Bursa gibi bir kentte, yöresel bir tattan marka çıkarmak bugünün koşullarında doğru pazarlama yöntemleriyle olabilir ama yıllar önce, hem de tanıtım imkanı yokken bunu başarmak hiç kolay değildi.
Atilla Tatveren işte bunu başardı. Ablası Yüksel Hanım’la el ele vererek, Tayyare Sineması’nın karşısındaki küçücük bir dükkandan önce Bursa markası, sonra da Türkiye markası haline gelen Kafkas’ı büyüttü.
Yüksel abla üretime yoğunlaşırken, Atilla abi vitrindeki isim ve markanın görünen yüzü oldu.
Bugün yine Bursa’dan doğan markalar var ama şu da bir gerçek ki Türkiye, kestane şekerini Kafkas’la tanıdı ve sevdi.
Üstelik…
Bugüne kadarki süreçte Bursa ve Kafkas hiç ayrılmayan ikili oldular. Bursa’nın hayır işlerinde hep Kafkas’ı gördük. Her türlü yardım etkinliği ve organizasyonunda Kafkas hep ilk akla gelen oldu. İlk onların kapısı çalındı.
Kestane şekeriyle, samsa tatlısıyla, pastasıyla, tavuklu böreğiyle, vişne suyuyla Kafkas hep farklı oldu. Bugün de kestaneden farklı üretimler yaparak yoluna devam etmeye çalışıyor.
Ama…
Bursa’dan bir büyük gıda markası çıkaran Atilla Tatveren artık yok. Bir süredir tedavi görüyordu ve işten elini çekmişti. Dün yaşamdan da elini çekti ve arkasında çok güzel anılar bırakarak vefat etti.
Üzüntümüz büyük. Bursa’nın başı sağolsun.
