Bursa’nın ekonomik yapısıyla birlikte alışveriş alışkanlıkları da değişti

Zaman çok hızlı akıp geçiyor… Öyle asır falan değil, daha 35 yıl önce Bursa kendi halinde bir kentti. Emekli kentiydi, kaplıca kentiydi, yeşil Bursa olarak bilinirdi.
Sanayiyle yeni yeni tanışıyordu…
Büyük fabrika olarak yalnızca Atatürk’ün emriyle kurulan Merinos ile İpekiş’i bilen Bursa’da, mahalle aralarındaki dokuma fabrikaları ve devere atölyelerinden Türkiye’nin ilk organize sanayi bölgesine yeni yeni geçiliyordu.
En önemlisi…
Yalakçayır adıyla bilinen bölgedeki Organize Sanayi Bölgesi’nde ilk yapılan tesis, Aygaz’ın tüp dolum tesisiydi.
Kentte yaşayanlar gereksinimlerini, özellikle giyim ve ev tekstiliyle ilgili gereksinimlerini Kapalıçarşı’dan ve uzantısı Uzunçarşı’dan karşılarlardı.
Sonra…
Sanayi hızla büyüdü. Sanayi büyüyünce işçi gerekti ve bunun sonunda Anadolu’nun dört bir yanından Bursa’ya göç başladı. Kent hızla kalabalıklaşırken, Bursa’nın alışveriş geleneği de aynı hızla Atatürk Caddesi’ne çıktı.
İlk yıllar…
Şimdiki Tayyare Kültür Merkezi’nin karşısında olan 3 Ocak ve Yeni Karamürsel mağazaları, giyimde Kapalıçarşı’nın alternatifi oldular.
Hele…
Bugün Taç Linen mağazası olan Heykel’deki eski Defterdarlık binasının tam karşısındaki köşede çok katlı olarak hizmete giren Yeni Karamürsel’in her katta değişik ürün satma anlayışı, kentteki alışveriş geleneklerinin değişmesinde bir çeşit başlangıç noktası oluşturdu.
Atatürk Caddesi’nde Postane ile Mavi Köşe arasında hızla çoğalan konfeksiyon mağazaları ise giyimde daha da özel farklılıklar isteyenlerin tercihi oldu.
İlerleyen süreçte Altıparmak Caddesi kent yaşayanları için konfeksiyon merkezi haline geldi. Daha lüks ve pahalı markalar ise İntam’ın devreye girmesinden sonra Çekirge Caddesi’nde mağazalar açmaya başladılar.
Kent içinde günlük yaşama yönelik istekler ve alışveriş geleneği bu değişimi yaşarken, devrim niteliğindeki bir başka gelenek değişimi Yalova Yolu’nda yaşandı.
Rahmetli Ali Osman Sönmez, fabrikasının önündeki binada Bursa’nın ilk büyük gıda marketi ve alışveriş merkezini açtı. Giyimden gıdaya, etten süt ürünlerine, mutfak araçlarından beyaz eşyaya her şey Bursa’da ilk kez Sönmez’in kazandırdığı alışveriş merkezinde bir arada görüldü.
Onu yine Yalova Yolu üzerindeki Özdilek izledi.
Bir anda da Bursa’nın alışveriş alışkanlığı Yalova Yolu’na kaymış oldu.
Çünkü…
Sönmez ve Özdilek gibi alışveriş merkezlerinde insanlar modern ve rahat ortamlarda ihtiyaç duydukları her şeyi bir arada bulma ve çok çeşit arasından seçim yapabilme şansı elde etti.
Bu süreç…
Pazar günleri başta olmak üzere, tatil günleri büyük alışveriş merkezlerinde gezmeye çıkılması dönemini başlattı.
Bugün…
Bu alışkanlığın, ya da yeni alışveriş geleneğinin tavan yapmış durumunu yaşıyoruz. Hem kentin içinde, hem de tüm ana girişlerde açılan dev alışveriş merkezleri, marka çeşitliliğini aynı ortamda seçenek haline getirme fırsatını da verdi.
Üstelik…
Yazları soğutulan, kışları ısıtılan bu dev AVM’ler, içindeki kafeler, hızlı yemek bölümleri, sinemaları ve oyun alanlarıyla alışverişten çok sosyal yaşam merkezi olarak da işlev üstlendi.
Kent yaşayanları da, geniş otoparklara sahip bu AVM’lerde hem gıda alışverişi yapabildikleri marketleri, hem de her türlü ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri markalı mağazalara yöneliyorlar. Alışveriş yapmasalar bile tatil günlerini buralarda geçiriyorlar.
Öyle olunca…
Önce Kapalıçarşı esnafı gelenek değişiminin sıkıntısı yaşadı. Şu sıralar Atatürk Caddesi ve Altıparmak esnafı da sıkıntılı bir süreçten geçiyor.
Üstelik…
Bu sıkıntılı süreç yalnızca giyimle ilgili konularda değil.
Kentin beyaz eşya alışverişindeki gelenekler de son iki yıldır çok büyük değişim gösteriyor. Bu değişimden en çok etkilenen de, kent içindeki caddelerde beyaz eşya üreticisi firmaların mağazaları oldu.
Çünkü…
Alışveriş merkezlerinin içinde ya da bağımsız olarak açılan büyük elektronik mağazaları aynı zamanda beyaz eşya da satıyor. Bu büyük mağazalar fabrikalardan daha büyük sayılarla alım yaptıkları için fiyatları da daha özel oluyor. Satışta da sürümden kazanmak için etiketler daha düşük rakamlar gösterebiliyor.
Nitekim…
Kent içindeki beyaz eşya mağazasının sattığı ürünü, buralarda 150-200 lira, eski para ifadesiyle 150-200 milyon lira daha ucuza almak mümkün.
Öyle olunca da…
Yıllarca Bursalı’nın televizyonunu, buzdolabını, çamaşır ve bulaşık makinesini satın aldığı bildik kent markaları rekabet edemez ve iş yapamaz duruma geldiler.
Rekabet edemez hale geldikleri için kimi kapandı, kimi de sektör değiştirmek zorunda kaldı.
Evet…
Bursa’nın ekonomik yapısıyla birlikte sosyal yaşamı da son 35 yıl içinde inanılmaz hızlı şekilde değişiyor. Bu değişim öncelikle ticaret alanlarını etkiliyor.
Klasik esnaf anlayışından AVM ortamına geçilirken ekonomik anlamda varlığını yitirenlere de rastlanıyor, yolunu açanlar da görülüyor.
Bu değişimin hangi yöne ve nasıl döneceğini kestirebilmek ise kolay değil.