Toplumsal dönüşümü başlatacak okuldan başka kurum yok, sorumluluk hepimizin

Toplumsal dönüşümü başlatacak okuldan başka kurum yok,  sorumluluk hepimizin
Toplumsal dönüşümü başlatacak okuldan başka kurum yok, sorumluluk hepimizin – Ahmet Emin Yilmaz

– Hafta içinde… Kendini engellilerin sesi olmaya ve sorunlara çözüm bulmaya adayan Akın Karakız dostunuz sayesinde Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Kurt’u tanıdık.
O da, kendini toplumsal dönüşüme adayan genç bir akademiysem.
İki görevi var:
Bursa Uludağ Üniversitesi Engelli Öğrenci Birim Koordinatörü ve BUÜ Özel Eğitim Araştırma Uygulama Merkezi Müdürü olarak köprü görevinde.
Fakülte ve Meslek Yüksek Okulları’nda 200’e yakın engelli öğrencisi olan BUÜ’de Mühendislik eğitimi alan otizmli öğrenciler var.
Gerçi…
Engelli öğrencilerin üniversiteye erişiminde Rektörlük ödül alan önemli çalışmalar yaptı, ama BUÜ Özel Eğitim Araştırma Uygulama Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Kurt daha çok toplumsal dönüşüm boyutu üzerinde duruyor.
Yola çıktığı nokta şu:
“Engelli çocuk servisle evinden alınıyor, kimse görmeden özel eğitim okuluna getiriliyor, kimseyle teması olmadan derslere giriyor, sonra yine kimse görmeden servisle evine dönüyor.”
Bu uygulamaya itiraz ederken şuna dikkat çekti:
“Ne yazık ki bir arada yaşamayı bilmiyoruz. Eşit yaşam için önce bir arada yaşama protokollerini geliştirmeliyiz.”
Üzerinde durduğu şu:
“Birlikte yaşamın ilk ayağı okuldur. Fakat okulda bile bir arada olamıyoruz. Oysa her şey okulda öğreniliyor.”
Şunu vurguladı:
“Toplumsal dönüşümü okuldan başka başlatacak kurum yok. Okulun toplumsallaşma kültürü var. Fakat sistem kurgulanmayınca bir taraf baskın hale geliyor ve engellemeler başlıyor. Bunu da okullarda öğretmenlerle birlikte çözeceğiz.”
Çok önemli iki çağrı yaptı:
Bir…
“Herkesin bir arada yaşayacağı ortam ve eğitim koşulları sağlamalıyız.”
İki…
“Devlet hizmetini esirgemeyecek, ama toplum da adım atmalı.”
Bunu bir tür mücadele gördüğünü ve yılmamak gerektiğini söyleyip ekledi:
“Okulda, AVM’de, kamuda, parkta, eğlencede… Bir arada yaşamayı öğrenemezsek yapacak bir şey yok.”