Rehavetle gelen tehlike: İlk doz aşıyı olan 120 bin kişi ikinci aşıya gitmedi

ASILAMA
ASILAMA

Elbette… Aşı olup olmamak kişinin tercihi ya da kararı, ama ortada zorunlu bir durum var. O da, koronavirüsten korunmanın tek yolunun aşı olması.
Üstelik…
Aşı kararında, kişinin kendini koruması kadar, çevresini koruması da önemli. O nedenle, kendimiz kadar yaşadığımız çevre ve toplumu korumak zorundayız.
Buna karşın…
Bursa’daki istatistiklerde, aşı karşıtlarının yanında vazgeçenlerin olduğu başka bir çarpıcı tablo karşımıza çıktı.
O da şu:
Bursa’da aşılarını tamamlayanların yanı sıra, 120 bin kişinin ilk doz aşısını olup ikinci dozu olmadığı, ya da vazgeçtiği görülüyor.
Bu tehlikeye uzmanlar şöyle dikkat çekiyor:
“Aşıda iki doz arasındaki süre uzayınca istenen bağışıklık sağlanamıyor.”
Oran da veriyorlar:
“BioNTech için bir doz aşının delta virüsüne karşı koruma oranı yüzde 30. Bu oran ikinci dozda yüzde 90’lara çıkıyor. Onun için, kesinlikle iki doz aşı olunmalı. Üstelik, iki doz arasındaki süre uzatılmamalı. Yoksa koruma etkisi kayboluyor.”
Şunun altını önemle çiziyorlar:
“Doğru ve hızlı bağışıklık kazanılması için süresinde iki doz aşı önemli.”
Bu noktada…
Artan vakalarda ortaya çıkan tehlikeyi açık açık söylüyorlar:
“Son dönemde artan Covid vakalarında aşılı kişilerin oranlarının arttığı görülüyor. Bu kişiler incelendiğinde de tek doz aşı oldukları ortaya çıkıyor ve aşı tartışmalarına yol açıyor. Oysa gerçek bağışıklık ikinci dozdan 14 gün sonra kazanılıyor.”
Kaygıları şu:
“Şu an en büyük sorunumuz kişilerin bir doz aşı sonrası rehavete kapılıp kişisel önlemleri bırakmaları ve böylece Covid’e davetiye çıkarmaları.”
Çağrıları da şu:
“Bu mücadeleyi hep birlikte ve büyük bir disiplinle vermek zorundayız. İki doz aşı olanlar 2 hafta dolmadan gerçek bağışıklığı kazanamadıklarını akıllarından çıkarmamalı.”
Görüldüğü gibi…
Tehlike büyük, virüs vazgeçmiyor. Bizler de mücadeleden vazgeçmemeliyiz.