Mısır’da Hüsnü Mübarek 1981 yılında Enver Sedat’a suikast sonrası iktidara geldi, halk direnişi sonrası geçen hafta çekildi. Libya’da Muammer Kaddafi ise Kral İdris El-Sunusi 1969’da Bursa’dayken yönetime el koydu.
Uludağ Üniversitesi Felsefe Bölümü Başkanı Prof. Dr. Abdülkadir Çüçen iki liderin yönetime geliş ve gidiş yollarını değerlendirirken önce şunu anımsattı:
“Libya, Mısır, Tunus örneğine baktığımız zaman şunu görüyoruz: Siyasetle tanıştılar ama henüz yolun başındalar. Ne yapacaklarını bilmiyorlar.”
Şöyle devam etti:
“Bu coğrafyada yaşayan toplumlar kapalı toplum. Totaliter rejim var. Baştaki diktatör her şeyi belirliyor, halk da itaat ediyor.”
Bakışı şu:
“Fakat çağ, itaat çağı olmaktan, boyun eğme çağı olmaktan çıktı.”
Bugüne gelişi özetledi:
“20. yüzyılın başında petrol kaynakları keşfedilince, bunu elde etmek için Batı’nın doğrudan müdahalesiyle Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da harita ve siyasi yapı değişmişti.”
Tespiti şu:
“Amerika Birleşik Devletleri ve Batı ülkeleri kendi sömürgelerini oluşturabilmek için liderler yarattılar, uzun süre de desteklediler.”
Bugünkü gelişmelerden şu sonucu çıkardı:
“Bazen liderler uzun süre kalınca kendilerini besleyen dış kaynaklara da karşı çıkarlar. O zaman da onları getirenler devirmek isterler.”
