Faruk Çelik Urfa’daki başarısının sırrını açıkladı: Soysal bilimci gibi çalışan siyasetçi

Her alanda olduğu gibi siyasette de anlayış değişikliği var. Bu değişiklik siyaset uygulaması olarak da yansıyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik bu değişimi konuşmalarında hem vurguluyor, hem de uygulamalarında yansıtıyor.
Nitekim…
Bahçeşehir Üniversitesi’nde yaptığı konuşmasında “siyasetçi aynı zamanda iyi bir sosyal bilimci olmalıdır” diyerek salonun ilgisini üzerine topladıktan sonra, kendi siyaset uygulamasından örnek verdi.
Söze…
“3 dönem Bursa Milletvekilliği yaptım, evim ve ailem halen Bursa’da” diyerek başladıktan sonra şunu söyledi:
“Bu dönem Şanlıurfa’ya tayinim çıktı. Adaylıktan sonra ilk defa gittiğimde enterasan bir karşılamayla karşılaştım. Kimi daha önceki seçimde gündeme gelen ‘Ceketi koysak kazanırız’ lafını hatırlatmak için ceket gösteriyor, kimi pankart açıyordu. Nereden çıktı bu adam anlayışı vardı.”
Böyle bir ortamda izlediği yolu da Siyaset Okulu öğrencileriyle paylaştı:
“10 gün Urfa’nın içine hiç girmedim. Hep çevrede çalıştım, her yere gittim, herkesin elini sıktım. Böyle yaparak kendimle ilgili oluşturduğum hikayelerle 10 gün sonra Urfa’nın içine omuzlarda girdim, yüzde 65 oy aldım.”
Sonra da şu mesajı verdi:
“Siyaset toplumla iç içe yapılır. Toplumun değer yargılarını anlayıp daha ileri taşıdığınızda başarılı oluyorsunuz.”

Terörü çözme sorumluluğu

Terörden çok çeken Türkiye çözüm için farklı bir sürece girdi. Bakan Çelik bunu vurgularken “Önünü göremeyen bir Türkiye vardı, şimdi geleceğini planlıyor” dedi ve şunu söyledi:
“Yüzde 50 oy alan partinin terör olayını çözmek görevi. Her şey denendi, yapıldı. Halkın haleti ruhiyesini biliyoruz. Kan akıyor, kin doğuyor. Hepsi bitecek.”