Bursa’nın hem ekonomik, hem de sosyal açıdan röntgenini en iyi kim bilen olarak bizim aklımıza hemen İbrahim Saydam geliyor.
Çünkü…
8 yıl süreyle Bursa Vergi Dairesi Başkanı olarak ilin tümünü yaşadı. Hem de yalnızca vergi toplayarak değil, verginin arka planına inip sosyolojik etkilerini bilerek görev yaptı.
En küçük esnafından en büyük işadamı ve sanayiciye kadar tüm kesimlerle bire bir irtibat kurdu. Vergi ödenemediğinde arka planına indi, nedenleri üzerinde durdu.
O nedenle…
Her an sahadaki kişi olarak hem ekonomik çevreyi, hem toplumsal sorunları biliyor, tıkanan sorunlara çözüm üretebiliyor.
Normalde Vergi Dairesi Başkanları bir ilde 6 yıl kalırken Saydam 2 yıl fazla Bursa’ya hizmet edip 8 yıla ulaştı.
AK Parti Milletvekili Aday Adayı olarak ziyarete geldiğinde, kendi adaylığından çok Bursa üzerine konuştuk.
Deneyimi ve gözlemleriyle çarpıcı bir yorum yaptı:
“İstanbul’da da uzun süre görev yapmış biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Otoyolla birlikte Bursa artık Marmara Havzası’nın en önemli merkezi olacak. Bunun için şimdiden çalışma yapmak gerekiyor.”
Şuna dikkat çekti:
“Bursa artık İstanbul’a rağmen değil, İstanbul’la birlikte hareket etmek zorunda. Yoksa İstanbul’un bir mahallesi durumuna düşer.”
Şunu ekledi:
“Otoyol bittiğinde bölgesel bir ulaşım kolaylığı olacak. Örneğin Orhangazi’de oturan biri Tuzla ya da İstanbul’da çalışabilecek.”
Uyarısı şu:
“Artık Bursa il bazında değil, bölgesel düşünmek ve planlamalarını buna göre yapmak zorunda. Bu bölgeyi yeniden planlarken il kavramını aşmak gerekiyor.”
