– Anımsıyoruz da… Çocukluk yıllarımızda, şimdiki adı Çukurca olan İzvat Köyü’ndeki akrabalarımızı ziyarete giderdik. Bostanda karpuz ve kavunların arasında koşar, şeftali bahçelerinde dalından şeftali ayrıcalığı yaşardık.
Sevgili Şefik Anaç’la da, bostanın yanından akan dereye dizlerimize kadar girip, ellerimizdeki sepetlerle balık yakalardık.
O dere artık akmıyor, aksa da renkli su taşıdığı için balık gelmiyor.
Aslında…
Ovanın genelini ilgilendiren bir sorun söz konusu. Tarla ve bahçeler arasında kıvrıla kıvrıla yol bulan ve Nilüfer Çayı’ndan beslenen dereler kayboldu.
Dahası…
Kimyasal atıklar nedeniyle renkli akan Nilüfer Çayı artık balık barındırmıyor.
Nitekim…
Dereçavuş Köyü’nün geçmiş dönem muhtarı, Osmangazi Ziraat Odası’nın da geçmiş dönem Meclis Başkanı olan Hakan Ekim’le telefonda sohbet ederken “Şu an neredeyim biliyor musun?” diye sordu, cevabını da kendi verdi:
“Elimde olta, Nilüfer Çayı’nın kenarında balık bekliyorum.”
Şaşırdığımızı anlayınca da devam etti:
“Son bir aydır Nilüfer Çayı pırıl pırıl akıyor. Su o kadar temiz ki, artık dibini görüyor, taşları sayıyoruz.”
Şunu vurguladı:
“Benim bütün yaşamım burada geçti. 1980’li yıllara kadar su tertemizdi. Fakat ovadaki sanayileşme sonrası, boyahanelerin de çoğalmasıyla su kirlendi, renkli ve bulanık akmaya başladı.”
Mutluluğu şuydu:
“40 yıldır görmediğimiz kadar temiz akıyor Nilüfer Çayı. Bu da beni çok heyecanlandırdı, yine balık gelir mi diye oltamı da kapıp koştum.”
Yıllarca…
Ovanın tarımı için mücadele vermiş biri olarak düşüncesini de şöyle dile getirdi:
“Biz çiftçiyiz, çiftçinin haklarını savunuyoruz. Fakat sanayiye de karşı değiliz. Tarım kadar sanayi de olmak zorunda ve bunun bilincindeyiz.”
İsteği şu:
“Sanayici dostlarımızdan kimyasal atıklarını derelere bırakmamalarını istiyoruz. Bu su hepimizin ve biz çiftçiler bu suyla tarlalarımızı, bahçelerimizi suluyoruz. Yeraltı sularımız da bundan olumsuz etkileniyor.”
Bu durumda…
İnsan sormadan edemiyor: Nilüfer Çayı’nın temiz akması için sanayinin durması mı gerekiyordu?
Fabrikalar kapalı olunca Nilüfer Çayı pırıl pırıl akmaya başladı, dibindeki taşlar bile sayılabiliyor
Fabrikalar kapalı olunca Nilüfer Çayı pırıl pırıl akmaya başladı, dibindeki taşlar bile sayılabiliyor – Ahmet Emin Yilmaz
