Bu topraklar… Dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş, en acımasız ve en vahşi terör eylemlerine tanıklık etti. Her seferinde canımız yandı, yüreğimiz dağlandı.
Cumartesi akşamı bir başka boyuta geçen terör stadyum çıkışı toplu katliama yöneldi. Yitirdiğimiz canlara, taraftar kitlelerini korumaya çalışırken şehit olan polislerimize ağladık.
Bununla birlikte…
Son eylem sonrası şunu gördük. Terör saldırılarında “Lanet olsun” tepkisiyle kalırken, bu kez toplumsal anlamda harekete geçme isteği öne çıktı.
Gerçi…
15 Temmuz’da dünyanın en büyük üniforma giymiş terör saldırısı ile karşı karşıya kaldığımızda siyasetimiz bir araya gelmek gerektiğini anlamıştı, ama Yenikapı ruhu olarak sembolleşen o hava ne yazık ki çok sürmemişti.
Şimdiyse…
İstanbul’da cumartesi akşamı yaşananlar ortak tepki göstermenin ötesinde birlik olmak gerektiğini ortaya koydu.
Nitekim…
Siyaset 15 Temmuz’dan sonra birlik dilini kullanırken, liderler de yarın bir araya gelecekler. CHP’nin “Terörü bitirmek için hükümete desteğe hazırız” çağrısı bile tetikçinin destekçisi için en anlamlı mesaj.
Yanı sıra…
Maç çıkışı yaşanan terör, futbol dünyasındaki kavgaları da ortadan kaldıracak noktaya geldi.
Düne kadar birbirine karşı olan, bir araya gelmeyi akıllarından bile geçirmeyen taraftar grupları teröre karşı omuz omuza görüntü veriyorlar.
Öfkelenip lanet yağdırdığımız teröre karşı siyaset ve futbol dünyasının birlik olmak gerektiğini anlamaları kazancımız oldu.
Zaten…
Terörü destekleyenlerin anlayamadığı da bu. Patlattıkları bombalarla bizi böleceklerini zannederken daha çok kenetliyorlar.
