
Salı günü saat 11.00’den itibaren siyaset daha hızlı akıyor, kulisler daha hareketli geçiyor, süreçler de daha farklı işliyor.
Öyle ya…
O saate kadar Türkiye’nin gündemi olmasa bile siyaset kulisleri gelişmelere bakarak seçimlerin erkene alınmasını konuşuyorlardı. Nitekim, 29 Mart günü bu sütunlarda o beklentiyi şu cümlelerle dile getirdik:
“Eğer AK Parti haziran ayı ortasında kurultay yaparsa sonbaharda, muhtemelen ekim-kasımda erken seçim olur. AK Parti kurultayı yapmazsa, temmuz ya da ağustostan itibaren her an erken seçim olabilir.”
Artık her şey göz önünde gelişiyor.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli salı günü TBMM MHP Grup Toplantısı’nda kimine göre sürpriz, çoğunluğa göre de kendisinden beklenen açıklamayı yaptı ve 26 Ağustos’ta seçim istedi.
Ardından…
Tüm gözler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin önceden kararlaştırılmış görüşmesine çevrildi.
Açıkça söylemek gerekirse…
Gelinen noktada cin şişeden çıktığı için erken seçimden dönülemeyeceği kanısı herkeste vardı.
Dahası…
CHP ve İYİ Parti erken seçim çağrısını kabul ederken AK Parti’nin ve reddetmesi “seçimden kaçılıyor” imajı doğuracaktı. O nedenle, iki liderin görüşmesinden seçim kararı çıkması bekleniyordu.
Yalnızca…
Erken seçimin tarihiyle ilgili tahminler farlılık gösteriyordu.
Burada da…
Bahçeli’nin önerdiği 26 Ağustos’un Malazgirt Zaferi ve Büyük Taaruz’un yıldönümü olmasına karşın 100 bin hacının yurda dönmedikleri bir sürece rastlaması nedeniyle AK Parti çekince sergiliyordu.
Ankara’da yaşayan ve bilgilerini zaman zaman bu sütunlardan paylaştığımız kulağı delik dostumuz sabah saatlerinde “Haziran ayına dikkat et” dedi ama, açıkça söylemek gerekirse 2 ay sonra seçim olamayacağı düşüncesiyle pek üstünde durmadık.
Ne var ki…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kameraların karşısına geçtiğinde seçim tarihi olarak pek üstünde durulmayan 24 Haziran’ı açıkladı.
Yani…
Bahçeli’nin salı günü yaptığı erken seçim çağrısına, baskın seçim kararıyla süreci hızlandırdı.
Çok hızlı seçim takvimiyle; kampanyalar aylarca sürmeyeceği için hem toplum, hem siyaset, hem ekonomi yorulmayacak. Belki de daha iyi olacak.
Burada…
En önemli sorun, muhalefet partileri ilk anda destek vermiş olsalar da böyle bir gelişmeye partilerin hazırlıksız yakalanmış olmaları.
