Kültürpark’taki temel atma törenini izlerken Bursa’nın ulaşım anlayışındaki değişim süreçleri film şeridi gibi gözlerimizin önünden geldi geçti.
Hem de öyle tarih öncesinden falan değil, çocukluk günlerimizden bu yana yaşanan ulaşım değişimini anımsadık.
60’lı yılların ortalarında, Bursa’da ulaşımın yükünü Yeşil-Çekirge hattı ana omurga olmak üzere belediyenin sarı renkli ve yarım burunlu Bussing otobüsleri çekiyordu.
O yıllar…
Atatürk Caddesi’nde keyif turu atmak isteyenler Çakırhamam’dan faytona biniyordu.
Heykel-Garaj arasındaki dolmuşların sürücüleri ise, Heykel’i döndükten sonra İnönü Caddesi’nden aşağıya doğru vitesi boşa atıyor, hiç frene dokunmadan Uluyol’a kadar geliyordu.
Aynı durum…
Çakırhamam’dan aşağı iniş için de geçerliydi. Özellikle gece saatlerinde vitesi boşa atan dolmuşçular Kültürpark duvarının neresine kadar gelebileceklerine iddiaya giriyorlardı.
Tophane bayırından Mudanya, Gemlik, Kurşunlu minibüsleri, İnönü Caddesi’nden inişte sağ taraftan İnegöl otobüsleri, Tahtakale’den de dağ ilçelerine giden otobüsler kalkardı.
70’li yılların başlarında kırmızı renkli Mercedes otobüsler toplu ulaşımda ilk devrim gibi değişim oldu. O otobüslere binmek ayrıcalık haline geldi.
Sonraki süreçte…
Kent geliştikçe otobüs, minibüs, dolmuş güzergâhları değişti, araçlar yenilendi.
Yenilenirken…
Kentin merkezinde toplu ulaşım araçları olarak belediye otobüsü ve dolmuşlar hep kaldı. Özellikle dolmuş uygulaması başka bir ilde kalmamasına karşın, Bursa’ya özgü bir ulaşım modeli olarak sürdü.
Halen de kentli önce dolmuşu tercih ediyor.
Bursa’nın gösterdiği gelişim gereği ulaşımının raylı olması gerektiğini belediye başkanı olarak ilk fark eden Ekrem Barışık’tı. Teoman Özalp döneminde proje yapıldı, kredi bulundu, ihalesi bile oldu.
Sonra…
Erdem Saker dönemi başladı. Saker önce Özalp’ın yaptığı ihaleyi durdurup uzun süre inceledi. Kararını verip projeyi yeniden yaptı ve yeniden ihaleye çıktı.
1998 yılında atılan Bursaray temeli, Bursa’nın raylı sistemde ilk devrimiydi.
İlk hattı bitirmek Erdoğan Bilenser’e kısmet oldu. Hikmet Şahin döneminde Arabayatağı’na, Recep Altepe döneminde Üniversite ve Emek’e uzadı, Kestel’e doğru da uzuyor.
Bugün…
Gelişen hatlarıyla Bursaray için “İyi ki var” diyoruz.
Şimdi ise…
Dün temeli atılan T1 tramvay hattıyla Bursaray’dan sonra ikinci raylı devrime tanıklık ediyoruz.
Heykel-İnönü Caddesi-Uluyol-Kent Meydanı-Çarşamba Pazarı-İpekiş-Stadyum-Altıparmak-Çakırhamam-Heykel güzergâhında sürekli ring yapacak tramvay gerçekten Bursa’nın kent içi ulaşımdaki devrimi olacak.
Artık…
Bursaray ulaşımın ana omurgasını oluştururken, kent içi caddelerinde, tıpkı büyük dünya kentlerinde olduğu gibi İpekböceği adı verilen tramvaylar dolaşacak.
Temel atma törenindeki konuşmasında Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe tramvayı anlatırken, “İnsanlar kenti seyrederek yolculuk yapacaklar” dedi.
Tramvay hattının yapımı sırasında elbette kent rahatsızlığı olacak. Ayrıca çalışmanın yapıldığı esnaf da etkilenecek.
Bu konuda da…
Daha önce Cumhuriyet Caddesi tramvay hattını da yapan 100 yıllık deneyime sahip İspanyol firmasının yöneticisi törendeki konuşmada “Esnaf ve kent halkının minimum etkilenmesi için gereken özenin gösterileceğini” söyledi.
Başkan Altepe de proje hedefinin “10 aydan önce bitirmek” olduğunu açıkladı.
Bittiğinde…
Bursa’da ulaşım kökten değişeceği gibi, kent görselliği de ortaya çıkacak.
Bizler de…
Bursaray’dan sonra tramvay temel atmasıyla ulaşımdaki değişim sürecine tanıklık etmenin gururunu yaşıyoruz.
–Bursa’nın 110 yıllık rüyası-
Bursa’nın ilk tramvay hattı 110 yıl önce Osmanlı döneminde planlanmış ama gerçekleştirilememiş. O hat, Cumhuriyet Caddesi ile yapıldı. Şimdi eskinin Heykel-Garaj hattı yapımına başlandı. Yeşil-Çekirge hattı başladığında, temeli atılan T1 hattı Atatürk Caddesi ve Altıparmak’ta çift yönlü hale gelecek.
Bu hattın erken bitirilmesi yanında Terminal’e uzatılması için hazırlık var. Bir hazırlık da Nilüfer’de Beşevler-İhsaniye arası için yapılıyor.
Bütün bunlar insanı heyecanlandırıyor.
