Aslında… Bursa olarak uyarıyı 1999’daki Körfez Depremi’nde aldık. Küçük yıkımlarla atlattık, ama burnumuzun dibinden ve Marmara Denizi’nin içinden geçen fayların neler yapabileceğini gördük.
İlk korkuyla…
O dönem bazı binalarda güçlendirmeler yaparak günlük yaşamımızı sürdürdük.
Sonrasında…
İmar planının Ankara’dan yapıldığı 1980’li yılların başında plandan hızlı yapılaşma ile kontrolsüz büyüyen kentin sakinleri olarak unutup gittik.
Örnek vermek gerekirse…
5 köyün mahalleye dönüşmesiyle Nilüfer Belediyesi 1989 yerel seçiminde kuruldu. 1985’te yeni Bursa olarak Ataevler planlanırken, yalnızca Karacabey Yolu’nun kuzeyinde kooperatiflerle kentleşme düşünülmüştü.
Bugünse…
Bir zamanlar köy olan Beşevler’i yutan kentleşme Çalı’yı ve Kayapa’yı aştı, Hasanağa’yı bile kapsadı.
Kentin doğusunda Gürsu nüfusu 100 bini aştı. Kestel de büyük bir kent oldu.
Küçük bir örnek…
Olay Gazetesi, bugünkü yerinden önce 1994’te Ankara Yolu’ndaki Gürsu Kavşağı’na taşındığında, kent Arabayatağı’nda bitiyordu. Bomboş Erikli Kavşağı’na İnegöl Bölge Trafik ekipleri gelip radar kuruyordu.
Yazının içinde…
1984’ten bu yana Bursa’nın sahillerdeki büyümesini gösteren fotoğraf var. Sol tarafta Mudanya’nın 1985, 2004 ve 2021’deki uzaydan görüntüleri yer alıyor. Sağda Gemlik-Orhangazi bölgesinin 1984, 2004 ve 2020 uzay fotoğrafları var.
O fotoğraflar…
Bursa merkezin yanı sıra sahillerin nasıl hızlı betonlaştığını gösteriyor.
İşte…
Böyle bir sürecin son yıllarında kentsel dönüşüm çare olarak gündeme geldi, ama o da rant hesaplarını ve tartışmalarını bir türlü aşamadı.
Pazar günü…
Yakın zamana Gemlik’e bağlı olan Armutlu merkezli depremin sarsıntısı hepimiz için çok ciddi uyarı anlamına geliyor.
Depreme hazırlıklı olmak güvenli yapılarda yaşamaktan geçiyor. Doğru planlama ve güvenli konut için de önce kent anayasası olan Çevre Düzeni Planı gerekiyor.
Maalesef bu noktalara henüz gelemedik. En kötüsü de, Bursa’nın böyle bir derdinin olmadığı görüntüsü.
