yağmadığında kuruyor.
İşte…
Değişen günlük yaşam koşulları, iklim değişikliği etkileri, yağmurların dengesini bozduğu gibi barajları besleyen kaynakların azalmasına yol açıyor.
Çare de, her damlanın değerini bilmekte.
Yağmur yağdığında suyun akıp gitmesine izleme romantizmi geçti, çünkü yağmurun akıp gitmesini seyretmek lüks oldu.
Uyarıyı da…
Bursa merkezli olarak geçen yıl kurulan Ulusal Su Hasadı Derneği Başkanı İsmail Gerim yapıyor. Öncelikle de yağmur suyu önemine dikkat çekiyor:
“Yağmur suyu toplama ve depolanması, doğal bir kaynak olan yağmur suyunun en iyi şekilde kullanılmasını amaçlar.”
Teknik bilgi veriyor:
“Yağmur suyu, hidrolojik döngüde bildiğimiz ilk su formudur ve dolayısıyla birincil su kaynağıdır. Nehirler, göller ve yer altı suları ise ikincil su kaynaklarıdır.”
Uyarısı şu:
“Günümüzde yağmur suyunu toplama ve depolama olmadığı zaman tamamen ikincil su kaynaklarına bağımlıyız. Bu süreçte, yağmurun bu ikincil kaynakları besleyen nihai kaynak olduğu unutuluyor.”
Ardından…
“Bu önemli birincil su kaynağının değeri kaybolmamalı” deyip ekliyor:
“Yağmur suyunun toplanması ve depolanması, yağmurun değerini anlayıp düştüğü yerde en iyi şekilde değerlendirmek demektir.”
Yağmurlar bitmeden nasıl depolayacağımızı düşünüp önlemini alalım.
