Siyaset ve toplum konularında Türkiye’de görüşü önemsenen akademisyenler arasında Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Yaşar Sarıbay’ın çok özel bir yeri var.
Olayları ve siyasi gelişmeleri siyaset sosyoloğu olarak gözlemleyip yorumlayan Ali Yaşar Hoca’yı zaman zaman Olay Televizyonu’nda ağırlıyoruz, görüşlerini de bu sütunlardan paylaşıyoruz.
Bu kapsamda…
Olayların başlamasından bugüne geçen süreçten çıkarılacak dersleri sorduk.
Öncelikle…
Toplumsal duyarlılığın toplumsal reflekse dönüşmesiyle başlayan olaylardan siyasetin çıkarması gereken dersler olduğunu anımsattı. Sonra da şunu ekledi:
“Şöyle de bir durum var: Yaşananlardan sadece siyaset ya da siyasi otorite olarak hükümetin ders alması yetmez. Siyaset kadar toplum, daha doğrusu toplumun demokratik duyarlılığa sahip kesimlerinin de ders çıkarmak zorunda.”
Şunu anımsattı:
“Kitle hareketlerinin bu yönünün her zaman olabileceği dünyanın her yerinde görülebiliyor.”
Çıkarılacak ilk dersi işaret etti:
“Burada kendiliğinden demokratik duyarlılık çizgisi çizildi. Toplum tavrının, üslubunun ve bilincinin geliştirilmesi demek ki şart.”
Bu noktada…
Siyasetin “demokratik toplumsal talepleri dikkate alacağı kanalları geliştirmesi gerektiğine” dikkat çekti ve şunu söyledi:
“Her şeyi yalnızca seçimden ibaret görmemek gerekir. Çünkü seçim belli periyotlarda yapılıyor ve partiler de o periyotlarda daha etkili oluyor.”
Önerisinin altını çizdi:
“Ama partilerin yanı sıra sivil toplum örgütleri ve inisiyatifler var. Bunları mutlaka özgürce, sorumluluk ve meşruiyet içinde anlayışla karşılayıp her türlü eleştiriye karşı ikna yoluna gitmek çok önemli.”
Şunu özellikle vurguladı:
“Benim düşüncem şu: Toplumsal talepler meşru tarzda kabul edilip dikkate alındığı zaman tartışmamız gereken hususları da kırmadan, dökmeden konuşabiliriz.”
